6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 14
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizdeki etkinlikleri ve gelecek dersimize hazırlık çalışmalarını birlikte inceleyeceğiz. Hazır mısınız? Hadi başlayalım!
Öncelikle, karşımızdaki soruların bazıları sizin sınıf içinde yapacağınız etkinlikler, bazıları ise metin okuma ve araştırma gerektiren ödevler. Ben size bu etkinlikleri nasıl yapacağınızı, nelere dikkat etmeniz gerektiğini tek tek anlatacağım. Metin okuma gerektiren kısımlarda ise metin elimizde olmadığı için genel bir yol haritası çizeceğim, sanki o metni okumuşuz gibi düşüneceğiz.
***
5. Etkinlik
Hediye-yi ilk kabul eden talebenin yerinde siz olsaydınız verilen hediye-yle ne yapar-dınız?
Çözüm:
Bu soru, aslında sizin hayal gücünüzü ve empati yeteneğinizi ölçen bir soru. Yani, kendinizi o öğrencinin yerine koyup düşüneceksiniz. Verilen hediye ne olursa olsun, birisi size bir hediye verdiğinde ne hissedersiniz ve o hediyeyi nasıl değerlendirirsiniz?
Adım 1: Empati kurmak. Öncelikle “talebe” kelimesinin öğrenci anlamına geldiğini hatırlayalım. Yani, siz de bir öğrencisiniz. İlk kabul eden öğrenci siz olsaydınız, size verilen bir hediyeye karşı nasıl bir tutum sergilerdiniz?
Adım 2: Hediyenin değerini düşünmek. Bir hediye sadece maddi değeriyle değil, manevi değeriyle de önemlidir. Size verilen bir hediyenin arkasındaki düşünceyi, inceliği ve sizi mutlu etme isteğini göz önünde bulundurun.
Adım 3: Kendi cevabınızı oluşturmak. Bu tamamen size kalmış bir cevap. Belki hediyeyi çok beğenir, saklardınız. Belki başkalarıyla paylaşırdınız. Belki de bir ihtiyacı olan birine verirdiniz. Önemli olan, bu hediyeye karşı nasıl bir tavır sergileyeceğinizi samimi bir şekilde ifade etmeniz.
Örnek Cevap:
Eğer ilk kabul eden öğrenci ben olsaydım, öncelikle bu hediyeyi bana veren kişiye teşekkür ederdim. Hediyeleşmek çok güzel bir davranıştır ve bana verilen bu hediyenin bir incelik olduğunu düşünürdüm. Hediyenin ne olduğuna bağlı olarak onu değerlendirirdim. Eğer bir eşya ise, onu özenle kullanır ve saklardım. Eğer bir yiyecek veya içecek ise, belki sınıf arkadaşlarımla veya ailemle paylaşarak bu mutluluğu çoğaltmak isterdim. Sonuçta, bana verilen bir değeri ve sevgiyi temsil ettiği için ona çok iyi bakardım.
***
6. Etkinlik
Öğretmeninizin hazırlıksız konuşma yöntemiyle ilgili açıklamalarını dikkatle dinleyiniz. Ardından cömertlik, yardımseverlik, dostluk konularından birini seçiniz ve seçtiğiniz konuyla ilgili hazırlıksız konuşma yapınız.
- Konuşmanız sırasında beden dilinizi etkili bir şekilde kullanmaya dikkat ediniz.
Çözüm:
Bu etkinlik, sınıf içinde yapacağımız, sizin konuşma ve kendini ifade etme becerilerinizi geliştirmeye yönelik bir çalışma. Ben size şimdi bu etkinliği nasıl yapacağınızı adım adım anlatacağım.
Adım 1: Öğretmeni dinlemek. Öncelikle ben size “hazırlıksız konuşma”nın ne olduğunu, nasıl yapıldığını, nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatacağım. Bu açıklamaları çok dikkatli dinlemeniz gerekiyor. Çünkü konuşmanızda bu bilgileri kullanacaksınız.
Adım 2: Konu seçimi. Birlikte “cömertlik”, “yardımseverlik” ve “dostluk” konularını görüyoruz. Bu üç konudan size en yakın geleni, hakkında daha çok fikir yürütebileceğinizi düşündüğünüz birini seçeceksiniz. Belki cömertlikle ilgili bir anınız vardır, ya da dostluğun sizin için ne kadar önemli olduğunu anlatmak istersiniz.
