4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 36
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Şimdi sizinle birlikte bu sayfadaki etkinlikleri inceleyelim ve nasıl cevap verebileceğimizi adım adım öğrenelim. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
6. ETKİNLİK: İzlediğiniz çizgi filmle ilgili görüş ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla yazarak paylaşınız.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte sizden izlediğiniz bir çizgi filmi düşünmenizi ve o çizgi film hakkında neler düşündüğünüzü, neler hissettiğinizi yazmanızı istiyor. Tıpkı bir arkadaşınızla sohbet eder gibi düşüncelerinizi kağıda dökeceksiniz.
Çözüm:
Adım 1: Önce en sevdiğin ya da son zamanlarda izlediğin bir çizgi filmi seç. Mesela “Rafadan Tayfa” olabilir, “Kral Şakir” olabilir ya da başka bir çizgi film.
Adım 2: Çizgi filmin adını yaz. Sonra da şu soruları düşünerek cevaplarını yazmaya başla:
- Bu çizgi filmi neden seviyorsun ya da sevmiyorsun?
- Çizgi filmdeki karakterlerden en çok hangisini beğeniyorsun? Neden?
- Çizgi filmin konusu ne? Sana ne anlatmak istiyor?
- Çizgi filmden ne gibi dersler çıkarıyorsun?
- Çizgi film komik miydi, maceralı mıydı, eğitici miydi?
- Çizgi filmin müziği ya da çizimleri hoşuna gitti mi?
Mesela şöyle başlayabilirsin:
Merhaba arkadaşlar! Size izlediğim “Kral Şakir” çizgi filmi hakkında bilgi vermek istiyorum. Bu çizgi filmi çok seviyorum çünkü çok komik ve macera dolu. Özellikle Şakir’in arkadaşı Canan’ın teknolojik aletleri ve Fil Necati’nin sakarlıkları beni çok güldürüyor. Her bölümde farklı bir olay yaşıyorlar ve bu olaylardan yeni şeyler öğreniyoruz. Bence bu çizgi film, arkadaşlığın ve yardımlaşmanın önemini çok güzel anlatıyor. Benim en sevdiğim karakter Fil Necati, çünkü çok iyi kalpli ama biraz da sakar. Bu çizgi filmi herkese tavsiye ederim!
Gördün mü, ne kadar kolay oldu? Sen de kendi çizgi filmini seçip benzer şekilde yazabilirsin.
7. ETKİNLİK: Metnin içeriğine uygun farklı başlıklar belirleyiniz.
Bu etkinlikte ise karşımızda bir metin olsaydı, o metne uygun başlıklar bulmamız isteniyor. Başlık, bir kitabın ya da metnin ne hakkında olduğunu bize kısaca anlatan bir ipucudur. Bir metne başlık bulurken, metnin ana fikrini, yani en önemli mesajını yansıtan ve okuyucunun ilgisini çekecek kelimeler seçmeliyiz.
Çözüm:
Şu an karşımızda bir metin olmadığı için genel olarak nasıl başlık bulabileceğimizi konuşalım. Diyelim ki metin “yardımlaşma” hakkında. O zaman şu gibi başlıklar düşünebiliriz:
- Yardımlaşmanın Gücü
- Bir Olalım, Güçlü Olalım
- El Ele Hayat Daha Güzel
- Dostluk ve Yardımlaşma
Eğer metin “doğa” hakkında olsaydı:
- Doğayı Sevelim Koruyalım
- Yeşil Dünya
- Canım Doğam
- Ağaçlar Yaşam Kaynağımız
Unutma, iyi bir başlık:
- Metnin ne hakkında olduğunu hemen belli eder.
- Kısa ve akılda kalıcıdır.
- Okuyucuyu meraklandırır.
Sen de okuduğun her metne farklı başlıklar bulmaya çalışarak bu konuda kendini geliştirebilirsin.
8. ETKİNLİK: “Çok gezen mi bilir çok okuyan mı?” konusunu gruplar oluşturarak tartışınız. Tartışma sırasında düşüncelerinizi uygun şekilde ifade etmeye ve farklı bakış açılarına hoşgörüyle yaklaşmaya özen gösteriniz. Tartışma sonunda grupların bakış açılarını yazınız.
Bu etkinlikte çok güzel bir tartışma konusu var: “Çok gezen mi bilir çok okuyan mı?” Bu, aslında üzerinde çok düşünebileceğimiz ve farklı görüşler ortaya koyabileceğimiz bir konu. İki farklı grup oluşturup, her grubun kendi fikrini savunmasını istiyor. Sonra da bu fikirleri yazacağız.
