4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 172
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Bugün size gönderilen soruları birlikte adım adım çözeceğiz. Hiç merak etmeyin, her şeyi en basit ve anlaşılır şekilde açıklayacağım. Hazırsanız başlayalım!
7. ETKİNLİK: a. Metinde geçen “Baba oğluna bir bağ bağışlamış; oğul, babasına bir salkım üzüm vermemiş.” atasözü babalar çocukları için büyük fedakârlıklar yaparlar buna karşı çocukların babaları için gösterecekleri özveri sınırlıdır, anlamındadır. Siz de atasözlerinin yanına anlamını yazınız.
Babası, çocuğa “Yavru kuş, yuvada gördüğünü yapar.” diye nasihat ederdi.
Çözüm:
Canım öğrencilerim, atasözleri bize hayat dersleri veren çok güzel sözlerdir. Şimdi bu iki atasözünün ne anlama geldiğini dikkatlice inceleyelim.
Adım 1: İlk atasözünü anlayalım.
“Baba oğluna bir bağ bağışlamış; oğul, babasına bir salkım üzüm vermemiş.”
Bu atasözü, babaların çocukları için ne kadar çok emek verdiğini, ne kadar büyük fedakârlıklar yaptığını anlatır. Bağışlamak, birine bir şey vermek demektir. Yani baba, oğluna koca bir bağ, yani bir sürü üzüm veren bir yer vermiş. Ama oğul, bu kadar büyük bir iyiliğe karşılık olarak babasına küçücük bir salkım üzüm bile vermemiş. Bu bize şunu gösterir: Bazen büyüklerimiz bize çok şey verir, ama biz onlara karşılık vermekte ya da küçük bir teşekkür bile etmekte eksik kalabiliriz. Demek ki bu atasözü, büyüklerin çocuklarına karşı çok cömert davrandığını, ama çocukların bu cömertliğe her zaman aynı şekilde karşılık vermediğini anlatıyor.
Adım 2: İkinci atasözünü anlayalım.
“Yavru kuş, yuvada gördüğünü yapar.”
Bu atasözü de çok önemli bir gerçeği vurgular. Yavru kuşlar, yuvada anne ve babalarından ne görürlerse, ne öğrenirlerse onu yaparlar, değil mi? İşte çocuklar da böyledir. Evde, okulda, çevresinde büyüklerinden ne görürlerse onu taklit ederler. Eğer büyükleri iyi, dürüst ve çalışkan olursa, çocuklar da öyle olur. Ama kötü davranışlar görürlerse, maalesef onları da taklit edebilirler. Yani bu atasözü, çocukların, anne ve babalarından ya da çevrelerinden gördükleri davranışları örnek aldığını, onları taklit ettiğini anlatır. Bu yüzden, büyükler olarak biz de çocuklarımıza her zaman güzel örnek olmalıyız.
Sonuç:
İlk atasözü, babaların cömertliğini ve çocukların bazen bu cömertliğe karşılık vermekte zorlandığını; ikinci atasözü ise çocukların, büyüklerinden gördüklerini örnek alarak büyüdüğünü anlatır.
b. Cümlelerde koyu yazılmış deyimleri metne kattığı anlamıyla yazınız.
Hem oğluyla hasret gidermeye hem de yeşil bağın içinde dinlenmeye karar verip, yola koyulmuş.
Çözüm:
Şimdi de bu cümlede koyu yazılmış deyimin ne anlama geldiğini bulalım.
Adım 1: Koyu yazılmış deyimi belirleyelim.
Cümledeki koyu yazılmış deyim: “yola koyulmuş“.
Adım 2: Deyimin anlamını düşünelim.
Birisi “yola koyulmuş” dediğimizde, o kişinin bir yere gitmek için hazırlıklarını tamamlayıp hareket etmeye başladığını anlarız. Yani, bir yolculuğa başlamak, yola çıkmak demektir.
Sonuç:
Bu cümlede “yola koyulmuş” deyimi, bir yere gitmek üzere yola çıkmak, yolculuğa başlamak anlamına gelir. Kahramanımız, oğluyla hasretini gidermek ve dinlenmek için yola çıkmış.
8. ETKİNLİK: Bölgenize ait bir efsane anlatınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlikte sizden kendi yaşadığınız bölgeye ait bir efsaneyi anlatmanız isteniyor.
Adım 1: Efsanenin ne olduğunu hatırlayalım.
Efsaneler, halk arasında dilden dile dolaşan, genellikle olağanüstü olayları ve kişileri anlatan eski hikayelerdir. Bazen gerçekle ilgisi olsa da çoğu zaman hayal ürünüdürler ve bir yerin, bir olayın kökenini açıklarlar.
