4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 261
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Türkçe dersimizden çok güzel sorular çözeceğiz. Hazır mısınız? Hem bilgilerimizi tazeleyeceğiz hem de yeni şeyler öğreneceğiz. Hadi başlayalım!
7. Cümlelerde yay ayraç ( ) içlerine uygun noktalama işaretleri koyunuz.
Orhan Veli ( )1914( )1950( ) en önemli şairlerimizdendir( )
Zıt ( )karşıt( )anlamlı kelimeleri bulduk( )
Hanife ( )Odaya girerek( )( ) Kızım ( ) Hanım kızım( )
Şimdi bu cümlelerdeki boş bırakılan yay ayraçların içine hangi noktalama işaretlerinin gelmesi gerektiğini bulalım.
Adım 1: İlk cümleye bakalım:
Orhan Veli ( )1914( )1950( ) en önemli şairlerimizdendir( )
Burada Orhan Veli’nin doğum ve ölüm tarihleri verilmiş. Şairlerin doğum ve ölüm tarihleri arasına kısa çizgi (-) koyarız ve bu tarihleri genellikle parantez içine alırız. Cümlenin sonuna da nokta (.) koyarız. Ama burada parantezler zaten verilmiş. Demek ki biz sadece içlerine gerekli işaretleri koyacağız.
Orhan Veli ( )1914( – )1950( ) en önemli şairlerimizdendir( . )
Gördüğünüz gibi, 1914 ile 1950 arasına kısa çizgi, cümlenin sonundaki parantezin içine de nokta geldi. Diğer parantezler boş kalır çünkü sayılar zaten parantezin içinde gösteriliyor, biz sadece aralarındaki ilişkiyi ve cümlenin sonunu tamamlıyoruz.
Adım 2: İkinci cümleye geçelim:
Zıt ( )karşıt( )anlamlı kelimeleri bulduk( )
“Zıt” kelimesinin eş anlamlısı “karşıt” kelimesi parantez içinde verilmiş. Bir kelimenin eş anlamlısını veya açıklamasını parantez içinde verdiğimizde, parantezlerin içine başka bir işaret koymayız. Cümlenin sonuna ise nokta (.) koyarız.
Zıt ( )karşıt( )anlamlı kelimeleri bulduk( . )
Burada da son parantezin içine nokta koyduk. Diğer parantezler boş kalır.
Adım 3: Üçüncü cümleye bakalım:
Hanife ( )Odaya girerek( )( ) Kızım ( ) Hanım kızım( )
Bu cümlede Hanife’nin bir sözü, yani doğrudan aktarılan bir konuşma var. Doğrudan aktarılan konuşmaları tırnak işareti (” “) içine alırız. Ayrıca, “Kızım” diye seslendikten sonra bir virgül (,) kullanırız ve cümlenin sonunda bir duygu ifadesi olduğu için ünlem işareti (!) kullanıp tırnağı kapatırız.
Hanife ( )Odaya girerek( “ )( , ) Kızım ( , ) Hanım kızım( !” )
Ah, burada bir hata yaptım. Dikkatli olmalıyız! “Odaya girerek” kısmı Hanife’nin yaptığı bir eylemi açıklıyor ve bu kısım da parantez içinde verilmiş. Yani:
Hanife ( )Odaya girerek( ) (Bu kısım zaten parantez içinde olduğu için içlerine bir şey koymayız.)
Sonraki parantezler tırnak işareti, virgül ve ünlem için:
Hanife ( )Odaya girerek( “ )( Kızım, ) Hanım kızım( !” )
Tekrar kontrol edelim. Yay ayraçların içlerine işaret koyacaktık. “Kızım” ve “Hanım kızım” kelimeleri parantezin dışında kalıyor. Bu durumda şöyle olmalı:
Hanife ( )Odaya girerek( “ )( – ) Kızım ( , ) Hanım kızım( !” )
Hayır, bu da doğru değil. Soruda verilen boş parantezler sadece noktalama işaretlerini koyacağımız yerler olmalı.
Doğru çözüm şöyle olmalı:
Hanife ( )Odaya girerek( ) -> Bu kısım bir açıklama, zaten parantez içinde. İçlerine bir şey koymuyoruz.
