4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 186
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle birlikte Türkçe kitabımızdaki çok güzel bir etkinliği yapacağız. Resimdeki soruları tek tek inceleyip, tıpkı bir dedektif gibi ipuçlarını takip ederek cevaplarını bulacağız. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
3. Yukarıdaki dörtlükte şair kimlere sitem etmektedir?
Sevgili çocuklar, sitem etmek ne demekti hatırlıyor muyuz? Birine kırıldığımızı, gücendiğimizi, beklentimizin karşılanmadığını tatlı bir dille anlatmaktı. Şairimiz bu dörtlükte bakın ne diyor:
Kahvelerim pişti gel,
Köpükleri taştı gel,
İyi günün dostları
Kötü günüm geçti gel.
Şimdi bu dizeleri dikkatlice okuyalım. Şair, kahvesinin piştiğini ve dostlarını çağırdığını söylüyor. Sonra da “İyi günün dostları / Kötü günüm geçti gel” diyor. Buradaki “İyi günün dostları” ifadesi çok önemli. Ne demek istiyor sizce? Demek ki bazı insanlar sadece iyi günlerinde, her şey yolunda giderken yanımızda oluyorlar. Ama zor günlerimizde, başımız sıkıştığında veya moralimiz bozuk olduğunda ortadan kayboluyorlar, bizi yalnız bırakıyorlar.
İşte şairimiz de tam olarak bu duruma kırılmış. Sadece iyi günlerinde yanında olan, zor zamanlarında onu yalnız bırakan arkadaşlarına, yani “iyi gün dostlarına” sitem ediyor.
Sonuç:
Şair, sadece iyi günlerinde yanında olan, zor zamanlarında kendisini yalnız bırakan
iyi gün dostlarına
sitem etmektedir.
4. Eşi, dostu kahve içmeye çağırmanın asıl amacı nedir?
Haydi düşünelim, anneniz, babanız veya siz bir arkadaşınızı, akrabanızı kahve içmeye neden davet edersiniz? Sadece kahve içmek için mi? Yoksa başka bir amacı da var mı?
Adım 1: Kahve içmek, bizim kültürümüzde çok özel bir buluşma şeklidir. Misafir ağırlamak, ikramda bulunmak demektir.
Adım 2: Birini kahveye çağırdığımızda aslında onunla
sohbet etmek, dertleşmek, birlikte güzel vakit geçirmek
isteriz. Bazen uzun zamandır görmediğimiz birini özlediğimiz için çağırırız, bazen de önemli bir konuyu konuşmak için. En önemlisi de
aramızdaki bağı, dostluğu güçlendirmektir.
Sonuç:
Eşi, dostu kahve içmeye çağırmanın asıl amacı, onlarla sohbet etmek, dertleşmek, güzel vakit geçirmek ve aralarındaki
dostluk bağlarını güçlendirmektir.
Aynı zamanda
misafirperverliğimizi göstermek
ve onlara değer verdiğimizi hissettirmektir.
3. ETKİNLİK: Metnin konusunu ve ana fikrini belirleyiniz.
Sevgili çocuklar, bir metnin konusunu ve ana fikrini bulmak, o metni anlamanın en önemli yollarından biridir. Konu, metinde neyden bahsedildiğidir. Ana fikir ise yazarın bize ne anlatmak istediği, hangi mesajı vermek istediğidir.
Şiirimize tekrar bakalım:
Kahvelerim pişti gel,
Köpükleri taştı gel,
İyi günün dostları
Kötü günüm geçti gel.
KONU:
Adım 1: Şair, kahvesinin piştiğini söylüyor ve dostlarını çağırıyor.
Adım 2: Ancak sonraki dizelerde, sadece iyi günlerinde yanında olan arkadaşlarına sitem ettiğini görüyoruz.
Bu durumda şiirin konusu, şairin
sadece iyi günlerinde yanında olan dostlarına sitemi ve gerçek dostluğun önemi
olabilir.
ANA FİKİR:
Adım 1: Şair, “İyi günün dostları / Kötü günüm geçti gel” diyerek aslında bize bir mesaj veriyor.
Adım 2: Gerçek dostlar, sadece mutlu olduğumuzda değil, zor zamanlarımızda da yanımızda olanlardır. Sadece iyi günde yanımızda olanlar, gerçek dost değildir.
Bu nedenle şiirin ana fikri,
gerçek dostluğun hem iyi hem de kötü günde arkadaşının yanında olmakla belli olduğudur.
Sonuç:
KONU:
Şairin sadece iyi günlerinde yanında olan dostlarına sitemi ve gerçek dostluk üzerine düşünceleri.
ANA FİKİR:
Gerçek dostluk, arkadaşının hem iyi hem de kötü gününde yanında olmaktır; sadece iyi günde hatırlayanlar gerçek dost sayılmaz.
