4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 88
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Türkçe öğretmenin! Bugün seninle bu güzel sorulara birlikte bakacağız ve cevaplarını adım adım bulacağız. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
3. ETKİNLİK: Metinde gerçek ve mecaz anlamda kullanılan kelimeleri bulunuz.
Sevgili öğrencim, bu soruyu çözebilmemiz için bize bir metin verilmesi gerekiyor. Metin olmadan hangi kelimelerin gerçek, hangilerinin mecaz anlamda kullanıldığını bulamayız. Metin olsaydı, kelimeleri dikkatlice okur, sonra da “Acaba bu kelime gerçekten de söylediği şeyi mi anlatıyor, yoksa başka bir şeye mi benzetme yapıyor?” diye düşünürdük. Mesela “göz” kelimesi gerçek anlamda görmemizi sağlayan organımızdır. Ama “masanın gözü” dersek, o zaman mecaz (yani benzetme) anlamda kullanmış oluruz, çünkü masanın gerçekten bir gözü yoktur, çekmecesine benzetme yaparız. Ama şu an metin olmadığı için bu soruya cevap veremiyorum.
4. ETKİNLİK: Görseller sizde hangi duyguları uyandırıyor?
Bu sayfada belirli bir hikayeye ait görseller olmasa da, sayfanın en üstünde “3. TEMA ERDEMLER” yazısını görüyoruz. Erdemler dediğimizde aklımıza dürüstlük, yardımseverlik, saygı, sevgi gibi güzel ve iyi davranışlar gelir, değil mi? İşte bu başlık bende şu duyguları uyandırıyor:
-
İyilik ve güzellikleri düşünme isteği
-
Daha iyi bir insan olma çabası
-
Topluma faydalı olma arzusu
-
Umut ve pozitif düşünceler
Bence bu tema, bize iyi şeyleri hatırlatıyor ve içimizi ısıtıyor.
5. ETKİNLİK: Cümlelerde koyu yazılmış deyimi metne kattığı anlamıyla yazınız.
Şimdi de deyimimize bakalım:
Neden yaptım bunu ben?
Geçinip gitmek varken.
Burada koyu yazılmış deyimimiz “geçinip gitmek”. Haydi bu deyimin ne anlama geldiğini düşünelim:
Adım 1: Deyimin geçtiği cümleyi dikkatlice okuyalım: “Neden yaptım bunu ben? Geçinip gitmek varken.”
Adım 2: “Geçinip gitmek” deyimi, genellikle bir olayın veya durumun zorluk çıkarmadan, kavgasız gürültüsüz, sade bir şekilde devam etmesi anlamında kullanılır. Yani, kimseye zarar vermeden, büyük sorunlar çıkarmadan hayatına devam etmek demektir.
Adım 3: Bu cümlenin bütününe baktığımızda, konuşan kişi sanki “Hiçbir problem yokken, her şey yolunda giderken ben neden bu yanlış şeyi yaptım?” diye kendine soruyor gibi. Yani, ortada bir sorun yaratmaya gerek yokken, her şeyin sakin ve huzurlu bir şekilde devam etmesi mümkünken, kendisinin bir hata yaptığını itiraf ediyor.
Sonuç:
Bu deyim, cümleye
“Huzurlu, sorunsuz bir şekilde yaşamak, hayatına devam etmek mümkünken”
anlamını katıyor.
6. ETKİNLİK: a. Ünlem işaretinin (!) kullanım alanlarını örnekleriyle eşleştiriniz.
Şimdi de ünlem işaretinin ne zaman ve nasıl kullanıldığına dair bilgileri örneklerle eşleştirelim. Unutma, ünlem işareti duygularımızı, seslenmelerimizi veya şaşırdığımız şeyleri belli etmek için kullandığımız çok özel bir noktalama işaretidir!
Haydi eşleştirmeleri birlikte yapalım:
1.
Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya ibarelerin sonuna konur.
Bu tanıma en uygun örnek:
-
Üzülür için için!
Burada “üzülmek” güçlü bir duyguyu anlatıyor ve cümle ünlemle bitiyor. Tıpkı “Yaşasın!”, “Eyvah!” gibi.
2.
Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur.
Bu tanıma en uygun örnek:
-
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Burada “ey nazlı hilâl!” bir seslenme, bir hitap ifadesidir. Ayrıca “Çatma!” bir uyarı veya rica anlamı taşıyor. Bu yüzden cümlenin sonunda ünlem işareti kullanılmış.
3.
Alay ve küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır.
Bu tanıma en uygun örnek:
-
Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.
Burada “akıllı” kelimesinden sonra parantez içinde ünlem işareti var. Bu bize “Aslında o kadar da akıllı değil, ben ona inanmıyorum, hatta biraz da dalga geçiyorum.” gibi bir anlam katıyor. Yani, söylenen şeyin tam tersini kastediyoruz, alay ediyoruz.
İşte bu kadar! Gördün mü, ünlem işareti ne kadar da anlamlı bir noktalama işaretiymiş. Her bir kullanım alanı farklı bir duyguyu veya amacı anlatıyor. Harikasın!