Sonraki ( ) -> Konuşmanın başlangıcı için “
Sonraki ( ) -> “Kızım”dan sonra virgül için ,
Sonraki ( ) -> “Hanım kızım”dan sonra ünlem ve konuşmanın bitişi için !”
O zaman:
Hanife ( )Odaya girerek( “ )( Kızım ) ( , ) Hanım kızım ( !” )
Bu şekilde, tırnak işaretleri konuşmayı başlatıp bitirir, virgül seslenmeler arasına gelir ve ünlem de duyguyu belirtir.
Sonuç:
- Orhan Veli ( )1914( – )1950( ) en önemli şairlerimizdendir( . )
- Zıt ( )karşıt( )anlamlı kelimeleri bulduk( . )
- Hanife ( )Odaya girerek( “ )( Kızım ) ( , ) Hanım kızım ( !” )
8. Şiirden hangi çıkarıma ulaşılabilir?
Gökler gibi gürledim, yeller gibi inledim,
Sular gibi çağladım, aktım bir dağ içinde.
Yunus Emre
Şimdi bu güzel şiiri inceleyelim. Şiirde şair kendisini göklere, yellere ve sulara benzetiyor. “Gibi” kelimesiyle yapılan bu tür benzetmelere ne diyorduk hatırlıyor musunuz?
Adım 1: Şiirdeki “gibi” kelimesine dikkat edelim.
Gökler gibi gürledim,
Yeller gibi inledim,
Sular gibi çağladım…
“Gibi” kelimesi, bir şeyi başka bir şeye benzetmek için kullanılır. Bu, bir benzetme sanatıdır.
Adım 2: Seçenekleri değerlendirelim.
a. Karşılaştırma
b. Neden-sonuç
c. Benzetme
d. Örneklendirme
Karşılaştırma, iki farklı şeyi benzerlik veya farklılık yönünden incelemektir. Benzetme de bir tür karşılaştırmadır ama daha özeldir. “Gibi” kelimesiyle yapılan bu tür anlatıma benzetme deriz.
Neden-sonuç, bir olayın sebebini ve sonucunu anlatır. Şiirde böyle bir durum yok.
Örneklendirme, bir konuyu açıklamak için örnekler vermektir. Şiirde örnek verilmiyor, benzetme yapılıyor.
Sonuç:
Şiirde şair kendisini doğadaki seslere ve akışa benzetiyor. Bu da benzetme sanatıdır.
Doğru cevap: c. Benzetme
9. Altı çizili kelimelerden hangisi gerçek anlamda değildir?
a. Eve geç kaldığım için annem bana kırıldı.
b. Dün kaybettiği saatini kütüphanede bulmuş.
c. Biraz sonra toprak bir yola girdik.
d. Yemekleri elektrikli ocakta pişiriyorlardı.
Şimdi altı çizili kelimelerin anlamlarına tek tek bakalım ve hangisinin gerçek anlamının dışında kullanıldığını bulalım.
Adım 1: Seçenekleri inceleyelim.
a. Eve geç kaldığım için annem bana kırıldı.
Buradaki “kırılmak” kelimesi, bir eşyanın parçalara ayrılması anlamında değil, annenin üzülmesi, gücenmesi anlamında kullanılmış. Yani gerçek anlamının dışında, mecaz anlamda kullanılmış.
b. Dün kaybettiği saatini kütüphanede bulmuş.
“Bulmak” kelimesi, aranan bir şeyi ortaya çıkarmak, ona rastlamak anlamında kullanılmış. Bu, kelimenin gerçek anlamıdır.
c. Biraz sonra toprak bir yola girdik.
“Yol” kelimesi, üzerinde taşıtların veya insanların geçtiği yer anlamında kullanılmış. Bu da kelimenin gerçek anlamıdır.
d. Yemekleri elektrikli ocakta pişiriyorlardı.
“Ocak” kelimesi, yemek pişirmeye yarayan alet anlamında kullanılmış. Bu da kelimenin gerçek anlamıdır.
Sonuç:
Sadece “kırıldı” kelimesi gerçek anlamının dışında, yani mecaz anlamda kullanılmış. Diğer kelimeler gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır.
