6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 42
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle çok güzel ve öğretici bir Türkçe etkinliği yapacağız. Bana gönderilen metni ve soruları dikkatlice inceledim. Şimdi adım adım bu soruları birlikte çözelim ve her birini neden öyle cevapladığımızı anlayalım. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak ve doğru yorumlamak Türkçe dersinin en önemli kısımlarından biridir!
2. Etkinlik
a) Okuduğunuz metin hangi türde yazılmıştır?
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, metni dikkatlice okuduğumuzda yazarın Helsinki şehrini gezdiğini, oradaki izlenimlerini, gördüklerini ve hissettiklerini anlattığını fark ediyoruz. Yazar, şehri kendi gözünden betimliyor, kişisel yorumlarını katıyor (“Burası bir şehir değil, bir çiçek bahçesi…”, “öyle şık, temiz öyle terbiyeli ki…”). Bir yazarın gezdiği, gördüğü yerleri kendi bakış açısıyla anlattığı yazılara gezi yazısı ya da diğer adıyla seyahatname denir. Bu metin de tam olarak bir gezi yazısıdır.
Sonuç: Metin, gezi yazısı türünde yazılmıştır.
b) Metnin türünü nasıl belirlediğinizi metinden örneklerle açıklayınız.
Çözüm:
Bir metnin türünü belirlerken, metnin içeriğine, yazarın anlatım biçimine ve kullandığı dile bakarız. Bu metinde gezi yazısı olduğunu anlamamızı sağlayan bazı önemli ipuçları var:
- Yazarın gezdiği bir yeri anlatması: Metin, “Helsinki’yi dolaşıyoruz.” cümlesiyle başlıyor. Bu ifade, yazarın bir yerde bulunduğunu ve o yeri gezdiğini açıkça gösteriyor. Gezi yazılarının temel özelliği budur.
- Kişisel izlenim ve yorumlar: Yazar, Helsinki’yi sadece olduğu gibi anlatmakla kalmıyor, kendi duygularını ve düşüncelerini de katıyor. Örneğin, “Burası bir şehir değil, bir çiçek bahçesi…” veya “Evler, oteller, lokantalar, dükkânlar hep bir yeşil dekor içinde.” cümleleri, yazarın kişisel bakış açısını yansıtır. Bu tür öznel yorumlar gezi yazılarında sıkça görülür.
- Betimleyici (tasvir edici) anlatım: Metinde, “beyaz boyalı kanepeler, koltuklar”, “yemyeşil şimşir ağaçları”, “kocaman bahçe şemsiyeleri” gibi ifadelerle gezilen yerin görsel özellikleri ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Yazar, okuyucunun zihninde bir resim canlandırmaya çalışır. Bu da gezi yazılarının önemli bir özelliğidir.
- Gözlemlere yer verilmesi: Yazar, “Burada genç, yaşlı, çocuk, isteyen oturup dinleniyor, okuyor, güneşleniyor.” cümlesiyle o yerdeki insanları ve onların yaptıklarını gözlemlediğini aktarıyor. Gezi yazıları, yazarın bizzat yaptığı gözlemlere dayanır.
Bu özellikler sayesinde, okuduğumuz metnin bir gezi yazısı olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz. Yazarın kişisel deneyimini ve bakış açısını bizlerle paylaştığını görüyoruz.
Sevgili öğrencilerim, ikinci görselde “2. Etkinlik” başlığı altında bir de “HAZIRLIKLI KONUŞMA KONTROL LİSTESİ” bölümü var. Ancak bu bölüm, okuduğumuz metinden cevaplamamız gereken bir soru değil, sizin yapacağınız bir konuşmayı değerlendirmenize yönelik bir etkinliktir. Bu nedenle, bu kontrol listesini doldurma kısmını şimdilik geçiyoruz.
5. Etkinlik
a) Aşağıda metinden alınan bir paragraf verilmiştir. Bu paragrafta yer alan cümleleri inceleyiniz. Yazarın kendi düşüncesi olan cümlelerin altını çiziniz, herkesçe bilinen gerçeklerin anlatıldığı cümleleri ise farklı renkte bir kalemle belirgin hâle getiriniz.
Çözüm:
Bu etkinlikte, metindeki cümlelerin öznel (yazarın kendi düşüncesi) mi yoksa nesnel (herkesçe bilinen, kanıtlanabilir gerçek) mi olduğunu ayırmamız isteniyor. “Bilgi Kutusu” bize bu konuda çok yardımcı oldu! Öznel cümlelerin altını çizeceğim, nesnel cümleleri ise vurgulu bir şekilde yazarak belirginleştireceğim.