Çözüm:
Adım 1: Önce iki grup oluşturalım. Birinci grup “Çok Gezen Bilir” fikrini savunacak, ikinci grup ise “Çok Okuyan Bilir” fikrini savunacak.
Adım 2: Şimdi her grubun neler söyleyebileceğini düşünelim ve yazalım.
1. GRUP: ÇOK GEZEN BİLİR
Bizce çok gezen bilir! Çünkü bir insan sadece kitap okuyarak dünyayı tam olarak anlayamaz. Gezmek, farklı kültürleri yerinde görmek, yeni insanlar tanımak, farklı yemekler tatmak ve tarihi yerleri kendi gözlerimizle görmek demektir. Kitaplardan okuduğumuz şeyleri bizzat yaşamak, o bilgileri çok daha kalıcı ve anlamlı hale getirir. Mesela, Mısır piramitlerini bir kitaptan okumakla, piramitlerin karşısında durup o büyüleyici atmosferi hissetmek çok farklı şeylerdir. Gezerken karşılaştığımız sorunları çözerek pratik zekamızı geliştiririz. Bu yüzden gerçek bilgi ve deneyim gezmekle kazanılır.
2. GRUP: ÇOK OKUYAN BİLİR
Bizim grubumuz ise çok okuyanın daha çok bilgiye sahip olacağını düşünüyor. Çünkü bir insan hayatı boyunca dünyanın her yerine gidemez, her şeyi deneyimleyemez. Ama kitaplar sayesinde zamanda yolculuk yapabilir, farklı ülkelerin tarihlerini, coğrafyalarını, bilimsel keşiflerini öğrenebilir. Bir yazarın yıllarca yaptığı araştırmayı birkaç saatte okuyarak öğrenebiliriz. Kitaplar bize evrenin sırlarını, insanların düşüncelerini, geçmişteki olayları ve geleceğe dair tahminleri sunar. Okuyarak hayal gücümüzü geliştiririz ve bilmediğimiz birçok konuda fikir sahibi oluruz. Gezmek güzeldir ama okumak bize dünyayı ve evreni sınırsız bir şekilde açar.
Gördün mü? Her iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Önemli olan, kendi fikrimizi saygılı bir şekilde ifade etmek ve başkalarının fikirlerine de değer vermektir.
9. ETKİNLİK: Kütüphanede uyulması gereken kuralları araştırarak yazınız.
Kütüphaneler, bilginin hazinesi olan kitapların bir arada bulunduğu, sessiz ve düzenli yerlerdir. Bu yüzden kütüphanelerde hepimizin uyması gereken bazı kurallar vardır ki herkes rahatça kitap okuyabilsin ve ders çalışabilsin.
Çözüm:
Kütüphanede uymamız gereken kurallardan bazıları şunlardır:
- Sessiz Olmalıyız: Kütüphanede yüksek sesle konuşmak, telefonda konuşmak veya arkadaşlarımızla gürültü yapmak kesinlikle yasaktır. Herkesin ders çalıştığını veya kitap okuduğunu unutmamalıyız.
- Kitaplara İyi Bakmalıyız: Kitaplar bizim ortak malımızdır. Onlara zarar vermemeli, sayfalarını yırtmamalı, üzerlerine yazı yazmamalı veya çizim yapmamalıyız.
- Yiyecek ve İçecek Getirmemeliyiz: Kütüphane içinde yemek yemek veya içecek tüketmek kitaplara zarar verebilir, leke bırakabilir. Bu yüzden yiyecek ve içecekleri dışarıda bırakmalıyız.
- Kitapları Yerine Bırakmalıyız: Okuduğumuz kitapları veya aldığımız dergileri işimiz bitince kendi yerlerine koymaya özen göstermeliyiz. Eğer yerini bulamıyorsak, görevlilere danışmalıyız.
- Ödünç Alma Kurallarına Uymalıyız: Eğer bir kitabı eve götürmek istiyorsak, kütüphane görevlisine teslim edip kayıt ettirmeli ve belirlenen süre içinde geri getirmeliyiz.
- Sıramızı Korumalıyız: Kütüphanede bir sıraya girmemiz gerektiğinde (kitap ödünç alırken, iade ederken vb.) sabırla sıramızı beklemeliyiz.
- Temiz ve Düzenli Olmalıyız: Kütüphaneyi temiz kullanmalı, çöplerimizi çöp kutusuna atmalı ve oturduğumuz masayı düzenli bırakmalıyız.
Bu kurallara uyarak hem kendimize hem de başkalarına saygı göstermiş oluruz ve kütüphanenin sakin ve verimli bir ortam olarak kalmasını sağlarız. Unutma, kütüphaneler bilgiye açılan kapılardır, onlara iyi bakmalıyız!