Doğru cevap: a. kırıldı
10. “Derin” kelimesi cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?
a. Derin denizlerde yüzebiliyorum.
b. Öğle saatlerinde derin bir uykuya daldı.
c. Derin vadiler keşfedilmeyi bekliyor.
d. Çorba koymak için derin bir tabak aldık.
Şimdi “derin” kelimesinin hangi cümlede gerçek anlamının dışında, yani mecaz anlamda kullanıldığına bakalım.
Adım 1: Seçenekleri inceleyelim.
a. Derin denizlerde yüzebiliyorum.
Buradaki “derin” kelimesi, denizin yüzeyi ile dibi arasındaki mesafenin fazla olduğunu, yani fiziksel bir özelliğini anlatıyor. Bu, kelimenin gerçek anlamıdır.
b. Öğle saatlerinde derin bir uykuya daldı.
“Derin uyku” derken, uykunun fiziksel bir derinliğinden bahsetmiyoruz, değil mi? Burada uykunun çok yoğun, kesintisiz ve dinlendirici olduğunu anlatıyoruz. Bu, kelimenin gerçek anlamının dışında, mecaz anlamda kullanılmasıdır.
c. Derin vadiler keşfedilmeyi bekliyor.
Buradaki “derin” kelimesi, vadinin yüzeyi ile tabanı arasındaki mesafenin fazla olduğunu, yani fiziksel bir özelliğini anlatıyor. Bu, kelimenin gerçek anlamıdır.
d. Çorba koymak için derin bir tabak aldık.
Buradaki “derin” kelimesi, tabağın ağzı ile tabanı arasındaki mesafenin fazla olduğunu, yani fiziksel bir özelliğini anlatıyor. Bu, kelimenin gerçek anlamıdır.
Sonuç:
“Derin” kelimesi sadece “derin uyku” ifadesinde mecaz anlamda kullanılmıştır. Diğer cümlelerde ise fiziksel bir derinliği anlatır.
Doğru cevap: b. Öğle saatlerinde derin bir uykuya daldı.
11. Cümlelerin hangisinde terim anlamında kullanılan bir kelime yoktur?
Terim anlamlı kelimeler, bir bilim, sanat, spor dalına veya belirli bir konuya ait özel anlamı olan kelimelerdir. Mesela futbolda “gol”, müzikte “nota”, tiyatroda “sahne” gibi.
Adım 1: Seçenekleri tek tek inceleyelim ve terim anlamlı kelime olup olmadığına bakalım.
a. Sahnenin dekoru hazırlanmıştı.
Buradaki “sahne” ve “dekor” kelimeleri tiyatro sanatına ait özel kelimelerdir. Yani terim anlamlıdırlar.
b. Oyun iki perdelikmiş.
Buradaki “oyun” ve “perde” kelimeleri de yine tiyatro sanatına ait özel kelimelerdir. Tiyatroda bir oyunun bölümlerine “perde” denir. Yani terim anlamlıdırlar.
c. Elinde küçük ölçekli bir Türkiye Haritası vardı.
Buradaki “ölçek” ve “harita” kelimeleri coğrafya bilimine ait özel kelimelerdir. Haritacılıkta “ölçek”, haritadaki uzaklıkların gerçekteki uzaklıklara oranını gösterir. Yani terim anlamlıdırlar.
d. O, benimle konuşunca kalbim yumuşadı.
Buradaki “yumuşadı” kelimesi, bir şeyin sertliğini kaybetmesi anlamında değil, birinin daha hoşgörülü, anlayışlı veya duygusal hale gelmesi anlamında kullanılmış. Bu kelime burada mecaz anlamda kullanılmıştır. Herhangi bir bilim dalına, sanata veya mesleğe ait özel bir terim değildir.
Sonuç:
A, B ve C seçeneklerinde belirli bir alana ait terim anlamlı kelimeler varken, D seçeneğindeki “yumuşadı” kelimesi mecaz anlamda kullanılmış olup terim anlamlı değildir.
Doğru cevap: d. O, benimle konuşunca kalbim yumuşadı.