4. ETKİNLİK: Metnin giriş ve sonuç bölümlerinin altını çiziniz.
Sevgili öğrencilerim, bu soru genellikle daha uzun hikayeler, bilgilendirici metinler için geçerlidir. Ama bizdeki metin kısa bir dörtlük olduğu için, giriş ve sonuç bölümlerini tam olarak ayırmak biraz zor olabilir. Yine de şiirin bize verdiği ilk mesaj ile son mesajı düşünerek bir çıkarım yapabiliriz.
Adım 1: Şiirin ilk iki dizesi, bir
davet ve başlangıç
gibidir. Şair kahve piştiğini ve insanları çağırdığını söylüyor. Bu, bir olayın başlangıcı veya bir konuya giriş niteliğindedir.
Kahvelerim pişti gel,
Köpükleri taştı gel,
Adım 2: Sonraki iki dize ise şairin
duygularını ve ana fikrini
ortaya koyduğu kısımdır. Bu dizeler, şairin sitemini ve dostluk hakkındaki düşüncesini özetlediği için bir
sonuç
bölümü sayılabilir.
İyi günün dostları
Kötü günüm geçti gel.
Sonuç:
Şiir gibi kısa metinlerde giriş ve sonuç bölümleri, bir hikaye kadar belirgin olmayabilir. Ancak şiirin ilk iki dizesini (Kahvelerim pişti gel, Köpükleri taştı gel)
giriş
, son iki dizesini (İyi günün dostları, Kötü günüm geçti gel) ise
sonuç
bölümü olarak düşünebiliriz.
Daha uzun metinlerde ise genellikle giriş bölümünde konu tanıtılır, sonuç bölümünde ise anlatılanlar özetlenir veya bir sonuca bağlanır.
5. ETKİNLİK: Metnin görselleri hangi duyguları uyandırıyor?
Canım öğrencilerim, bu soruyu cevaplamak için kitabınızdaki veya metnin yanındaki
görsellere
bakmamız gerekiyor. Şu an benim önümde sadece metin ve genel bir sayfa görüntüsü var. Metnin yanında özel bir resim veya çizim göremiyorum. Eğer kitabınızda bu şiirin yanında kahve içen insanlar, sohbet eden dostlar veya belki de yalnız bir insan resmi varsa, o zaman o resimlerin sizde hangi duyguları uyandırdığını yazmalısınız.
Örneğin, eğer bir kahve fincanı ve gülen yüzler olsaydı,
mutluluk, dostluk, sıcaklık
gibi duygular uyandırabilirdi. Eğer yalnız bir insan resmi olsaydı,
hüzün, yalnızlık
gibi duygular uyandırabilirdi.
Bu nedenle, bu soruyu doğru cevaplamak için
kitabınızdaki görsellere bakmanız
gerekiyor. Ben burada bir görsel göremediğim için kesin bir cevap veremiyorum. Ama genel olarak kahve ve dostluk teması,
sıcaklık, samimiyet, dostluk, biraz da hüzün (sitemden dolayı)
gibi duygular uyandırabilir diyebiliriz.
6. ETKİNLİK: a. “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır!” atasözünün metne kattığı anlamı yazınız.
Bu atasözünü hepimiz duymuşuzdur, değil mi? “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır!” Ne kadar güzel bir söz! Peki, bu söz bizim şiirimize ne gibi bir anlam katıyor, bir düşünelim.
Adım 1: Atasözü,
küçük bir ikramın, bir iyiliğin, bir dostluğun ne kadar değerli ve kalıcı olduğunu
anlatır. Yani birine ikram ettiğimiz bir fincan kahve bile aramızda çok uzun yıllar sürecek bir sevgi ve saygı bağı oluşturabilir.
Adım 2: Şiirimiz ise
sadece iyi günde yanında olan dostlara sitem ediyordu.
Yani bu dostlar, şairin zor gününde yanında olmamışlar, dostluklarının kıymetini bilmemişler.
Adım 3: Şimdi ikisini birleştirelim. Atasözü, küçücük bir kahvenin bile ne kadar büyük bir dostluk ve minnet duygusu yaratabileceğini vurgularken, şiirdeki şairin sitemi,
bazı dostların bu “kırk yıl hatır” değerini taşımadığını, vefasız davrandığını
gösteriyor. Atasözü, gerçek dostluğun ve vefanın önemini hatırlatarak, şiirdeki “iyi gün dostlarının” davranışını eleştiriyor gibi düşünebiliriz.
Sonuç:
“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır!” atasözü, metne
vefa, dostluk, ikramın ve iyi niyetin kalıcılığı
gibi anlamlar katmaktadır. Şiirde sitem edilen “iyi gün dostlarının” aksine, bu atasözü
gerçek dostluğun ve yapılan küçücük bir iyiliğin bile ne kadar değerli ve unutulmaz olduğunu
vurgular. Böylece şiirdeki sitemin nedenini daha iyi anlamamızı sağlar; çünkü şair, dostlarının bu “kırk yıl hatır” değerine sahip çıkmadığını düşünmektedir.
Aferin çocuklar! Bütün soruları harika bir şekilde çözdük. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak ve yorumlamak, Türkçe dersinin en önemli kısımlarından biridir. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!