Adım 3: Hazırlıksız konuşma yapmak. Konuyu seçtikten sonra, sıra size geldiğinde düşüncelerinizi toparlayıp konuşmaya başlayacaksınız. Hazırlıksız konuşma demek, önceden bir metin yazıp ezberlemek demek değildir. O an aklınıza gelenleri, duygu ve düşüncelerinizi doğal bir şekilde ifade etmektir. Konuşurken şunlara dikkat edin:
- Göz teması: Sınıftaki arkadaşlarınızla ve benimle göz teması kurmaya çalışın. Bu, söylediklerinizin daha etkili olmasını sağlar.
- Ses tonu: Çok kısık ya da çok yüksek sesle konuşmaktan kaçının. Herkesin sizi duyabileceği, anlaşılır bir ses tonu kullanın.
- Beden dili: İşte bu çok önemli! El kol hareketleriniz, duruşunuz, mimikleriniz konuşmanızı desteklemeli. Mesela, bir şeyi vurgulamak istediğinizde elinizi kullanabilirsiniz. Utangaç bir şekilde yere bakmak yerine, kendinize güvenli bir duruş sergilemeye çalışın. Sakın unutmayın, beden dilimiz bazen kelimelerden daha çok şey anlatır!
- Akıcılık: Konuşurken çok fazla duraksamadan, düşüncelerinizi birbiriyle bağlantılı bir şekilde ifade etmeye çalışın. Takılırsanız panik yapmayın, derin bir nefes alın ve devam edin.
Bu etkinlikte amacımız, sizin kendinizi daha rahat ifade edebilmenizi sağlamak ve topluluk önünde konuşma becerilerinizi geliştirmek. Hiç çekinmeden, aklınızdan geçenleri bizimle paylaşın.
***
7. Etkinlik
Aşağıdaki hikâye haritasını “Vermek Çoğalmaktır” metninden hareketle doldurunuz.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlik için öncelikle “Vermek Çoğalmaktır” adlı metni okumamız gerekiyor. Metin elimizde olmadığı için ben size bu hikâye haritasını nasıl dolduracağınızı anlatacağım. Siz metni okuduğunuzda bu adımları takip ederek kolayca doldurabilirsiniz. Hikâye haritası, bir hikâyeyi daha iyi anlamamızı ve önemli noktalarını belirlememizi sağlayan bir araçtır.
Adım 1: Metni dikkatlice okumak. Öncelikle “Vermek Çoğalmaktır” metnini baştan sona, dikkatlice ve anlayarak okuyun. Gerekirse birkaç kez okuyun. Okurken önemli gördüğünüz yerlerin altını çizebilirsiniz.
Adım 2: Hikâye haritası bölümlerini anlamak ve doldurmak. Şimdi hikâye haritasının bölümlerini tek tek inceleyelim:
-
Şahıs ve Varlık Kadrosu:
Buraya hikâyedeki kişileri (insanları) ve varsa diğer varlıkları (hayvanlar, eşyalar vb. eğer hikâyede önemli bir rol oynuyorlarsa) yazmalısınız. Metni okurken kimlerin adı geçiyor, kimler hikâyenin içinde yer alıyor, bunları belirleyin. Örneğin, “Ali”, “Ayşe”, “yaşlı adam”, “kedi” gibi.
-
Mekân:
Hikâyenin geçtiği yer veya yerleri buraya yazmalısınız. Hikâye nerede geçiyor? Bir köyde mi, bir şehirde mi, bir evde mi, bir ormanda mı? Metinde geçen mekân isimlerini veya mekânı tarif eden ifadeleri buraya not edin. Örneğin, “köy meydanı”, “eski bir ev”, “nehir kenarı” gibi.
-
Zaman:
Hikâyenin geçtiği zamanı buraya yazmalısınız. Hikâye ne zaman geçiyor? Bir sabah mı, akşam mı, geçmiş zamanlarda mı, yoksa şimdiki zamanda mı? Belirli bir tarih, mevsim, günün saati veya genel bir zaman dilimi olabilir. Örneğin, “bir kış sabahı”, “geçen yıl”, “eskiden”, “akşamüstü” gibi.
-
Olay Örgüsü:
Bu bölüm hikâyenin ana olaylarını sırasıyla yazacağınız yerdir. Hikâyede ne oldu? Olaylar nasıl başladı, gelişti ve sonuçlandı? Kısaca, hikâyenin özetini maddeler halinde veya kısa cümlelerle buraya yazmalısınız. Olayların başını, gelişme kısmını ve sonuç kısmını ayırarak yazmak işinizi kolaylaştırır. “Vermek Çoğalmaktır” metninde ana fikir “vermek” olduğu için, muhtemelen bir karakterin bir şeyler verdiğini ve bunun sonucunda iyi şeylerin olduğunu anlatan olaylar olacaktır.
