4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 160
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Kitabımızdaki soruları hep birlikte anlayarak, düşünerek ve doğru cevapları bularak ilerleyeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
5. ETKİNLİK: Soruları metne göre cevaplayınız.
Sevgili çocuklar, bu bölümdeki soruları cevaplamak için bize bir metin verilmesi gerekiyordu. Ama görselde o metni göremiyoruz. Olsun, biz yine de bu tarz soruları nasıl cevaplayacağımızı konuşalım, olur mu?
-
1. Akdeniz’in hobisi ve fobisi nedir?
Böyle bir soru karşımıza çıktığında, önce metni dikkatlice okumamız gerekir. Metinde Akdeniz’in ne yapmaktan hoşlandığı (hobisi) ve neden korktuğu (fobisi) yazıyorsa, hemen o kısımları bulup cevabımızı yazarız. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak bu tür sorular için çok önemlidir.
-
2. Akdeniz’in suyu neden tuzludur?
Yine metne dönüp bakmamız gereken bir soru. Metinde Akdeniz’in suyunun neden tuzlu olduğuna dair bir açıklama varsa, onu bulup cevabımızı yazarız. Eğer metinde yoksa, genel bilgimizden yararlanarak bir tahmin yürütürüz ama metne göre cevaplamak daha doğrudur.
-
3. Akdeniz’in suları nerelere kadar uzanır?
Bu sorunun cevabı da yine metinde saklıdır. Metin bize Akdeniz’in hangi ülkelere, hangi kıtalara ya da hangi bölgelere kadar yayıldığını anlatıyorsa, o bilgiyi alıp cevabımızı oluştururuz.
-
4. Sizce Akdeniz’e niçin Akdeniz adı verilmiştir?
Bu soru biraz daha farklı. “Sizce” dediği için burada hem metinden edindiğimiz bilgileri kullanabiliriz hem de kendi düşüncelerimizi ekleyebiliriz. Belki metinde Akdeniz’in adının neden verildiğiyle ilgili bir ipucu vardır, belki de genel kültürümüzden yola çıkarak “rengi mavi olduğu için” veya “kıtalara göre konumu yüzünden” gibi cevaplar düşünebiliriz.
6. ETKİNLİK: Dinlediğiniz metni sınıfta canlandırınız.
Bu, hep birlikte yapabileceğimiz çok eğlenceli bir etkinlik! Sınıfta dinlediğimiz metni (yine metin bizde olmadığı için bu etkinliği hayal etmemiz gerekiyor) sanki bir tiyatro oyunu gibi canlandıracağız. Kimimiz Akdeniz olacak, kimimiz balıklar, kimimiz gemiler… Böylece metni daha iyi anlarız ve daha çok eğleniriz!
7. ETKİNLİK: Akdeniz’in konuşmalarını tutarlı buluyor musunuz?
Yine metne ihtiyacımız olan bir soru. “Tutarlı olmak” ne demek biliyor musunuz? Bir kişinin söylediği sözlerin birbiriyle çelişmemesi, yani birbirini desteklemesi ve mantıklı olması demek. Eğer Akdeniz’in konuşmalarını dinleseydik ve söyledikleri mantıklı, birbirini tamamlayan şeyler olsaydı, “Evet, tutarlı buluyorum.” derdik. Ama bir dediği diğerini tutmasaydı, o zaman “Hayır, tutarlı bulmuyorum.” diye açıklardık.
