6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 24
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir metin okuyup, bu metinden yola çıkarak kelimelerin ve deyimlerin anlamlarını keşfedeceğiz. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
1. Etkinlik
Metinden alınan aşağıdaki kelime ve kelime gruplarını anlamlarıyla örnekteki gibi eşleştiriniz.
Önce kelimelerimizi ve anlamlarını tek tek inceleyelim, metindeki kullanımlarına dikkat edelim.
tabii: Doğa olan, doğada bulunan, doğal.
Çözüm:
Bu kelime, verilen örnekte zaten eşleştirilmiş.
ayrık otu: Buğdaygillerden yabani bir bitki.
Çözüm:
Metinde doğrudan geçmese de, bu kelimenin anlamı “Buğdaygillerden yabani bir bitki”dir. Bilgimizle eşleştiriyoruz.
bahtiyar: Mutlu.
Çözüm:
Metinde, Nilüfer’in kuğularla konuşurken “Senin de orada mutlu bir hayat yaşayabiliriz.” ifadesi geçiyor. Bahtiyar kelimesi de “mutlu” anlamına gelir. Demek ki bahtiyar, mutlu demekmiş.
cellat: Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse.
Çözüm:
Metinde üvey annenin, Nilüfer’i öldürmek için “bir cellat tuttuğu” söyleniyor. Buradan da cellatın, ölüm cezası verilen kişiyi öldüren görevli olduğunu anlıyoruz.
sultan: (Bu kelimenin verilen anlamlar arasında doğrudan bir karşılığı yoktur.)
Çözüm:
Sevgili öğrencim, soruda verilen kelimeler arasında “sultan” da var. Metinde “sultan” kelimesi “hükümdar, padişah” anlamında kullanılıyor: “Sultan, Nilüfer’in anlattıklarına inandı ve üvey anneyi cezalandırdı.” Ancak, bize verilen anlam listesinde “sultan” kelimesinin anlamına uygun bir seçenek bulunmuyor. Listede 10 kelime, 9 anlam olduğu için bir kelime açıkta kalıyor. Bu kelime “sultan”dır. Listede yer alan “Padişahların erkek çocuklarına verilen san” ise “şehzade” kelimesinin anlamıdır, sultanın değil.
hiddetlenmek: Kızmak, öfkelenmek.
Çözüm:
Metinde üvey annenin, Nilüfer’i kötü göstermek için “Nilüfer nasıl da hiddetlenmiş” dediği bir bölüm var. “Hiddetlenmek” kelimesi burada “çok kızmak, öfkelenmek” anlamında kullanılmış. Yani birinin çok sinirlendiğini anlatıyor.
şehadet etmek: Tanıklıkta bulunmak.
Çözüm:
Metinde doğrudan geçmese de, “şehadet etmek” bir olaya tanık olmak ve bu tanıklığı dile getirmek anlamına gelir. Yani bir şeyin doğru olduğunu söylemek, şahitlik yapmak demektir.
hüküm vermek: İyice düşündükten sonra bir karara varmak.
Çözüm:
Metinde, “Sultan, üvey annenin suçlu olduğuna hüküm verdi.” cümlesi geçiyor. Burada sultan, üvey anneyi dinledikten ve olayı değerlendirdikten sonra bir karara varıyor, yani suçlu olduğuna karar veriyor. “Hüküm vermek” de tam olarak bu anlama geliyor.
şehzade: Padişahların erkek çocuklarına verilen san.
Çözüm:
Metinde, kuğuların gece olunca “birer genç şehzade oldukları” anlatılıyor. Şehzade, padişahın oğullarına verilen özel bir isimdir. Yani padişah çocuklarına, prenslerine verilen addır.
icra olunmak: Uygulanmak.
Çözüm:
Metinde doğrudan geçmese de, “icra olunmak” bir kararın, bir emrin veya bir görevin yerine getirilmesi, uygulanması demektir. Örneğin, bir karar “icra olundu” denildiğinde, o kararın uygulandığı anlaşılır.
gaip: Görünmez âlem.
Çözüm:
Üvey anne, Nilüfer’den “gaip âleminden su getirmesini” istiyor. Burada “gaip âlemi”, kimsenin göremediği, bilinmeyen, görünmez bir yer anlamına geliyor. Yani “görünmez âlem” ifadesiyle eşleşiyor.
—
2. Etkinlik
Okuduğunuz metinde yer alan aşağıdaki deyimlerin anlamlarını metinden hareketle tahmin ediniz.
Şimdi de deyimlerimize bakalım. Deyimler, genellikle birden fazla kelimeden oluşan ve kendine özgü bir anlam taşıyan söz gruplarıdır. Anlamlarını metindeki kullanımlarından yola çıkarak bulacağız.
arkasına düşmek
Çözüm:
Tahminim: Birini takip etmek, peşinden gitmek, eşlik etmek.
Açıklama: Metinde Nilüfer’in gaip aleminden su getirmeye giderken, “Kuğular da onun arkasına düştüler.” cümlesi geçiyor. Kuğuların Nilüfer’i yalnız bırakmadığını, ona eşlik ettiğini ve onu korumak için peşinden gittiğini anlıyoruz. Yani “arkasına düşmek”, birinin peşinden gitmek, onu takip etmek ve bu hikayede olduğu gibi ona destek olmak, onu korumak için yanında olmak anlamında kullanılmış.
etrafını almak
Çözüm:
Tahminim: Bu deyim, okuduğumuz metinde doğrudan geçmiyor.
Açıklama: Sevgili öğrencim, “etrafını almak” deyimi, birini çepeçevre kuşatmak, sarmak veya bir durumun etrafını çevirmek anlamına gelir. Ancak, metinde bu deyim açıkça kullanılmamıştır. Soruda “metinden hareketle tahmin ediniz” dendiği için, metinde yer almayan bir deyimin anlamını metinden yola çıkarak tahmin etmemiz mümkün değildir. Bu yüzden, bu deyimin metinde yer almadığını belirtmeliyiz.
Eğer metinde olsaydı ve kuğuların Nilüfer’i korumak için etrafını sardığı gibi bir durumda kullanılsaydı, “korumak için çevresini sarmak” anlamına gelebilirdi. Ama dediğim gibi, metnimizde bu deyim yok.