4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Türkçe dersimizdeki bu güzel etkinlikleri birlikte çözeceğiz. Hazırsanız kalemlerinizi, defterlerinizi hazırlayın, başlıyoruz!
3. ETKİNLİK
Metinde geçen aşağıdaki deyimi anlamına uygun olarak kullanacağınız bir cümle yazınız.
düşe kalka
Adım 1: “Düşe kalka” deyimi ne anlama gelir, önce onu düşünelim. Bu deyim, bir işi yaparken çok zorlanmak, birçok engelle karşılaşmak ama yine de yılmadan devam etmek demektir. Yani, çok zorluk çekerek, güçlükle anlamına gelir.
Adım 2: Şimdi bu anlama uygun bir cümle kuralım. Mesela bir öğrenci bisiklet sürmeyi öğrenirken nasıl olur? Ya da bir bebek yürümeyi öğrenirken?
Çözüm:
Küçük Ayşe, bisiklet sürmeyi düşe kalka sonunda öğrendi.
(Bu cümlede Ayşe’nin bisiklet sürmeyi öğrenirken çok zorlandığını, belki birkaç kez düştüğünü ama pes etmeyip başardığını anlatmış oluyoruz.)
4. ETKİNLİK
a. Aşağıdaki cümlelerde büyük harflerin ve noktalama işaretlerinin kullanılma nedenlerine yönelik kuralları belirleyiniz. Belirlediğiniz kuralları arkadaşlarınızla paylaşınız.
- Leopar, tilkiler ve yılan yakındaki çalılığa saklanmış.
- Geride kalan kaygılı bir kurbağa fillere seslenmiş; “Durun, gitmeyin abiler! Çare bulmalıyız bu kuraklığı. Hiç suyumuz kalmadı!”
Haydi, cümleleri tek tek inceleyelim ve büyük harfleri ile noktalama işaretlerinin neden kullanıldığını bulalım:
1. Cümle: Leopar, tilkiler ve yılan yakındaki çalılığa saklanmış.
Adım 1: Büyük harfler
- Leopar: Her cümlenin ilk harfi büyük başlar. Bu bir kuraldır, unutmuyoruz!
Adım 2: Noktalama işaretleri
- Leopar, tilkiler: Aynı görevdeki kelimeleri, yani burada hayvan isimlerini ayırmak için virgül kullanırız. “Leopar”, “tilkiler” ve “yılan” aynı türden kelimeler olduğu için aralarına virgül koyduk.
- saklanmış.: Bitmiş bir cümlenin sonuna nokta koyarız. Bu cümle de bittiği için sonuna nokta gelmiş.
2. Cümle: Geride kalan kaygılı bir kurbağa fillere seslenmiş; “Durun, gitmeyin abiler! Çare bulmalıyız bu kuraklığı. Hiç suyumuz kalmadı!”
Adım 1: Büyük harfler
- Geride: Yine aynı kural! Cümlenin ilk harfi her zaman büyük başlar.
- Durun: Başkasına ait sözleri tırnak içinde yazdığımızda, tırnak içindeki cümlenin ilk harfi de büyük başlar. Kurbağanın söylediği sözün ilk kelimesi olduğu için büyük harfle başlamış.
- Çare: Ünlem işaretinden sonra gelen yeni bir cümleye başlarken büyük harf kullanırız. “Abiler!” dedikten sonra yeni bir cümle başladığı için “Çare” kelimesinin baş harfi büyük olmuş.
- Hiç: Noktadan sonra gelen yeni bir cümlenin ilk harfi büyük başlar. “kuraklığı.” bittikten sonra yeni bir cümle başlamış.
Adım 2: Noktalama işaretleri
- seslenmiş; “Durun: Bu noktalı virgül, kendisinden sonra açıklama yapılacak veya örnek verilecek cümlenin sonuna konur. Burada kurbağanın ne dediği açıklanacağı için kullanılmış.
- “Durun…”!: Tırnak işaretleri, başkasına ait sözleri olduğu gibi aktarırken kullanılır. Kurbağanın tam olarak ne söylediğini göstermek için tırnak içine alınmış.
- Durun, gitmeyin: Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için virgül kullanırız. Burada “Durun” ve “gitmeyin abiler” cümleleri art arda sıralanmış.
- abiler!: Sevinç, korku, şaşkınlık, heyecan gibi güçlü duyguları anlatan sözcük veya cümlelerin sonuna ünlem işareti koyarız. Kurbağa burada endişe ve telaş içinde olduğu için ünlem kullanılmış.
- kuraklığı.: Bitmiş bir cümlenin sonuna nokta koyarız. Bu cümle bittiği için sonuna nokta gelmiş.
- kalmadı!: Yine aynı şekilde, kurbağanın çaresizliğini ve üzüntüsünü anlatan bir ifade olduğu için ünlem işareti kullanılmış.
b. Aşağıdaki cümlede neden ünlem işareti kullanılmıştır? Açıklayınız.
“Eyvah, işte geliyor!” demiş onu gören zürafa.
Adım 1: Cümleyi dikkatlice okuyalım. Zürafa “Eyvah, işte geliyor!” demiş.
Adım 2: Burada zürafanın ne hissettiğini düşünelim. “Eyvah” kelimesi genellikle bir tehlike karşısında duyulan korkuyu, şaşkınlığı veya telaşı anlatır.
Çözüm:
Bu cümlede ünlem işareti, zürafanın aniden gördüğü bir şey karşısında duyduğu korkuyu, telaşı ve şaşkınlığı belirtmek için kullanılmıştır. Ünlem işaretleri, sevinç, üzüntü, korku, şaşkınlık gibi güçlü duyguları ifade eden sözcük ve cümlelerin sonuna konur.
5. ETKİNLİK
Aşağıdaki açıklamalara göre metnin türünü belirleyiniz.
Hikâye edici metin: Çeşitli karakterlerin başından geçen bir olayın; serim, düğüm, çözüm bölümleriyle anlatıldığı metinlerdir.
Bilgilendirici metin: Bir konu etrafında çeşitli bilgiler veren; giriş, gelişme, sonuç bölümlerinden oluşan metinlerdir.
Adım 1: Kitabımızın bu sayfasının en üstünde ne yazıyor? “KİRPİ MASALI” yazıyor, değil mi? Masallar, genellikle hayvanların veya hayali karakterlerin başından geçen olayları anlatır.
Adım 2: Şimdi verilen tanımlara bakalım.
- Hikâye edici metinler, bir olayı anlatır, içinde karakterler ve olay örgüsü (serim, düğüm, çözüm) vardır.
- Bilgilendirici metinler ise bize bir konu hakkında bilgi verir, öğretici metinlerdir.
Adım 3: “Kirpi Masalı” bir olay anlattığına, içinde kirpi gibi karakterler olduğuna ve muhtemelen bir başlangıcı, gelişmesi ve sonu olduğuna göre, hangi türe daha çok benziyor?
Çözüm:
Metnin başlığı “Kirpi Masalı” olduğu için ve masallar da bir olayı, karakterlerin başından geçenleri anlattığı için bu metin, hikâye edici metin türüne girer. Çünkü bir masalda da serim (başlangıç), düğüm (olayların geliştiği yer) ve çözüm (sonuç) bölümleri bulunur.
Aferin size çocuklar, bugünkü etkinliklerimizi de başarıyla tamamladık! Harikasınız!