6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 106
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizlerle birlikte, Karagöz ve Hacivat’ın maceralarını anlatan metnimizden yola çıkarak hem kelime bilgilerimizi tazeleyeceğiz hem de deyimlerin dünyasına bir yolculuk yapacağız. Hazırsanız, kalemleriniz ve defterleriniz hazır olsun, başlıyoruz!
1. Etkinlik
a) Metinde yer alan aşağıdaki kelimelerin anlamlarını metinden hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi tamamladıktan sonra kelimelerin sözlük anlamlarını uygun başlığın altına yazınız.
Şimdi bu kelimelerin anlamlarını metindeki kullanılış şekillerine bakarak önce bir tahmin edelim, sonra da sözlükteki gerçek anlamıyla karşılaştıralım.
-
Kelime: şekerleme
Adım 1: Metindeki Kullanımı İnceleyelim
Metinde Karagöz için, “sabah şekerlemesini yapmaya hazırlanıyordu” cümlesi geçiyor. Burada Karagöz’ün sabah uyanır uyanmaz hemen işe koyulmadığı, biraz daha oyalandığı, uyanmanın keyfini çıkardığı bir durumdan bahsediliyor gibi.
Adım 2: Tahmin Edelim
Bence “şekerleme”, sabah uyanınca hemen kalkmayıp yatakta biraz daha oyalanmak, tembellik etmek anlamına geliyor olabilir.
Adım 3: Sözlük Anlamına Bakalım
Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre “şekerleme” kelimesinin birden fazla anlamı var. Genel olarak şekerle yapılmış tatlı yiyecekler için kullanılır. Ama metindeki gibi “sabah şekerlemesi yapmak” bir deyimdir ve anlamı da “uykudan uyandıktan sonra tembellik ederek biraz daha yatma veya oyalanma” demektir. Yani tahminimiz metindeki bağlama göre doğru çıktı!
-
Kelime: kır
Adım 1: Metindeki Kullanımı İnceleyelim
Metinde Hacivat’ın yolculuğu anlatılırken, “Hacivat mahalleyi geride bırakmış ve kırlara doğru gidiyordu” ifadesi yer alıyor. Buradan anlıyoruz ki Hacivat, yaşadığı yerden, evlerin olduğu yerden uzaklaşıp daha açık, doğal bir alana gidiyor.
Adım 2: Tahmin Edelim
Tahminimce “kır”, şehir dışındaki yeşillik, ağaçlık veya otluk alanlar, yani doğa anlamına geliyor.
Adım 3: Sözlük Anlamına Bakalım
Sözlükte “kır” kelimesi, “şehir ve kasabaların dışında kalan, genellikle ağaçsız, otlu geniş alan” olarak açıklanır. Tahminimiz yine doğru çıktı, aferin size!
-
Kelime: şifa
Adım 1: Metindeki Kullanımı İnceleyelim
Metnin sonlarına doğru Karagöz, Hacivat’a şöyle diyor: “Hasta mı olacağız? O zaman bana biraz şifa versene Hacivat’ım.” Sonra da Karagöz “şifa” kelimesini açıklıyor: “Hastalığı iyi eden şey.” Metinde kelimenin anlamı direkt verilmiş, ne güzel değil mi?
Adım 2: Tahmin Edelim
Karagöz’ün açıklamasına göre “şifa”, hastalığı iyileştiren şey, yani iyileşme, derman anlamına geliyor.
Adım 3: Sözlük Anlamına Bakalım
Sözlükte “şifa” kelimesi, “hastalığı iyi etme, iyileşme, derman” olarak geçer. Karagöz’ün açıklaması ve tahminimiz tamamen doğru oldu!
b) Anlamını öğrendiğiniz kelimeleri birer cümle içinde kullanınız.
Şimdi gelin, bu güzel kelimeleri kendi cümlelerimizde kullanalım. Bakalım siz nasıl cümleler kuracaksınız?
-
şekerleme:
Pazar sabahları şekerleme yapmayı çok severim, böylece güne daha dinlenmiş başlarım.
-
kır:
Hafta sonu ailece kıra gidip piknik yaptık, temiz hava hepimize iyi geldi.
-
şifa:
Doktorun verdiği ilaçlar sayesinde hasta olan arkadaşım kısa sürede şifa buldu.
Harika! Bu kelimeleri artık kendi sözlüğünüze ekleyebilirsiniz.
2. Etkinlik
a) Metinde yer alan deyimleri aşağıya yazınız.
Şimdi de metnimizi tekrar dikkatlice okuyalım ve içinde geçen deyimleri bulalım. Deyimler, genellikle birden fazla kelimeden oluşan ve gerçek anlamından farklı bir anlam taşıyan söz gruplarıydı, hatırladınız mı?
- “Hanımının zoru ile yataktan kalkmak”: Birinin ısrarı veya baskısı üzerine uyanmak, kalkmak.
- “sabah şekerlemesi yapmak”: Sabah uykudan kalktıktan sonra tembellik edip biraz daha oyalanmak.
- “olacak iş değil”: Kabul edilemez, şaşırtıcı veya yakışıksız bir durum.
- “uykusu uçmak”: Bir anda uykusu tamamen kaçmak, gözüne uyku girmemek.
- “peşine düşmek”: Birini veya bir şeyi takip etmeye başlamak, aramak.
- “merakı artmak”: Bir konu hakkındaki öğrenme isteğinin çoğalması, merak duygusunun yoğunlaşması.
- “geride bırakmak”: Bir yeri veya bir şeyi arkasında bırakıp ilerlemek.
- “ne yapacağını şaşırmak”: Bir durum karşısında nasıl davranacağını bilememek, bocalamak.
Gördüğünüz gibi, metnimiz deyimler açısından oldukça zenginmiş!
b) Belirlediğiniz deyimleri cümle içinde kullanınız.
Şimdi de bulduğumuz bu deyimleri kendi anlamlarını pekiştirecek şekilde birer cümlede kullanalım:
-
Annemin zoru ile yataktan kalkıp okula zor yetiştim.
-
Hafta sonu izin günümde uzun uzun sabah şekerlemesi yapmayı çok seviyorum.
-
Arkadaşının eşyalarını izinsiz alması olacak iş değildi.
-
Korku filmi izleyince bir anda uykum uçtu, gözüme uyku girmedi.
-
Kaybolan köpeğinin peşine düştü ve onu sonunda buldu.
-
Sırlar ortaya çıktıkça dedektifin merakı arttı.
-
Hızlı koşan sporcu, tüm rakiplerini geride bırakarak birinci oldu.
-
Aniden gelen misafirler karşısında ne yapacağını şaşırdı.
Aferin çocuklar! Kelimelerin ve deyimlerin anlamlarını metinden hareketle bulup, bir de cümle içinde kullanarak çok güzel çalışmalar yaptınız. Türkçemizin zenginliğini keşfetmeye devam edeceğiz. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!