6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 111
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün sana gönderdiğim görseldeki soruları birlikte çözeceğiz. Özellikle ikinci görseldeki metni dikkatlice okuyarak birinci görseldeki soruyu cevaplamamız istenmiş. Ancak birinci görseldeki 10. Etkinlik sorusuna dikkatli baktığımızda, bu sorunun Hacivat ve Karagöz karakterleriyle ilgili yaratıcı bir düşünme sorusu olduğunu görüyoruz. İkinci görseldeki metin ise Nasrettin Hoca’nın âlimlerle olan bir fıkrasını anlatıyor. Gördüğün gibi, bu iki konu birbiriyle doğrudan ilişkili değil. Bu yüzden, 10. Etkinlik’teki soruyu ikinci görseldeki Nasrettin Hoca fıkrasından direkt bir cevap bularak çözemeyiz.
Ama hiç endişelenme! Ben sana bu tür yaratıcı sorulara nasıl yaklaşman gerektiğini adım adım anlatacağım. Sanki bu soruyu sana ben sormuşum gibi hayal edip kendi düşüncelerini yazmanı isteyeceğim. Unutma, bu soruda önemli olan senin hayal gücün ve karakterleri ne kadar iyi tanıdığın.
Şimdi 10. Etkinlik’teki soruya bakalım:
10. Etkinlik
Hacivat şifalı ot aramak için kırlara değil de Karagöz ile birlikte aktara gitseydi neler olurdu? Düşüncelerinizi aşağıya yazınız.
Sevgili öğrencim, bu soru senden hayal gücünü kullanmanı ve Hacivat ile Karagöz’ün maceralarına yeni bir yön vermeni istiyor. Normalde Hacivat şifalı otları kırlardan toplamak ister, Karagöz de ona eşlik eder. Ama burada bir değişiklik yapmamız istenmiş: Kırlara gitmek yerine bir aktara, yani baharatçıya gitmişler. Düşünelim bakalım, böyle bir durumda neler yaşanabilirdi?
Adım adım düşünelim:
-
Adım 1: Karakterleri Hatırlayalım
Öncelikle Hacivat ve Karagöz’ün özelliklerini kısaca hatırlayalım. Hacivat biraz daha bilgili, görgülü, kurallara uyan, bazen de kurnaz biri. Karagöz ise daha saf, dobra, bazen yanlış anlayan, patavatsız ama aynı zamanda komik bir karakter. Bu özellikleri onların aktarda nasıl davranacaklarını şekillendirecek.
-
Adım 2: Mekanı Değerlendirelim (Aktar)
Aktar nasıl bir yerdir? Genellikle birçok farklı kokunun olduğu, raflarda çeşit çeşit otların, baharatların, bitkisel ilaçların bulunduğu bir dükkân. Aktarlar genellikle bilgili kişilerdir, hangi otun neye iyi geldiğini bilirler.
-
Adım 3: Neden Aktara Gittiler?
Soruya göre, şifalı ot aramak için gitmişler. Demek ki bir rahatsızlık var veya birine şifa bulmaya çalışıyorlar.
-
Adım 4: Olası Senaryoları Düşünelim
Şimdi Hacivat ve Karagöz’ü bu aktar dükkânında hayal edelim:
- Hacivat, aktara çok kibar ve düzgün bir şekilde derdini anlatmaya çalışır, hangi otu aradığını tarif ederdi. Belki de aktarın bilgisine hayran kalır, ona sorular sorardı.
- Karagöz ise aktar dükkânının kokularından rahatsız olabilir, hapşırmaya başlayabilir veya “Bu ne biçim yer, her yer toz toprak!” gibi komik tepkiler verebilirdi.
- Hacivat’ın aradığı otun adını yanlış anlayıp, aktardan bambaşka bir şey isteyebilir, ortalığı karıştırabilirdi. Örneğin, “böbrek taşı” için ot isterken “taş börek” isteyebilir, aktarı şaşırtabilirdi.
- Aktar, Hacivat’a bir otun faydalarını anlatırken, Karagöz araya girip o otun hiç de işe yaramadığını veya başka bir şeye iyi geldiğini iddia ederek aktarı ve Hacivat’ı sinirlendirebilirdi.
