6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 75
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, Milli Mücadele ve Atatürk konulu metinler üzerinden çok güzel ve önemli etkinlikler yapacağız. İkinci görseldeki şiiri ve bilgileri dikkatlice okuyarak birinci görseldeki soruları adım adım, hep birlikte çözelim. Haydi bakalım, kalemleriniz ve defterleriniz hazırsa başlayalım!
4. Etkinlik
a) Şiirden alınan aşağıdaki kelimeler hangi kelimelerin birleşmesiyle oluşmuştur? Belirleyiniz.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, “Bilgi Kutusu”nda da gördüğümüz gibi, iki ya da daha çok kelimenin bir araya gelerek yeni bir anlam oluşturmasına “birleşik kelime” diyoruz. Şimdi verilen kelimeleri inceleyelim:
-
Çanakkale: Bu kelime, “çanak” ve “kale” kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Çanak şeklindeki bir kaleyi ifade eder ve tarihi bir şehrimizin adıdır.
-
Karadeniz: Bu kelime, “kara” ve “deniz” kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Rengi veya konumu itibarıyla “kara” olarak adlandırılan özel bir denizi ifade eder.
-
Anadolu: Bu kelime, Türkçe kökenli bir birleşik kelime değildir. Kökeni Eski Yunancaya dayanır ve “güneşin doğduğu yer” anlamına gelen bir kelimeden türemiştir. Bu yüzden onu diğerleri gibi parçalara ayırıp Türkçe birleşik kelime olarak düşünemeyiz.
b) İçinde birleşik kelime bulunan beş cümle yazınız.
Çözüm:
Şimdi de içinde birleşik kelime geçen beş farklı cümle kuralım. Unutmayın, birleşik kelimeler yeni bir anlam oluşturur:
-
Adım 1: İlk cümlemizde “Çanakkale” kelimesini kullanalım.
Dedem, Çanakkale Savaşı’nda cephede kahramanca savaşmış.
-
Adım 2: İkinci cümlemizde “Karadeniz” kelimesini kullanalım.
Yaz tatilinde ailemle Karadeniz‘in yemyeşil yaylalarını gezdik.
-
Adım 3: Üçüncü cümlemizde “gökkuşağı” kelimesini kullanalım.
Yağmurdan sonra gökyüzünde rengarenk bir gökkuşağı belirdi.
-
Adım 4: Dördüncü cümlemizde “Ayakkabı” kelimesini kullanalım.
Yeni aldığım ayakkabılar çok rahatmış.
-
Adım 5: Beşinci cümlemizde “gecekondu” kelimesini kullanalım.
Şehrin kenarında birçok gecekondu ev vardı.
5. Etkinlik
Aşağıdaki soruları okuduğunuz şiirden hareketle yanıtlayınız.
1. Şair, şiirde Kurtuluş Savaşı kahramanlarından hangilerinin adlarını hatırlatmaktadır?
Çözüm:
Şiiri dikkatlice okuduğumuzda, şairin Kurtuluş Savaşı’mızın ölümsüz kahramanlarından bazılarını anlattığını görüyoruz. Şiirde geçen isimler şunlardır:
-
Mustafa Kemal: Zaten şiirin ana kahramanı ve başrolü.
-
Mehmetçik: Çanakkale’de savaşan tüm Türk askerlerine verilen genel bir isimdir ve onların kahramanlığını temsil eder.
-
Nene Hatun: Erzurum’da Rus işgaline karşı cesurca direnen Türk kadını.
-
Sütçü İmam: Maraş’ta Fransız işgaline karşı ilk kurşunu sıkan ve direnişi başlatan kahramanımız.
Ayrıca şiirde “Anafartalar’da kartal” ve “Antep önlerinde şahin” gibi ifadelerle Mustafa Kemal’in Anafartalar’daki başarıları ve Antep’in kahramanlık mücadelesi de anımsatılmıştır.
2. Şair “Erzurum’u, Sivas’ı benden sorun.” dizesiyle bu iki ilin hangi ortak yönünü hatırlatmaktadır?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, şiirde geçen “Erzurum’u, Sivas’ı benden sorun.” dizesi, bu iki şehrin Milli Mücadele tarihimizdeki çok önemli bir ortak yönünü vurgular. Bu şehirler, Kurtuluş Savaşı’mızın planlandığı, kararların alındığı, Türk milletinin bağımsızlık azminin tüm dünyaya haykırıldığı kongrelerin yapıldığı yerlerdir. Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi, ulusal egemenliğe dayalı yeni bir devletin temellerinin atıldığı, yol haritasının çizildiği çok kritik buluşmalara ev sahipliği yapmıştır.
3. Şiirdeki “Erin, Bandırma Vapuru’nun güvertesinde…” dizesindeki Bandırma Vapuru’nun Kurtuluş Savaşı’ndaki yeri ve önemi nedir?
Çözüm:
“Erin, Bandırma Vapuru’nun güvertesinde…” dizesi, Kurtuluş Savaşı’mızın en önemli başlangıç noktalarından birini işaret eder. Bandırma Vapuru, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını 19 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Samsun’a taşıyan o tarihi gemidir. Bu yolculuk, Atatürk’ün Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’yi başlatması için atılan ilk adımdır. Yani Bandırma Vapuru, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden yeşerdiği bir yolculuğun sembolüdür. Bu vapur olmasaydı, Kurtuluş Savaşı’mızın başlangıcı belki de çok farklı olabilirdi.