-
Anlatıcı:
Hikâyeyi kimin anlattığını buraya yazmalısınız. Hikâye, hikâyenin içindeki bir karakter tarafından mı anlatılıyor (birinci kişi ağzından anlatım, yani “ben” dili), yoksa hikâyenin dışında, her şeyi bilen biri tarafından mı anlatılıyor (üçüncü kişi ağzından anlatım, yani “o” dili)? Metindeki fiil çekimlerine dikkat ederek bunu kolayca bulabilirsiniz.
Örnek bir doldurma (Metin elimizde olmadığı için varsayımsal):
Şahıs ve Varlık Kadrosu:
- Köyün Bilge Amcası
- Küçük Elif
- Çiftçi Hasan
- Komşu Ayşe Teyze
Mekân:
- Küçük bir köy
- Köy meydanı
- Elif’in bahçesi
Zaman:
- Bir yaz günü
- Eskiden beri
Olay Örgüsü:
- Küçük Elif’in bahçesinde bolca sebze yetiştirmesi.
- Elif’in hasadını komşularıyla ve ihtiyacı olanlarla paylaşması.
- Köydeki diğer insanların da Elif’ten etkilenerek paylaşmaya başlaması.
- Köyde herkesin birbirine yardım etmesiyle bolluk ve bereketin artması.
- Köyün Bilge Amcası’nın “Vermek Çoğalmaktır” sözünü söyleyerek bu durumu özetlemesi.
Anlatıcı:
- Üçüncü kişi ağzından (her şeyi bilen bir anlatıcı)
***
8. Etkinlik
Okuduğunuz hikâyeden hareketle defterinize cömertlik konulu bir hikâye yazınız.
Çözüm:
Bu etkinlikte, “Vermek Çoğalmaktır” metninden edindiğiniz ilhamla kendi hikâyenizi yazmanız isteniyor. Yani, metinde anlatılan cömertlik temasını alıp, kendi hayal gücünüzle yeni bir olay örgüsü oluşturacaksınız.
Adım 1: Ana fikri belirlemek. “Cömertlik” kelimesinin anlamını hatırlayalım. Cömertlik, elindekini başkalarıyla paylaşmaktan çekinmemek, eli açık olmak demektir. Kendi hikâyenizde bu fikri nasıl işleyeceğinizi düşünün.
Adım 2: Karakter ve mekân seçimi. Hikâyenizde kimler olacak? Nerede geçecek? Ana karakteriniz cömert birisi mi olacak, yoksa hikâyenin sonunda mı cömertliği öğrenecek? Mekânı neresi seçerseniz, hikâyeniz o mekânın özelliklerine göre şekillenecektir.
Adım 3: Olay örgüsü oluşturmak. Bir başlangıç, bir gelişme ve bir sonuç belirleyin.
- Başlangıç: Hikâyenin kahramanını ve içinde bulunduğu durumu tanıtın. Cömertlik temasına nasıl bir zemin hazırlayacaksınız? Belki kahramanınızın elinde değerli bir şey vardır ya da bir başkasının yardıma ihtiyacı vardır.
- Gelişme: Kahramanınızın cömertlik yapmasına yol açan olayları anlatın. Belki bir seçim yapmak zorunda kalır, belki bir fedakârlık yapar. Cömert davranışının sonucunda neler yaşandığını, hem kendisi hem de başkaları üzerindeki etkilerini yazın. Olayları sürükleyici hale getirin.
- Sonuç: Hikâyeyi bir sonuca bağlayın. Cömertliğin ne gibi güzel sonuçlar doğurduğunu, kahramanınızın ve çevresindekilerin bu durumdan nasıl etkilendiğini anlatın. “Vermek Çoğalmaktır” temasına uygun bir mesaj verebilirsiniz.
Adım 4: Anlatım ve dil. Hikâyenizi yazarken akıcı ve anlaşılır bir dil kullanmaya özen gösterin. Olayları ve duyguları canlı bir şekilde anlatabilmek için betimlemelerden (varlıkların özelliklerini anlatan kelimeler) ve benzetmelerden yararlanabilirsiniz. Hikâyenizi defterinize yazarken noktalama işaretlerine ve yazım kurallarına dikkat edin.
