4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 236
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizden çok önemli bir konu olan yay ayraç, yani diğer adıyla parantez işaretini yakından tanıyacağız. Görseldeki sorulara birlikte bakalım ve yay ayracın ne kadar işimize yaradığını adım adım keşfedelim. Haydi başlayalım!
7. ETKİNLİK: a. Yay ayraç işareti ( ) ile ilgili kuralları örnekleriyle eşleştiriniz.
Bu bölümde, yay ayracın hangi durumlarda kullanıldığını anlatan kurallarla, bu kurallara uygun örnek cümleleri eşleştireceğiz. Tıpkı bir yapboz gibi, doğru parçaları bir araya getireceğiz:
Adım 1: İlk kuralımızı dikkatlice okuyalım:
1. Özel veya cins isme ait ek, ayraçtan önce yazılır.
Bu kural bize diyor ki, özel bir isme (Mesela Atatürk) veya cins bir isme (Mesela ağaç) gelen bir ek varsa, bu ek parantezden önce gelmelidir. Şimdi örneklerimize bakalım ve bu kurala uyanı bulalım:
- Birinci örnek: "(…) O eserlerin önemli ve değerli olduğuna kim karar veriyor?" Burada üç nokta görüyoruz, bu kurala uymuyor.
- İkinci örnek: "Bu eser, Mustafa Kemal Atatürk’ün (1881-1938) hayatını anlatıyor." İşte burada "Atatürk" özel ismine "-ün" eki gelmiş ve bu ek parantezden önce yazılmış. Parantez içinde ise Atatürk’ün doğum ve ölüm tarihleri gibi ek bir bilgi verilmiş. Bu kuralımıza tam uyuyor!
- Üçüncü örnek: "İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakam’a yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın… (Reşat Nuri Güntekin)" Bu bir tiyatro metninden alınmış gibi duruyor.
- Dördüncü örnek: "II), A), 1)" Bu da bir listeleme örneği.
O zaman 1. kuralımızı, içindeki ek bilgiyi veren ama ekini parantezden önce alan şu örnekle eşleştiriyoruz:
Bu eser, Mustafa Kemal Atatürk’ün (1881-1938) hayatını anlatıyor.
Adım 2: Şimdi ikinci kuralımıza geçiyoruz:
2. Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yeri ne üç nokta yay ayraç içine alınabilir.
Bu kural, bir kitaptan veya yazıdan bir bölüm aldığımızda, o bölümün tamamını yazmayıp bazı yerlerini atladığımızda ne yapacağımızı anlatıyor. Atladığımız yerlere üç nokta koyarız ve bu üç noktayı yay ayraç içine alabiliriz. Örneklerimize tekrar göz atalım:
- "(…) O eserlerin önemli ve değerli olduğuna kim karar veriyor?" Evet, burada cümlenin başında üç nokta yay ayraç içine alınmış. Bu, bir alıntının başından bir kısmın atlandığını gösteriyor. Tam da aradığımız örnek bu!
O zaman 2. kuralımızı şu örnekle eşleştiriyoruz:
(…) O eserlerin önemli ve değerli olduğuna kim karar veriyor?
Adım 3: Üçüncü kuralımızla devam edelim:
3. Bir yazının maddelerini gösteren sayı ve harflerden sonra kapama ayracı konur.
Bu kural, bir şeyleri sıralarken (mesela bir listeyi 1., 2., 3. diye veya a), b), c) diye) o sayıların veya harflerin yanına parantez işareti koymamızı anlatıyor. Geriye kalan örneklerden bu kurala uygun olanı bulalım:
- "II), A), 1)" İşte bu örnekte tam olarak bunu görüyoruz. Roma rakamları (II), büyük harfler (A) ve sayılar (1) listeleme yapılırken yay ayraç içine alınmış veya yanına kapama ayracı konmuş. Bu kurala uygun bir kullanım.
O zaman 3. kuralımızı şu örnekle eşleştiriyoruz:
II), A), 1)
Adım 4: Son kuralımıza geldik:
4. Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak için kullanılır.
Bu kuralı tiyatro oyunları okurken veya izlerken çok görürüz. Bir karakter konuşurken, parantez içinde o karakterin o anda ne yaptığını, nasıl bir durumda olduğunu anlatan kısa açıklamalar olur. Geriye kalan tek örneğimiz zaten bu kurala uyuyor:
- "İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakam’a yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın… (Reşat Nuri Güntekin)" Burada "İhtiyar" karakterinin nasıl hareket ettiğini, yani "Yavaş yavaş Kaymakam’a yaklaşır" bilgisini parantez içinde görüyoruz. Bu, tiyatro metinlerinde çok sık kullanılan bir yay ayraç görevidir.
