4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 57
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersinde çok keyifli bir etkinliğimiz var. Deyimler, dilimize renk katan, anlamı zenginleştiren söz öbekleridir. Bazen tek bir kelimeyle anlatamayacağımız şeyleri, deyimlerle çok daha güzel ifade edebiliriz. Şimdi, kitaptaki bu cümlelerde koyu yazılmış deyimlerin ne anlama geldiğini, yani cümleye hangi anlamı kattığını hep birlikte bulalım. Tıpkı örnekte olduğu gibi, deyimin yerine daha basit kelimelerle açıklamasını yazacağız. Hazır mısınız? Başlayalım!
Yörük Ali Efe ile arkadaşlarının gösterdiği kahramanlık dillere destan oldu.
Çözüm:
Merhaba sevgili öğrencim! İlk cümlemizde koyu yazılmış deyimimiz “dillere destan olmak”. Haydi, bu deyimin ne anlama geldiğini birlikte bulalım.
- Adım 1: Öncelikle cümleyi dikkatlice okuyalım. Yörük Ali Efe’nin ve arkadaşlarının gösterdiği kahramanlıktan bahsediyor.
- Adım 2: “Dillere destan olmak” deyimi, bir şeyin o kadar büyük, o kadar önemli veya o kadar etkileyici olması ki herkesin ondan bahsetmesi, onu anlatması anlamına gelir. Tıpkı eskiden anlatılan destanlar gibi, herkesin ağzında dolaşan, herkesin bildiği ve konuştuğu bir hikaye gibi düşünebilirsin.
- Adım 3: Yani, Yörük Ali Efe’nin kahramanlığı o kadar büyükmüş ki, herkes ondan bahsetmiş, onun hikayesini herkese anlatmış. Çok ünlü olmuş, herkes tarafından bilinir hale gelmiş.
Sonuç:
Yörük Ali Efe ile arkadaşlarının gösterdiği kahramanlık herkes tarafından çok konuşuldu, anlatıldı ve çok ünlendi.
Onun hakkında türküler yakıldı.
Çözüm:
Şimdi de bu cümlemize bakalım. Koyu yazılan deyimimiz “türkü yakmak”. Bakalım bu deyim ne demekmiş?
- Adım 1: Cümleyi okuduğumuzda, birisi hakkında türkülerden bahsedildiğini görüyoruz.
- Adım 2: “Türkü yakmak” deyimi, bir olay veya kişi için yeni bir türkü bestelemek, yani o kişi ya da olayla ilgili şarkılar yapmak ve söylemek anlamına gelir. Eskiden insanlar, önemli olayları veya kahramanları unutmamak, onların anılarını yaşatmak için onlara özel türküler yapar, onları söylerlerdi.
- Adım 3: Bu durumda, kahramanımızın anısını yaşatmak ve onu övmek için onun hakkında yeni türküler bestelenmiş ve söylenmiş.
Sonuç:
Onun hakkında türküler bestelendi, söylendi.
Arkadaşlarını hızla örgütlediği gibi harekete geçti.
Çözüm:
Şimdi sıra üçüncü cümlemizde. Burada “örgütlediği” kelimesi koyu yazılmış. Bu kelime ne anlama geliyor, hadi bulalım.
- Adım 1: Cümlede, bir kişinin arkadaşlarını bir araya getirip bir iş için hazırladığından ve hemen sonra harekete geçtiğinden bahsediliyor.
- Adım 2: “Örgütlemek” demek, bir amaç uğruna insanları bir araya getirmek, onları düzenlemek, görevlerini belirlemek ve bir grup olarak birlikte hareket etmelerini sağlamak demektir. Tıpkı bir takım kurup herkesin ne yapacağını belirlemek ve onları bir düzen içine sokmak gibi düşünebilirsin.
- Adım 3: Yani, kahramanımız arkadaşlarını bir araya getirmiş, onlara ne yapacaklarını anlatmış ve onları bir iş için hazır hale getirip hemen işe koyulmuş.
Sonuç:
Arkadaşlarını hızla bir araya getirdi, düzenledi ve harekete geçti.
Bir halkın canını dişine takarak varını yoğunu ortaya koyarak ölümüne girdiği özgür ve bağımsız yaşama kararlılığıydı bu.
Çözüm:
Bu cümlemiz biraz uzun ama içindeki deyimler çok güçlü anlamlar taşıyor. Burada iki tane koyu yazılmış deyim var: “canını dişine takmak” ve “varını yoğunu ortaya koymak”. Haydi, bu önemli deyimlerin ne anlama geldiğini öğrenelim.
- Adım 1: Cümleyi okuduğumuzda, bir halkın özgürlük ve bağımsızlık için ne kadar kararlı olduğundan, bu uğurda neler yaptığından bahsediliyor.
- Adım 2: “Canını dişine takmak” deyimi, bir işi başarmak için büyük bir çaba göstermek, çok yorulmak pahasına bile olsa çok çalışmak anlamına gelir. Sanki dişlerini sıkmış, bütün gücünle bir işe asılıyorsun gibi düşünebilirsin. Bu, çok büyük bir azim ve gayret göstermektir.
- Adım 3: “Varını yoğunu ortaya koymak” deyimi ise, sahip olduğu her şeyi, bütün malını mülkünü, gücünü ve hatta hayatını bile bir amaç uğruna feda etmeye hazır olmak demektir. Hiçbir şeyi saklamadan, her şeyini ortaya sermek, hiçbir fedakarlıktan kaçınmamak gibi.
- Adım 4: Bu durumda, halkımız özgür ve bağımsız yaşamak için hem çok büyük bir çaba göstermiş hem de sahip olduğu her şeyi bu uğurda feda etmeye hazır olmuş.
Sonuç:
Bir halkın büyük bir çaba harcayarak, bütün gücünü ve sahip olduğu her şeyi feda ederek ölümüne girdiği özgür ve bağımsız yaşama kararlılığıydı bu.
Baskından kurtulup kaçabilenlerse tası tarağı topladıkları gibi Nazilli’yi terk etmek zorunda kaldılar.
Çözüm:
Sıra geldi son cümlemize. Burada da “tası tarağı toplamak” deyimi koyu yazılmış. Bu deyimin anlamı neymiş, beraber bakalım.
- Adım 1: Cümle, bir baskından sonra kaçabilenlerin Nazilli’yi terk etmek zorunda kaldığından bahsediyor.
- Adım 2: “Tası tarağı toplamak” deyimi, bir yerden bütün eşyalarını alıp gitmek, orayı tamamen boşaltmak ve ayrılmak anlamına gelir. Eskiden insanlar evlerini taşırken kullandıkları eşyaları, tası tarağı gibi şeyleri toplarlarmış. Buradaki anlamı da, bir yerden aceleyle ve tamamen ayrılmak, orayı terk etmek demektir.
- Adım 3: Yani, baskından kaçabilenler, bütün eşyalarını toplayıp aceleyle Nazilli’den ayrılmak zorunda kalmışlar.
Sonuç:
Baskından kurtulup kaçabilenlerse bütün eşyalarını alıp aceleyle Nazilli’yi terk etmek zorunda kaldılar.