4. Şairin, Mustafa Kemal’i bir çınara benzetmesinin nedeni nedir?
Çözüm:
Bu soruya cevap verirken şiiri bir kez daha dikkatlice okuyalım sevgili çocuklar. Şiiri baştan sona incelediğimizde, şairin Mustafa Kemal’i doğrudan “bir çınara” benzeten bir ifade kullanmadığını görüyoruz. Şair, Mustafa Kemal’i “kartal,” “şahin” gibi güçlü ve özgür hayvanlara benzetmiş, onu Van Gölü’nün maviliği, Kars Kalesi’nin ihtişamı, Karadeniz’in hırçın dalgaları ve Anadolu’nun dağları, denizleri gibi ülkenin doğal güzellikleri ve gücüyle özdeşleştirmiştir. Ancak şiirde “çınar” benzetmesi yer almamaktadır. Belki bu soru, bizim metni ne kadar dikkatli okuduğumuzu ölçmek için sorulmuştur.
5. Şaire göre Mustafa Kemal en çok neyi söylemekten gurur duymaktadır?
Çözüm:
Şiirin en başında ve çeşitli yerlerinde tekrarlanan o güçlü dizeye dikkat ettiniz mi? “Ben Mustafa Kemal’im!” Bu dize, şairin ağzından Mustafa Kemal’in en çok gurur duyduğu şeyi açıkça ortaya koyuyor. Şair, Mustafa Kemal olarak konuşarak, Çanakkale’den Antep’e, Nene Hatun’dan Sütçü İmam’a, Erzurum’dan Sivas’a kadar tüm vatanın ve mücadelenin kendisi olduğunu ifade ediyor. Yani Mustafa Kemal, Türk milletinin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesini, vatan sevgisini ve bu mücadelenin lideri olmayı söylemekten, hissetmekten en çok gurur duymaktadır. O, bütün bir vatanın ve onun kahramanlık destanının ta kendisidir.
6. Etkinlik
Kurtuluş Savaşı’nı anlatan fotoğrafları sınıfta paylaşınız. Bu fotoğraflardan hareketle hürriyet ve istiklal kavramlarının ülkemiz için önemini açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, Kurtuluş Savaşı’nı anlatan fotoğraflara baktığımızda, o dönemin zorluklarını, yokluklarını ama aynı zamanda Türk milletinin eşsiz direnişini ve azmini görürüz. Yıpranmış askerler, cephedeki kadınlar, çocuk yaşta mermi taşıyan kağnılar… Her bir fotoğraf, bir destanın sessiz şahididir.
Bu fotoğraflardan yola çıkarak “hürriyet” ve “istiklal” kavramlarının ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu şöyle açıklayabiliriz:
-
Hürriyet (Özgürlük): Hürriyet, istediğin gibi yaşamak, düşüncelerini özgürce ifade etmek, kendi kararlarını kendin vermek demektir. Kurtuluş Savaşı’nda halkımız, başkalarının egemenliği altında yaşamayı reddetti. Kendi topraklarında, kendi bayrağı altında özgürce yaşama arzusuydu bu. Fotoğraflardaki yorgun ama kararlı yüzler, bu hürriyet aşkının en güzel kanıtıdır. Onlar, esaret zincirlerini kırmak için canlarını feda etmeye hazırdılar çünkü hürriyet, bir milletin onurudur.
-
İstiklal (Bağımsızlık): İstiklal ise, bir devletin başka bir devlete bağlı olmadan, kendi yönetimini ve geleceğini kendi başına belirleyebilmesi demektir. Kurtuluş Savaşı’ndan önceki dönemde ülkemiz işgal altındaydı, egemenlik haklarımız kısıtlanmıştı. Kurtuluş Savaşı, tam da bu bağımsızlığı geri kazanmak için yapıldı. Fotoğraflardaki her bir mücadele anı, “Ya İstiklal Ya Ölüm!” parolasının bir yansımasıydı. Çünkü bağımsızlık olmadan bir milletin varlığını sürdürmesi, kendi kültürünü ve kimliğini koruması mümkün değildir. Bir devletin bağımsız olması demek, kendi kararlarını kendi vermesi, başka devletlerin baskısı altında kalmaması demektir. Bu da bir ülkenin güçlü ve onurlu yaşamasının temelidir.
Kısacası, Kurtuluş Savaşı’mız, hürriyet ve istiklal uğruna verilmiş büyük bir mücadeledir. Bugün bağımsız bir ülkede, özgür bireyler olarak yaşayabiliyorsak, bunu o günkü kahramanlarımızın azmine ve fedakârlığına borçluyuz. Bu yüzden hürriyet ve istiklal, bizim için sadece kelimeler değil, kanla yazılmış, uğruna canlar verilmiş kutsal değerlerdir. Onları her zaman korumalı ve yaşatmalıyız.
Aferin çocuklar, bu etkinliği de başarıyla tamamladık! Harikasınız!