Örnek bir hikâye taslağı (Siz bunu daha da geliştirebilirsiniz):
Bir zamanlar, küçük bir kasabada yaşayan Elif adında bir kız vardı. Elif’in en sevdiği şey bahçesindeki rengârenk çiçekler ve mis kokulu meyve ağaçlarıydı. Her yaz, ağaçlarından sarkan bolca elma ve armut olurdu. Bir gün, kasabaya yeni taşınan, yoksul bir aile olduğunu öğrendi. Ailenin çocukları çok üzgün görünüyordu çünkü yiyecekleri yoktu. Elif, hiç düşünmeden, kendi bahçesindeki en güzel, en sulu elmaları ve armutları topladı. Sepetini doldurdu ve yeni komşularına götürdü. Aile, Elif’in bu cömert davranışına çok sevindi. Elif’in verdiği meyvelerle karınlarını doyurdular ve Elif’e içtenlikle teşekkür ettiler. Elif bu durumdan o kadar mutlu oldu ki, sanki bahçesindeki meyveler hiç eksilmemiş, hatta daha da artmış gibi hissetti. O günden sonra Elif, bahçesinden topladığı ürünleri hep komşularıyla ve ihtiyacı olanlarla paylaşmaya devam etti. Ve her paylaştığında, kalbindeki mutluluk ve bahçesindeki bereket daha da çoğaldı. Çünkü Elif biliyordu ki, vermek aslında çoğalmaktır.
***
Gelecek Derse Hazırlık
1. Mektubun tarihi gelişimiyle ilgili araştırma yapınız ve edindiğiniz bilgileri defterinize not alınız.
Çözüm:
Bu bir araştırma ödevi sevgili gençler. Gelecek dersimize hazırlanırken mektubun tarihçesini öğrenmenizi istiyorum.
Adım 1: Araştırma yapmak. Kütüphaneden kitaplara bakabilir, internetten güvenilir siteleri (eğitim siteleri, ansiklopediler vb.) kullanabilir ya da büyüklerinize danışarak mektubun geçmişi hakkında bilgi toplayabilirsiniz. Şunları araştırmalısınız:
- Mektup ne zaman ortaya çıktı? İlk mektuplar neye benziyordu?
- Mektuplar hangi malzemeler üzerine yazılıyordu (papirüs, kil tablet, kâğıt vb.)?
- Mektupların insanlar arasındaki iletişimi nasıl etkiledi?
- Zaman içinde mektupların yazılış şeklinde ve gönderilme yöntemlerinde ne gibi değişiklikler oldu?
- Günümüzde mektup ne kadar kullanılıyor? Yerini neler aldı?
Adım 2: Not almak. Araştırdığınız bilgileri kendi cümlelerinizle özetleyerek defterinize düzenli bir şekilde not alın. Önemli gördüğünüz tarihleri, kişileri veya olayları vurgulayabilirsiniz. Bu notlar, gelecek derste konuyu daha iyi anlamanıza ve tartışmalara katılmanıza yardımcı olacak.
2. Çoklu medya ortamından ya da yazılı kaynaklardan bir edebî mektup örneği belirleyiniz ve belirlediğiniz mektubu defterinize yazınız.
Çözüm:
Bu da yine bir araştırma ve uygulama ödevi. Edebî mektuplar, sadece bilgi vermek için değil, aynı zamanda duyguları, düşünceleri sanatsal bir dille ifade etmek için yazılan mektuplardır. Ünlü yazarların, şairlerin birbirlerine veya sevdiklerine yazdığı mektuplar buna örnektir.
Adım 1: Örnek mektup bulmak.
- İnternette “edebî mektup örnekleri”, “ünlülerin mektupları” gibi aramalar yapabilirsiniz.
- Kütüphanelerdeki mektup derlemelerini veya ünlü yazarların eserlerini inceleyebilirsiniz.
- Önemli olan, bulduğunuz mektubun sanatsal bir dil taşıması, sadece kuru bir bilgi alışverişi olmamasıdır.
Adım 2: Mektubu deftere yazmak. Bulduğunuz edebî mektup örneğini, noktalama işaretlerine, yazım kurallarına ve mektubun orijinal biçimine dikkat ederek defterinize aynen geçirin. Bu sayede hem edebî bir metinle tanışmış olursunuz hem de mektup yazma geleneğinin güzelliğini daha yakından görmüş olursunuz.
Unutmayın, bu ödevler sizin hem araştırma hem de yazma becerilerinizi geliştirecek. Gelecek derste hepinizin güzel notlarla ve örnek mektuplarla gelmesini bekliyorum! İyi çalışmalar dilerim.