- Belki de Karagöz, raflardaki otları karıştırır, yanlış otları birbirine katar veya üzerine devirir, ortalığı dağıtırdı.
- Aktar, onlara otları tartarken Karagöz, “Ne biçim tartı bu, hile var bunda!” diye şikayet edebilir, fiyat konusunda pazarlık yapmaya çalışabilir, Hacivat’ı utandırabilirdi.
- Sonunda Hacivat aradığı şifalı otu bulsa bile, Karagöz’ün yaptığı bir sakarlık ya da yanlış anlama yüzünden otlar yere dökülebilir veya yanlış bir ot alıp eve dönebilirlerdi.
-
Adım 5: Sonucu Yazalım
Bu düşüncelerimizi bir araya getirerek bir hikaye taslağı oluşturabiliriz. Önemli olan, karakterlerin özelliklerini ve mekanın (aktarın) atmosferini göz önünde bulundurarak eğlenceli ve mantıklı (kendi iç mantığında) bir senaryo yazmak. Bu, senin hayal gücüne kalmış bir görev. Öğretmenin bu soruda senin ne kadar yaratıcı olduğunu görmek isteyecektir.
Örnek Bir Çözüm Taslağı:
Hacivat, uzun zamandır süregelen baş ağrısı için şifalı bir ot arayışındaydı. Kırlara gitmek yerine, Karagöz’ü de yanına alıp şehrin en meşhur aktarına gitmeye karar verdi. Aktar dükkanına girdiklerinde Hacivat, etrafı saran yoğun bitki kokularından etkilenmiş, “Aman efendim, ne hoş kokular, burası adeta bir şifa bahçesi!” diye etrafına bakınmaya başlamıştı. O sırada Karagöz, burnunu tutarak “Uğğğ, bu ne yahu! Sanki bütün baharatları bir araya toplamışlar da üstüne de bir kedi işemiş gibi kokuyor!” diye mırıldanıyordu.
Hacivat, aktar efendiye kibarca derdini anlatmaya başladı: “Efendim, başımda bir ağrı var ki sormayın gitsin. Kırlarda bulamadığım bir ot varmış, sizde bulunur mu dersiniz?” Aktar efendi, Hacivat’ı dinlerken Karagöz, raflardaki rengarenk otlara uzanmaya çalışıyor, bir yandan da “Şu ot, kurabiye otuna benziyor, tadı da güzel midir acaba?” diye mırıldanıyordu. Aktar, Hacivat’a “Efendim, sizin derdinize en iyi gelecek ot, ‘Melisa’dır. Sakinleştirir, baş ağrısına iyi gelir,” der demez Karagöz atıldı: “Ne Melisa’sı yahu! Bizim komşunun kızı Melisa var, o da baş ağrısı yapıyor herkese!”
Hacivat, Karagöz’e kızgın bir bakış atarken aktar efendi gülümseyerek “Hayır Karagöz’üm, o Melisa değil, bu bir bitki. Mis gibi kokar, çayını yaparsın, rahatlarsın,” dedi. Karagöz, inanmamış bir şekilde “Çayını mı? Ben demli severim, demli demli yapınca Melisa daha mı iyi olur?” diye sordu. Aktar efendi, sabırla Melisa’nın nasıl kullanılacağını anlattı. Tam otu tartarken Karagöz’ün eli çarptı ve Melisa otları yerlere saçıldı. “Eyvah! Melisa kaçtı!” diye bağırdı Karagöz. Hacivat, alnına vurarak derin bir iç çekti. Aktar efendi ise ne yapacağını şaşırmıştı. Sanırım Hacivat’ın baş ağrısı geçmek yerine daha da artmıştı!
Gördüğün gibi sevgili öğrencim, bu tür sorularda hayal gücümüzü kullanarak karakterleri ve mekanı bir araya getirip eğlenceli bir hikaye oluşturabiliriz. Önemli olan, karakterlerin özelliklerini bozmadan, onlara yakışır durumlar yaratmak.
Umarım bu açıklama sana yardımcı olmuştur. Başarılar dilerim!