8. ETKİNLİK: “ki” bağlacının yazımında yanlışlık olan cümlelerin doğrusunu yazınız.
Evet çocuklar, şimdi geldik çok önemli bir dil bilgisi konusuna: “ki“nin yazımı! Türkçede üç farklı “ki” var. Biri kelimeye bitişik yazılan “-ki” eki, diğeri ayrı yazılan “ki” bağlacı, bir de kalıplaşmış, hep bitişik yazılan “ki”ler var. Şimdi cümlelere bakalım ve yanlışları düzeltelim:
-
1. Eh tabiki, dedi. Göğsü kabardı.
Sevgili öğrenciler, burada “tabiki” şeklinde yazılmış. Ama doğrusu “tabii ki” şeklinde, ayrı yazılması gerekir. Çünkü buradaki “ki” bir bağlaçtır ve ayrı yazılır. Hem de “tabi” değil, “tabii” olmalı. Hadi düzeltelim:
Doğrusu:
Eh tabii ki, dedi. Göğsü kabardı. -
2. Tarih şahittir ki hiçbir tsunamiye adım karışmadı.
Bu cümlede “ki” kelimesi doğru yazılmış! “Şahittir ki” derken, “ki” bir bağlaç görevi görüyor ve ayrı yazılması gerekiyor, ki öyle yazılmış. Aferin size!
Doğrusu:
Tarih şahittir ki hiçbir tsunamiye adım karışmadı. -
3. Durmaz tabi ki.
Yine aynı hatayı görüyoruz çocuklar. “Tabi ki” değil, “tabii ki” olmalı ve ayrı yazılmalı. Tıpkı ilk cümlede olduğu gibi.
Doğrusu:
Durmaz tabii ki. -
4. İnanki bir balığına “kış!” bile demedim.
Burada da “İnanki” şeklinde bitişik yazılmış ama doğrusu “İnan ki” şeklinde ayrı yazılmasıdır. Çünkü “ki” burada bir bağlaçtır ve “inan” kelimesinden sonra ayrı yazılır.
Doğrusu:
İnan ki bir balığına "kış!" bile demedim.
8. ETKİNLİK: Sonuç ve Açıklama:
“Ki” bağlacının yazımında dikkat etmemiz gereken en önemli kural, bağlaç olan “ki”nin ayrı yazılmasıdır. Genellikle “ki”nin yerine “-ler” ekini getirdiğimizde anlamlı oluyorsa bitişik, olmuyorsa ayrı yazılır. Örneğin, “evdeki” (evdekiler) anlamlı, bu yüzden bitişik. Ama “gel ki” (gelkiler) anlamsız, bu yüzden ayrı yazılır. Bazı özel durumlarda (oysaki, halbuki, çünkü, mademki, belki, sanki, illaki, meğerki) bitişik yazılır. Bu cümlelerdeki yanlışlar, bağlaç olan “ki”nin bitişik yazılması veya “tabii” kelimesinin yanlış yazılmasından kaynaklanıyordu.
9. ETKİNLİK: “Denizlerin kirlenmesi, canlıları nasıl etkiler?” Sınıfça konuşunuz.
Bu da yine çok önemli ve hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir konu. Denizler kirlenince neler olur? Balıklar, yunuslar, deniz kaplumbağaları nasıl etkilenir? Onların yaşam alanları kirlenir, yiyecekleri azalır, hatta hasta olabilirler. Biz insanlar da deniz ürünleri yediğimiz için bu kirlilikten etkilenebiliriz. Bu konuyu sınıfta hep birlikte konuşup, denizlerimizi nasıl koruyabileceğimizi tartışmak çok faydalı olacaktır.
10. ETKİNLİK: Metinden yararlanarak defterinize hayali ögeler içeren kısa bir metin yazınız.
Bu etkinlik de sizin hayal gücünüzü kullanmanız için harika bir fırsat! Metinden (yine metin bizde yok ama hayal edelim ki Akdeniz’le ilgili bir metin) yola çıkarak, kendi hayal dünyanızdan eklemelerle kısa bir hikaye yazacaksınız. Mesela, Akdeniz konuşan bir canlı olabilir, balıklar şarkı söyleyebilir, deniz kızları olabilir… İçine hayali şeyler katın ve defterinize en güzel metni yazın. Eminim hepsi birbirinden harika olacak!
Evet çocuklar, bugünkü etkinliğimiz bu kadardı. Umarım hem yeni şeyler öğrenmiş hem de eğlenmişsinizdir. Unutmayın, okumak ve yazmak hayatımızın en önemli parçaları!