4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 47
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersimizdeki bu güzel etkinlikleri birlikte yapalım mı? Hazırsan başlıyoruz!
7. ETKİNLİK: Cümlede koyu yazılan kelimelerin zıt anlamlılarını örnekteki gibi bulup karşılarına yazınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte bizden ne isteniyor biliyor musun? Koyu yazılmış kelimelerin zıt anlamlılarını bulup karşılarına yazmamız isteniyor. Zıt anlamlı kelimeler, birbirinin tam tersi anlamı taşıyan kelimeler demekti, değil mi? Mesela “sıcak” kelimesinin zıt anlamlısı “soğuk”tur. Şimdi metindeki kelimelere bakalım ve zıt anlamlılarını bulalım:
Metindeki koyu kelimeler ve zıt anlamlıları:
-
Erken: geç
Açıklama: “Erken” kelimesi, bir işi vaktinden önce yapmak veya bir yere vaktinden önce varmak anlamında kullanılır. Bunun tam tersi, yani zıt anlamlısı ise “geç” kelimesidir. Zaten örnekte de bize bu verilmişti.
-
Uzakmış: yakınmış
Açıklama: Metinde “evimizle istasyon arası çok uzakmış” deniyor. “Uzak” kelimesi, iki yer arasındaki mesafenin çok olduğunu anlatır. Bunun zıt anlamlısı ise mesafenin az olduğunu anlatan “yakın” kelimesidir. Cümleye uygun olarak “yakınmış” şeklinde yazarız.
-
Küçücük: kocaman / büyük
Açıklama: “Küçücük” kelimesi, çok küçük anlamına gelir. Bir şeyin boyutunun az olduğunu ifade eder. Bunun tam tersi, yani zıt anlamlısı ise “kocaman” veya “büyük” kelimeleridir. İkisi de doğru olur, ben “kocaman” kelimesini tercih ettim.
-
Geç: erken
Açıklama: “Geç” kelimesi, bir işi vaktinden sonra yapmak veya bir yere vaktinden sonra varmak anlamındadır. Bunun zıt anlamlısı ise “erken” kelimesidir. Gördün mü, “erken” ve “geç” birbirinin zıt anlamlısı.
-
Sabahleyin: akşamleyin / geceleyin
Açıklama: “Sabahleyin” kelimesi, günün sabah vaktini ifade eder. Bunun zıt anlamlısı ise günün diğer vakitlerinden “akşamleyin” veya “geceleyin” kelimeleridir. İkisi de doğru olur, ben “akşamleyin” kelimesini yazdım.
-
Korku: cesaret / güven
Açıklama: “Korku” kelimesi, bir şeyden çekinme, ürkme duygusudur. Bunun zıt anlamlısı ise bir şeye karşı çekinmeden durma, kendini güvende hissetme anlamına gelen “cesaret” veya “güven” kelimeleridir. Ben “cesaret” kelimesini kullanmayı seçtim.
Şimdi de bu kelimeleri örnekteki boşluklara yazalım:
Örnek: erken – geç
Uzakmış – yakınmış
Küçücük – kocaman
Geç – erken
Sabahleyin – akşamleyin
Korku – cesaret
8. ETKİNLİK: Örneklerdeki farklı yazı stillerini inceleyiniz. Şehir isimlerini kendi yazı stilinize göre yazınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte bizden çok güzel bir şey isteniyor. Yukarıdaki şehir isimlerinin nasıl farklı yazı stilleriyle yazıldığına bakacağız. Sonra da o şehir isimlerini kendi el yazımızla, yani senin kendi yazı stilinle defterine veya buradaki boşluklara yazacaksın. Herkesin el yazısı kendine özeldir, tıpkı parmak izi gibi! Bu, hem yazımızı güzelleştirmek hem de kelimeleri doğru bir şekilde yazmak için harika bir pratik olacak.
Şimdi ben şehir isimlerini buraya senin için yazıyorum. Sen de bu isimleri kendi defterine veya kitabındaki boşluklara, kendi güzel el yazınla yazmayı unutma, tamam mı?
-
Ankara
-
İzmir
-
Samsun
-
Sivas
-
Erzurum
-
Amasya
GELECEK DERSE HAZIRLIK: Atatürk’ün akla ve bilime verdiği önemi anlatan sözlerini bulunuz.
Sevgili öğrencim, gelecekteki dersimiz için bize harika bir araştırma ödevi verilmiş. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk, akla ve bilime çok önem verirdi. Onun bu konudaki sözleri bize yol gösterir. İşte sana birkaç tanesi, bunları araştırıp defterine yazabilirsin:
-
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.”
Açıklama: Atatürk bu sözüyle, hayatta bize doğru yolu gösterecek en gerçek rehberin bilim olduğunu vurgulamıştır. Yani bir konuda karar verirken, bir şeyi öğrenirken en doğru yol bilimin yoludur demek istemiştir.
-
“Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir.”
Açıklama: Burada “terakki” gelişme, “medeniyet” uygarlaşma, “müspet ilim” ise pozitif bilimler anlamına gelir. Atatürk, Türk milletinin ilerlemesinde ve çağdaşlaşmasında en önemli ışığın, yani meşalenin bilim olduğunu belirtmiştir.
-
“Akıl ve mantığın halletmeyeceği mesele yoktur.”
Açıklama: Bu sözüyle Atatürk, karşılaştığımız her türlü sorunun, aklımızı ve mantığımızı kullanarak çözülebileceğine olan inancını dile getirmiştir. Yani düşünerek ve mantıklı yaklaşımlarla her engelin üstesinden gelinebilir.