O zaman 4. kuralımızı şu örnekle eşleştiriyoruz:
İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakam’a yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın… (Reşat Nuri Güntekin)
Sonuç olarak, eşleştirmelerimiz şöyle oldu:
- 1. kural: Özel veya cins isme ait ek, ayraçtan önce yazılır. → Bu eser, Mustafa Kemal Atatürk’ün (1881-1938) hayatını anlatıyor.
- 2. kural: Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yeri ne üç nokta yay ayraç içine alınabilir. → (…) O eserlerin önemli ve değerli olduğuna kim karar veriyor?
- 3. kural: Bir yazının maddelerini gösteren sayı ve harflerden sonra kapama ayracı konur. → II), A), 1)
- 4. kural: Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak için kullanılır. → İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakam’a yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın… (Reşat Nuri Güntekin)
Aferin size çocuklar, harika eşleştirmeler yaptık!
***
7. ETKİNLİK: b. Siz de yay ayraç işaretinin kullanım alanlarını gösteren cümleler yazınız.
Şimdi de yay ayracın farklı görevlerini gösteren cümleler yazma sırası bizde. Hadi hep birlikte düşünelim ve dört tane güzel örnek cümle oluşturalım:
1. İlk cümlemizde, bir sözün veya alıntının kime ait olduğunu, yani kaynağını gösterelim. Yani birinden bir söz aldığımızda, o sözün kime ait olduğunu parantez içinde belirtiriz:
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." (Mustafa Kemal Atatürk)
Burada Atatürk’ün sözünü alıntıladık ve sözün kime ait olduğunu yay ayraç içinde gösterdik.
2. İkinci cümlemizde, bir kelimenin eş anlamlısını veya açıklamasını yay ayraç içinde verelim:
Yazılışları ve okunuşları farklı olsa da, kelime (sözcük) aynı anlama gelir.
Burada "kelime" sözcüğünün eş anlamlısı olan "sözcük" kelimesini yay ayraç içinde belirttik.
3. Üçüncü cümlemizde, tiyatro metinlerinde karakterin hareketlerini veya durumunu gösterelim. Tıpkı az önceki eşleştirmede gördüğümüz gibi:
Öğretmen – (Tahtaya dönerek) Çocuklar, bu konuyu iyice anladınız mı?
Burada öğretmenin nasıl hareket ettiğini, yani "tahtaya dönerek" olduğunu yay ayraç içinde açıkladık.
4. Dördüncü cümlemizde, bir alıntının başından, ortasından veya sonundan atlanan yerleri göstermek için üç nokta kullanalım:
"Bir zamanlar uzak diyarlarda (…) çok güzel bir prenses yaşarmış."
Burada bir hikayeden bir kısmın atlandığını üç nokta ve yay ayraçla gösterdik.
Gördünüz mü, yay ayraç ne kadar da çok işe yarıyor ve metinleri anlamamıza yardımcı oluyor!
***
8. ETKİNLİK: Sınıfınızla veya ailenizle gittiğiniz bir gezide (sinema, tiyatro, müze, sergi vb.) yaşadığınız deneyimlerinizi ve izlenimlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Konuşmalarınızda kullandığınız kelimelerin anlamlarına uygun olmasına özen gösteriniz.
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlik sizin için çok keyifli bir görev! Burada sizden, ailenizle veya sınıfça gittiğiniz bir sinema, tiyatro, müze ya da sergi gibi bir gezide yaşadıklarınızı, yani deneyimlerinizi ve o geziden aklınızda kalanları, hislerinizi arkadaşlarınızla paylaşmanızı istiyor.
Bu etkinliği yaparken en önemli şeylerden biri, konuştuğunuz kelimeleri doğru anlamda kullanmaya dikkat etmeniz. Örneğin, bir müzede "çok eğlendim" demek yerine, "çok etkilendim" veya "çok bilgilendim" demek o geziyi daha iyi anlatabilir. Ya da bir tiyatro oyununda "çok komikti" derken, gerçekten sizi güldüren bir sahneyi anlatmak gibi. Kelimeleri doğru seçmek, kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlar ve arkadaşlarımızın da sizi daha iyi anlamasına yardımcı olur.
Haydi bakalım, gezilerinizi güzelce düşünün, neler yaşadığınızı, neler hissettiğinizi hatırlayın ve en güzel kelimelerle arkadaşlarınıza anlatın. Belki de sınıfça bir gezi anıları köşesi bile oluşturabiliriz!