4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 100
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 4. sınıf Türkçe öğretmeninim. Gördüğün bu soruları şimdi seninle birlikte adım adım çözeceğiz. Unutma, her sorunun bir çözümü vardır ve önemli olan onu nasıl bulduğunu anlamaktır. Haydi başlayalım!
Görseldeki sorulara baktığımızda, ilk iki sorunun (4. ve 5. sorular) bir metne bağlı olduğunu görüyoruz. Ancak burada o metin bize verilmemiş. Bu durumda, bu soruları metne göre cevaplayamayız. Ama ben sana yine de bu tür soruların nasıl çözüldüğünü ve ne anlama geldiğini anlatacağım ki, karşına böyle bir soru çıktığında ne yapacağını bil. 6. soruyu ise doğrudan cevaplayabiliriz.
4. Fatih’in ve Akşemsettin Hazretleri’nin fiziksel ve kişilik özelliklerini karşılaştırınız.
Sevgili öğrencim,
Bu soruyu cevaplayabilmek için öncelikle Fatih Sultan Mehmet ve Akşemsettin Hazretleri hakkında bir metin okumamız gerekirdi. Çünkü bir metindeki kişilerin özelliklerini, o metni okuyarak anlarız. Bize burada bir metin verilmediği için, bu iki önemli şahsiyetin özelliklerini doğrudan metinden alarak karşılaştıramayız. Ama genel bilgilerimizle veya hayali bir metinden yola çıkarak nasıl karşılaştırabileceğimizi konuşabiliriz.
Bir metin olsaydı:
Adım 1: Metni dikkatlice okurduk.
Adım 2: Fatih Sultan Mehmet’in fiziksel özelliklerini (boyu, kilosu, yüz hatları gibi) ve kişilik özelliklerini (cesur, zeki, kararlı, merhametli gibi) not alırdık.
Adım 3: Akşemsettin Hazretleri’nin de aynı şekilde fiziksel ve kişilik özelliklerini (bilge, mütevazı, yol gösterici, alim gibi) not alırdık.
Adım 4: Son olarak, bu notları karşılaştırarak benzer ve farklı yönlerini yazardık. Örneğin, ikisi de zeki ve kararlı olabilirken, fiziksel özellikleri veya bazı kişilik özellikleri farklılık gösterebilirdi.
Şu an için, bir metnimiz olmadığı için bu karşılaştırmayı yapamıyoruz. Ama önemli olan, böyle bir soruyla karşılaştığında ne yapacağını bilmektir.
5. Metnin hikâye unsurlarını belirleyiniz.
Sevgili öğrencim,
Bu soru da yine bir metne ihtiyaç duyuyor. Hikâye unsurları, bir hikâyeyi oluşturan temel parçalardır. Bunlar;
- Olay: Hikâyede anlatılan ana durum veya yaşanılanlar. Ne oldu?
- Konu: Hikâyenin genel olarak ne hakkında olduğu. Neden bahsediyor?
- Yer: Olayların geçtiği mekân. Nerede geçti?
- Kişiler: Hikâyedeki kahramanlar veya karakterler. Kimler vardı?
- Zaman: Olayların ne zaman yaşandığı. Ne zaman oldu?
Bir metin olsaydı:
Adım 1: Metni baştan sona dikkatlice okurduk.
Adım 2: Metinde “ne oldu?” sorusunun cevabını bularak olayı belirlerdik.
Adım 3: Metnin genel olarak neyden bahsettiğini anlayarak konuyu yazardık.
Adım 4: Olayların geçtiği yerleri (ev, okul, orman, şehir vb.) bulup “Yer” kısmına yazardık.
Adım 5: Hikâyede adı geçen veya önemli rol oynayan kişileri belirleyip “Kişiler” kısmına yazardık.
Adım 6: Olayların sabah mı, akşam mı, geçmişte mi, şimdi mi yaşandığını gösteren ipuçlarını bulup “Zaman” kısmına yazardık.
Şu an bir metnimiz olmadığı için bu unsurları belirleyemiyoruz. Ama sen bu unsurları ve ne anlama geldiklerini artık biliyorsun!
6. Cümlelerde koyu yazılan kelimelerin gerçek anlamda mı yoksa mecaz anlamda mı kullanıldığını yazınız.
Sevgili öğrencim, bu soru çok güzel bir anlam bilgisi sorusu! Kelimelerin bazen gerçek anlamıyla, yani akla gelen ilk anlamıyla kullanıldığını, bazen de farklı bir durumu veya duyguyu anlatmak için başka bir anlamda, yani mecaz anlamda kullanıldığını biliyoruz. Şimdi her bir cümleyi tek tek inceleyelim:
a) Kadir Bey’in bunu bir türlü fark etmemiş olması onu deliye döndürür.
Çözüm:
Buradaki “deliye döndürür” ifadesi, Kadir Bey’in gerçekten aklını kaybettiği, yani deli olduğu anlamına gelmiyor. Bu ifade, onun çok sinirlendiğini, öfkelendiğini veya çaresiz kaldığını anlatmak için kullanılmış. Yani, kelime gerçek anlamından uzaklaşarak farklı bir duyguyu ifade etmiş.
Sonuç: Mecaz anlam
b) Çünkü ıhlamurun kokusunu alıyorum.
Çözüm:
Buradaki “kokusunu alıyorum” ifadesi, burnumuzla bir şeyin kokusunu hissetmek, algılamak demektir. Ihlamurun kokusu da gerçekten alınabilir, yani hissedilebilir. Kelime, akla gelen ilk ve temel anlamıyla kullanılmış.
Sonuç: Gerçek anlam
c) Asıl engelli kim acaba? Beden engelliler mi; yoksa yürek engelliler mi?
Çözüm:
“Yürek” kelimesi, insan vücudundaki kalbimiz anlamına gelir. Ama burada “yürek engelliler” derken, kalbi fiziksel olarak engelli olanlardan bahsedilmiyor. Bu ifade, vicdanı, merhameti, iyiliği eksik olan, duygusal olarak duyarsız kişileri anlatmak için kullanılmış. Yani, kelime gerçek anlamından uzaklaşarak soyut bir durumu ifade etmiş.
Sonuç: Mecaz anlam
d) Pekâlâ, bu kaşağıyı niye kırdın?
Çözüm:
“Kaşağı” kelimesi, atları veya diğer hayvanları temizlemek için kullanılan, genellikle metal veya ahşaptan yapılmış bir araçtır. Bu araç gerçekten kırılabilir. Kelime, akla gelen ilk ve temel anlamıyla kullanılmış.
Sonuç: Gerçek anlam
e) Bu sözlerin ardından oda arkadaşları gibi pişmanlık ateşiyle yandı.
Çözüm:
Buradaki “pişmanlık ateşiyle yandı” ifadesi, kişinin gerçekten bir ateşin içinde yanması anlamına gelmiyor. Pişmanlık, bir duygudur ve fiziksel olarak yakıcı bir ateş değildir. Bu ifade, kişinin yaptığı bir şeyden dolayı çok büyük bir pişmanlık duyduğunu, bu pişmanlığın ona çok acı verdiğini anlatmak için kullanılmış. Yani, kelime gerçek anlamından uzaklaşarak yoğun bir duyguyu ifade etmiş.
Sonuç: Mecaz anlam
Gördün mü sevgili öğrencim, kelimeler ne kadar da farklı anlamlara gelebiliyor! Önemli olan, cümleyi dikkatlice okuyup kelimenin o cümlede ne anlatmak istediğini anlamaya çalışmaktır. Harika iş çıkardık, tebrik ederim!