Adım 2: Kendi bölgenizin efsanesini araştırın.
Her bölgenin kendine özgü efsaneleri vardır. Belki bir dağın, bir gölün, bir kalenin ya da bir şehrin kuruluşuyla ilgili bir hikaye duymuşsundur. Annenize, babanıza, dedenize veya ninenize sorarak böyle bir efsane olup olmadığını öğrenebilirsin. Ya da internetten kendi şehrinin efsanelerini araştırabilirsin.
Sonuç:
Ben sana burada belirli bir efsane anlatamam çünkü hangi bölgede yaşadığını bilmiyorum. Ama sen kendi bölgenin en güzel efsanesini bulup, onu kendi cümlelerinle anlatabilirsin. Bu, hem kültürel mirasımızı öğrenmek hem de hayal gücümüzü geliştirmek için harika bir fırsat!
9. ETKİNLİK: a. Tırnak işaretinin (” “) kullanım alanlarını örnekleriyle eşleştiriniz.
Tırnak İşareti (” “)
- 1. Başkasının konuşmasından aktarılan sözler tırnak içine konur.
- 2. Özel olarak vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır.
Örnek A: Öğretmenimiz “kültür” üzerinde durdu.
Örnek B: Babamın “Her zaman dürüst ol.” sözünü hiç unutmam.
Çözüm:
Şimdi de tırnak işaretinin nerede kullanıldığını örneklerle eşleştirelim. Tırnak işaretleri, cümle içinde çok işimize yarayan noktalama işaretlerindendir.
Adım 1: Kullanım alanlarını ve örnekleri dikkatlice okuyalım.
- Birinci kullanım alanı diyor ki: “Başkasının konuşmasından aktarılan sözler tırnak içine konur.” Yani, birinin ağzından çıkan sözleri değiştirmeden doğrudan yazarken tırnak işareti kullanırız.
- İkinci kullanım alanı diyor ki: “Özel olarak vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır.” Yani, bir kelimenin ya da ifadenin dikkat çekmesini, daha önemli olduğunu belirtmek istediğimizde onu tırnak içine alırız.
- Örnek A: “Öğretmenimiz “kültür” üzerinde durdu.”
- Örnek B: “Babamın “Her zaman dürüst ol.” sözünü hiç unutmam.”
Adım 2: Eşleştirmeyi yapalım.
- Örnek B’ye bakalım: “Babamın “Her zaman dürüst ol.” sözünü hiç unutmam.” Burada babasının söylediği sözler, yani başkasının konuşması tırnak içine alınmış. Bu, birinci kullanım alanıyla eşleşiyor.
- Örnek A’ya bakalım: “Öğretmenimiz “kültür” üzerinde durdu.” Burada öğretmenimiz “kültür” kelimesinin üzerinde özellikle durmuş, onu vurgulamak istemiş. Bu da ikinci kullanım alanıyla eşleşiyor.
Sonuç:
-
1. Başkasının konuşmasından aktarılan sözler tırnak içine konur. -> Babamın “Her zaman dürüst ol.” sözünü hiç unutmam.
-
2. Özel olarak vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır. -> Öğretmenimiz “kültür” üzerinde durdu.
b. Siz de tırnak işaretinin kullanım alanına uygun bir cümleler yazınız.
- 1. …………………………………………………………………………
- 2. …………………………………………………………………………
Çözüm:
Harika! Şimdi de tırnak işaretini kullanarak iki farklı cümle yazalım. Birinci cümle başkasının sözünü aktarsın, ikinci cümle ise özel bir kelimeyi vurgulasın.
Adım 1: Başkasının sözünü aktaran bir cümle yazalım.
Bunun için annemizin, babamızın, öğretmenimizin veya bir arkadaşımızın söylediği bir sözü düşünebiliriz.
Örnek cümle: Annem bana her zaman, “Erken yat, erken kalk.” derdi.
Adım 2: Özel bir kelimeyi vurgulayan bir cümle yazalım.
Şimdi de bir kelimenin dikkat çekmesini istediğimiz bir cümle kuralım.
Örnek cümle: Bu hikayede en sevdiğim duygu “arkadaşlık” oldu.
Sonuç:
-
1. Dedem, “Çok çalışırsan başarılı olursun.” diye nasihat etti.
-
2. Kitapta geçen “barış” kelimesi beni çok etkiledi.
Aferin çocuklar! Bütün soruları doğru bir şekilde çözdük ve tırnak işaretinin nerelerde kullanıldığını da çok iyi anladık. Unutmayın, okumak ve yazmak için noktalama işaretlerini doğru kullanmak çok önemlidir. Bir sonraki derste görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!