4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2 Sayfa 165
Merhaba canım öğrencim, bugün seninle Türkçe dersimizdeki bu güzel soruları birlikte çözeceğiz. Hiç merak etme, adım adım ilerleyeceğiz ve her şeyi en güzel şekilde anlayacaksın. Hazırsan başlayalım!
7. a. Sayıları harflerle yazınız.
Bu soruda bizden sayıları yazıya çevirmemizi istiyorlar. Hadi birlikte yapalım:
Adım 1: İlk sayımıza bakalım, 09.05. Bu bir saat dilimi. Saatleri söylerken önce saati, sonra dakikayı söyleriz.
Sonuç:
- 09.05: dokuz sıfır beş
Adım 2: Sıradaki sayı 475. Üç basamaklı bu sayıyı okurken önce yüzler basamağını, sonra onlar ve birler basamağını söyleriz.
Sonuç:
- 475: dört yüz yetmiş beş
Adım 3: Sonraki ifademiz “14 gün”. Burada sayıyı ve ardından “gün” kelimesini yazıyla ifade edeceğiz.
Sonuç:
- 14 gün: on dört gün
Adım 4: Son olarak “3. sınıf” var. Buradaki nokta, “üçüncü” anlamını katıyor. Yani sıra bildiren bir sayı.
Sonuç:
- 3. sınıf: üçüncü sınıf
7. b. Sayıları romen rakamlarıyla yazınız.
Şimdi de sayıları Roma rakamlarıyla yazma zamanı. Roma rakamları, eski Romalıların kullandığı özel rakamlardır. Hadi bakalım:
Adım 1: “İkinci cilt” ifadesini Roma rakamıyla yazacağız. “İkinci” demek, 2 sayısı demek.
Sonuç:
- İkinci cilt: II. cilt
Adım 2: “Yirminci yüzyıl” ifadesini Roma rakamıyla yazacağız. “Yirminci” demek, 20 sayısı demek. 20 sayısını Roma rakamlarıyla yazarken, X harfi 10’u temsil ettiği için iki tane X’i yan yana yazarız.
Sonuç:
- Yirminci yüzyıl: XX. yüzyıl
8. Cümlelerdeki boşluklara yay ayraç içindeki kelimeleri pekiştirmeli kelime olarak yazınız.
Pekiştirmeli kelimeler, bir kelimenin anlamını daha güçlü hale getiren, onu daha vurgulu söylememizi sağlayan kelimelerdir. Genellikle “m”, “p”, “r”, “s” harfleriyle yapılan eklemelerle oluşurlar. Hadi boşlukları dolduralım:
Adım 1: İlk cümlemiz “Bu ışık…………………………………. (mavi)”. “Mavi” kelimesinin pekiştirmeli hali “masmavi”dir.
Sonuç:
- Bu ışık masmavi.
Adım 2: İkinci cümlemiz “Gökyüzü ………………………………. (parlak)”. “Parlak” kelimesinin pekiştirmeli hali “paramparlak”tır.
Sonuç:
- Gökyüzü paramparlak.
Adım 3: Üçüncü cümlemiz “Başaklar ………………………………parlıyordu. (sarı)”. “Sarı” kelimesinin pekiştirmeli hali “sapsarı”dır.
Sonuç:
- Başaklar sapsarı parlıyordu.
9. Paragrafa en uygun başlık hangisi olabilir?
İnsanoğlu, bu dünyanın kendi evi olduğunun farkında değil hala. Ormanları, denizleri, havayı, suyu, her şeyi kirletiyorlar. Doğal olan ne varsa yok ediyorlar. Bir gün gelecek ellerinde hiçbir şey kalmayacak. O zaman ne yapacaklar bakalım?
Bir paragrafa başlık seçerken, paragrafın genel olarak neyden bahsettiğine dikkat etmeliyiz. Bu paragraf, insanların dünyayı nasıl kirlettiğinden, ormanları, denizleri, havayı ve suyu nasıl mahvettiğinden bahsediyor. Yani genel olarak çevrenin kirlenmesinden bahsediyor.
Adım 1: Şıklara tek tek bakalım:
- a. Su kirliliği: Paragraf sadece sudan bahsetmiyor, orman, hava gibi başka şeylerden de bahsediyor.