Paragrafı inceleyelim:
- Helsinki’yi dolaşıyoruz. (Bu cümle kanıtlanabilir, yazarın orada olup olmadığını kontrol edebiliriz.)
- Burası bir şehir değil, bir çiçek bahçesi… (Bu yazarın kişisel görüşü, ben burayı bir çiçek bahçesi gibi görmeyebilirim.)
- Evler, oteller, lokantalar, dükkânlar hep bir yeşil dekor içinde. (Buradaki “bir yeşil dekor içinde” ifadesi yazarın yorumu, herkes aynı şekilde görmeyebilir.)
- Bahçeler, parklar eksik değil. (Bu bir gözlem, doğruluğu kanıtlanabilir.)
- Ağaçların altında, yolların kenarında beyaz boyalı kanepeler, koltuklar var. (Bu bir gözlem, varlığı kanıtlanabilir.)
- Burada genç, yaşlı, çocuk, isteyen oturup dinleniyor, okuyor, güneşleniyor. (Bu bir gözlem, doğruluğu kanıtlanabilir.)
- Sokakların ortasındaki bahçeler içinde lokantalar var. (Bu bir gözlem, varlığı kanıtlanabilir.)
- Yemyeşil şimşir ağaçlarının kenarında, kocaman bahçe şemsiyelerinin altına konmuş masalarda yemek yeniyor. (Bu bir gözlem, doğruluğu kanıtlanabilir.)
- Buralarda iş gören genç kızlar öyle şık, temiz öyle terbiyeli ki en iyi yetişmiş ev kızları da bu kadar olabilir. (Burada “öyle şık, temiz, terbiyeli” ve “en iyi yetişmiş ev kızları da bu kadar olabilir” ifadeleri yazarın kişisel değerlendirmesi ve görüşüdür.)
- Önlerine taktıkları şık, pırıl pırıl keten önlükler bile insanı kendisine çekiyor. (Buradaki “insanı kendisine çekiyor” ifadesi yazarın kişisel duygu ve yorumudur, herkes aynı şeyi hissetmeyebilir.)
b) Yukarıdaki paragraf dışında metinde yer alan öznel ve nesnel cümlelere örnekler belirleyiniz ve uygun başlığın altına yazınız.
Çözüm:
Sevgili gençler, soruda “yukarıdaki paragraf dışında” denmiş ancak bize verilen metin sadece bu paragraftan ibaret. Bu nedenle, aynı paragraf içinden, bir önceki soruda altını çizdiğimiz veya belirginleştirdiğimiz cümlelerden farklı, yeni örnekler bulmaya çalışacağım. Eğer yeni örnek bulamazsam, o zaman paragrafın sınırlı olduğunu belirtip en uygun olanları tekrar yazacağım. Neyse ki, paragrafımızda yeterince farklı örnek bulunuyor!
Şimdi gelin, paragraftan başka öznel ve nesnel cümleler bulup yazalım:
NESNEL CÜMLELER
-
Ağaçların altında, yolların kenarında beyaz boyalı kanepeler, koltuklar var.
(Bu cümle, varlığı gözlemle kanıtlanabilen bir durumu ifade ediyor.)
-
Sokakların ortasındaki bahçeler içinde lokantalar var.
(Bu cümle de aynı şekilde, gözlemle doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanabilir bir bilgidir.)
-
Yemyeşil şimşir ağaçlarının kenarında, kocaman bahçe şemsiyelerinin altına konmuş masalarda yemek yeniyor.
(Bu cümle, bir eylemi ve ortamı tarafsız bir şekilde betimliyor, herkes tarafından görülebilir.)
ÖZNEL CÜMLELER
-
Burası bir şehir değil, bir çiçek bahçesi…
(Bu cümle, yazarın Helsinki hakkındaki kişisel izlenimini ve benzetmesini ifade ediyor, herkes aynı şeyi düşünmeyebilir.)
-
Buralarda iş gören genç kızlar öyle şık, temiz öyle terbiyeli ki en iyi yetişmiş ev kızları da bu kadar olabilir.
(Yazarın genç kızlar hakkındaki kişisel beğenisi ve değerlendirmesi, bir kıyaslama içeriyor.)
-
Önlerine taktıkları şık, pırıl pırıl keten önlükler bile insanı kendisine çekiyor.
(Bu cümle, yazarın kişisel etkilenimini ve önlükler hakkındaki beğenisini dile getiriyor, “çekici” olması kişisel bir yorumdur.)