6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 67
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Şimdi bana gönderdiğiniz bu güzel etkinlikleri hep birlikte, adım adım çözeceğiz. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak, kelimelerin anlamlarını bilmek ve dilimizi doğru kullanmak çok önemli. Hadi başlayalım!
1. Etkinlik
Aşağıda verilen kelime ve kelime gruplarını karşılarında karışık olarak verilmiş anlamlarıyla örnekteki gibi eşleştiriniz.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte bizden bazı kelimeleri ve kelime gruplarını anlamlarıyla eşleştirmemiz isteniyor. Bunu yaparken bize verilen metinden de faydalanacağız ve bazı kelimelerin anlamlarını da genel bilgilerimizle bulacağız. Hadi her birini tek tek inceleyelim ve doğru eşleştirmeleri yapalım:
( c ) çiftlik
Metnimizde “Gazi Çiftliği” diye bir yer geçiyordu, hatırlıyor musunuz? Çiftlik, genellikle tarım yapılan, hayvan yetiştirilen ve insanların da yaşadığı geniş toprak parçalarına denir. Bu tanıma en uygun olan şık:
- c) Tarım yapılan, hayvan yetiştirilen, çalışanlarının da oturması için evler bulunan geniş toprak parçası.
( i ) muhtar
Muhtar kelimesi metnimizde doğrudan geçmiyor ama hepimiz biliyoruz ki muhtar, köy veya mahallede yaşayanların kendi aralarından seçtiği, o yerin işlerini yürüten kişidir. Bunun anlamı da şıklarda var:
- i) Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse.
( f ) harp
Harp kelimesi de metinde yok ama anlamını biliyoruz. Harp, savaş demektir. Şıklardaki karşılığı ise çok açık:
- f) Savaşa.
( a ) gazi
Metinde “Gazi Çiftliği” ve “Gazi Paşa” ifadeleri geçiyordu. Gazi, ülkemiz için büyük yararlılıklar göstererek düşmanı yenmiş komutanlara devlet tarafından verilen onurlu bir unvandır. Atatürk de bir Gazi’dir. Bu tanım, şıklarda karşılığını buluyor:
- a) Olağanüstü yararlılıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı.
( b ) rastlamak
Metnin başında “oldukça yaşlı bir kadına rastladık” ifadesi geçiyordu. Rastlamak, birisiyle veya bir şeyle ansızın karşı karşıya gelmek, karşılaşmak demektir. Bu da şıklarda şöyle belirtilmiş:
- b) Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak.
( d ) gözü açık gitmek
Bu deyim, bir kişinin çok istediği bir şeye ulaşamadan, dileği gerçekleşmeden ölmesi anlamına gelir. Şıklarda da bu anlamı taşıyan ifade var:
- d) Gerçekleşmesini çok istediği bir dileğine erişmeden ölmek.
( j ) gökte ararken yerde bulmak
Bu deyim ise, bir şeyi çok zor bulacağını düşünürken, hiç beklemediği bir anda kolayca buluvermek anlamına gelir. Şıklarda bu anlamı karşılayan ifade ise:
- j) Çok güçlükle ele geçirebileceğini sandığı şeyi veya kimseyi birdenbire bulmak.
( e ) heybe
Heybe, genellikle omza asılan, tek gözlü bir çanta türüdür. Eskiden insanlar eşyalarını taşımak için kullanırlardı. Şıklardaki karşılığı:
- e) Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.
( g ) şehit
Şehit, dinimiz uğruna, vatan uğruna savaşırken ölen kişilere verilen şanlı bir unvandır. Şıklarda da bu anlamı taşıyan ifade mevcut:
- g) Allah’ın dininin tüm insanlığa ulaştırılması ve bu esnada ortaya çıkan engelleri kaldırırken Allah yolunda ölen veya öldürülen Müslüman.
Gördüğünüz gibi, bir şık boşta kaldı: h) Gereksiz sözlerle birini bunaltmak. Bu, eşleşecek bir kelimeye sahip değilmiş, bazen böyle fazladan seçenekler olabilir, şaşırmayın.
Şimdi de 2. etkinliğe geçelim!
2. Etkinlik
a) Metinde geçen aşağıdaki cümledeki altı çizili eklerin cümleye kattığı anlamı açıklayınız.
Sevgili öğrenciler, bu bölümde bize bazı cümleler verilmiş ve bu cümlelerde altı çizili olan -mı, -mi, -mu, -mü eklerinin cümleye hangi anlamı kattığını bulmamız isteniyor. Bize verilen bilgi kutusunda da yazdığı gibi, bu ekler genellikle cümleye soru anlamı katar. Hadi bakalım, bizim cümlelerimizde nasıl bir anlam katmışlar:
Cümle 1: “Buraların sabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?”
Açıklama: Bu cümleyi ihtiyar kadın, Atatürk’e soruyor. Acaba buraların sahibi misin, yoksa bekçisi mi diye merak ediyor. Yani burada -mısın ve -mi ekleri, kadının bir bilgi edinmek istediğini, karşı taraftan bir cevap beklediğini gösteriyor. Cümleye doğrudan soru anlamı katmışlar.
Cümle 2: “Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin?”
Açıklama: Bu cümleyi de Atatürk, yaşlı kadına soruyor. Kadının nereden geldiğini ve nereye gittiğini öğrenmek istiyor. Buradaki -misin eki de tıpkı yukarıdaki gibi, karşı taraftan bir bilgi almak, bir cevap beklemek amacıyla kullanılmış ve cümleye soru anlamı katmış.
Cümle 3: “Senin Gazi Paşa’dan başka bir isteğin var mı?”
Açıklama: Bu cümlede de Atatürk, kadına başka bir isteği olup olmadığını soruyor. Kadının bir talebi olup olmadığını öğrenmek istiyor. Buradaki -mı eki de cümleye soru anlamı katmış, bir beklenti veya merak ifade ediyor.
Gördüğünüz gibi, bu ekler cümlelere genellikle soru anlamı katarak bir merakı, bir bilgi edinme isteğini ya da bir beklentiyi dile getirir.
b) Soru ekini (mi) kullanarak aşağıya beş tane soru cümlesi yazınız.
Şimdi de sıra sizde! Hadi, bu bilgiyi kullanarak beş tane kendi soru cümlenizi yazın. Ben size örnekler vereyim, siz de kendi cümlelerinizi oluşturun:
1. Örnek Cümle: Bugün okula geldin mi?
2. Örnek Cümle: Ödevlerini bitirdin mi?
3. Örnek Cümle: Bu kitabı okudun mu?
4. Örnek Cümle: Yarın sinemaya gidecek misin?
5. Örnek Cümle: En sevdiğin renk mavi mi?
Gördüğünüz gibi, soru eki her zaman ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimenin son hecesine göre ünlü uyumuna uyar. Yani kelimeye göre -mı, -mi, -mu veya -mü şeklinde olabilir.
3. Etkinlik
Okuduğunuz metnin özetini defterinize yazınız.
Bu etkinlikte ise sizden, az önce okuduğumuz “Gazi’yi Görmeye Gelen Ana” metnini kendi cümlelerinizle özetlemenizi istiyor. Metni dikkatlice okuyup ana fikrini ve önemli olayları belirledikten sonra, bunları kısaca ve anlaşılır bir şekilde defterinize yazabilirsiniz. Bu, anlama ve anlatma becerilerinizi geliştirmek için harika bir fırsat!
Umarım bu açıklamalar sizin için faydalı olmuştur sevgili öğrenciler. Bir sonraki derste görüşmek üzere!