- b. Hava kirliliği: Bu da sadece havanın kirliliğine odaklanıyor, oysa paragraf daha geniş bir konuyu ele alıyor.
- c. Ormanların yok edilmesi: Bu da sadece ormanlarla ilgili, yeterli değil.
- d. Çevre kirliliği: Bu başlık, paragrafta bahsedilen su, hava, orman gibi tüm kirlilikleri kapsayan genel bir ifade. Paragrafın ana fikrini en iyi anlatan başlık bu.
Sonuç:
Doğru cevap: d. Çevre kirliliği
10. Hikâye haritasında hangi hikâye unsuru yanlış belirtilmiştir?
Bir hikâye haritasında genellikle kahraman, zaman, yer ve olay gibi unsurlar bulunur. Şimdi verilenlere bakalım ve hangisinin yanlış olduğunu bulalım:
- KAHRAMAN: Efe (Bu doğru görünüyor, Efe hikâyenin ana karakteri olabilir.)
- ZAMAN: Yaz mevsimi (Bu da bir zaman dilimi, hikâyenin ne zaman geçtiğini anlatır, doğru olabilir.)
- YER: Sabah (İşte burada bir sıkıntı var gibi! “Sabah” bir yer değil, bir zaman dilimidir. Yer, hikâyenin geçtiği mekânı, yani neresi olduğunu anlatır. Örneğin, ev, okul, orman, deniz kenarı gibi.)
- OLAY: Efe’nin denize gitmesi (Bu da bir olay, hikâyede kahramanın başına gelen ya da yaptığı bir şeyi anlatır, doğru.)
Adım 1: Hikâye unsurlarına tekrar odaklanalım. “Yer” dediğimizde aklımıza bir mekan gelmeli. Mesela “deniz kenarı”, “park”, “ev” gibi. Ama “sabah” bir zaman dilimidir, günün bir bölümünü ifade eder.
Sonuç:
Yanlış belirtilen hikâye unsuru: b. yer
11. Cümlelerin hangisinde “ki” bağlacı doğru yazılmıştır?
“Ki” bağlacının doğru yazılıp yazılmadığını anlamak için, “ki”yi cümleden çıkardığımızda cümlenin anlamının bozulup bozulmadığına bakabiliriz. Eğer anlam bozuluyorsa, “ki” bitişik yazılmalı (ilgi eki veya sıfat yapan -ki), bozulmuyorsa ayrı yazılmalı (bağlaç olan ki). Genellikle bağlaç olan “ki” ayrı yazılır ve bir cümleyi diğerine bağlar. Bir de “ki” eki vardır, o bitişik yazılır. Örneğin “masadaki”, “sendeki” gibi.
Adım 1: Her bir şıkkı inceleyelim:
- a. Işık öyle çokki etrafımı göremiyorum.
- Burada “çokki” kelimesindeki “ki” ayrı yazılmalıydı, çünkü “öyle çok ki” şeklinde iki cümleyi bağlıyor ve “ki”yi çıkardığımızda anlam bozulmuyor: “Işık öyle çok, etrafımı göremiyorum.” olabilirdi.
- b. Gökkuşağı rengarenktiki şaşkına döndük.
- Burada da “rengarenktiki” ifadesinde “ki” yanlış yazılmış. “Gökkuşağı rengarenkti ki” şeklinde ayrı yazılması gerekirdi.
- c. Irmaklarki denize akar.
- “Irmaklarki” kelimesi yanlış. Burada “ırmaklar ki” şeklinde ayrı yazılması gerekirdi.
- d. Güneş öyle bir yıldızdır ki…
- Bu cümlede “ki” bağlacı doğru yazılmış. “Güneş öyle bir yıldızdır” ve “…” (devamı gelecek) iki farklı düşünceyi “ki” ile birbirine bağlıyor. “Ki”yi cümleden çıkardığımızda (“Güneş öyle bir yıldızdır…”) anlam bozulmuyor, sadece vurgu azalıyor.
Sonuç:
Doğru cevap: d. Güneş öyle bir yıldızdır ki…
Aferin sana! Bütün soruları birlikte çözdük. Umarım her şeyi çok güzel anlamışsındır. Takıldığın bir yer olursa bana yine sorabilirsin!