6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 181
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle Oktay Akbal’ın “Çağın Beğenisine Kapılmamak” adlı metnini inceleyip, bu metinle ilgili soruları adım adım, dikkatlice çözeceğiz. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
1. Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
a) Yazar, sanatçılara ve yazarlara hangi uyarıda bulunuyor?
Adım 1: Metnin hemen başında yazarın ana fikrini görebiliriz. Yazar, bir sanatçının veya yazarın en önemli görevlerinden birinin ne olduğunu söylüyor?
Adım 2: Metnin ilk cümlesi şöyle başlıyor: “Bir yazar, bir sanatçı yaşadığı çağın beğenisine kendini kaptırmamaya çalışmalı.” İşte uyarının ta kendisi bu cümlede gizli.
Çözüm: Yazar, sanatçılara ve yazarlara yaşadıkları çağın beğenisine, yani o dönemin popüler akımlarına, moda olan zevklerine ve genel geçer kanılarına kendilerini kaptırmamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Başkalarının ne beğendiğine değil, kendi sanatlarına odaklanmalarını istiyor diyebiliriz.
b) Yazar, ne için büyük bir çaba harcamalıdır?
Adım 1: Metinde “büyük bir çaba” ifadesinin geçtiği yere dikkat edelim. Yazar, sanatçının neden bu kadar çaba sarf etmesi gerektiğini açıklıyor.
Adım 2: Metnin orta kısımlarına doğru şöyle bir ifade var: “Yaşamın türlü türlü oyunlarından kendini kurtarmak için büyük bir çaba bulunmalıdır.” Peki, bu oyunlar neydi? Metne göre, toplumun bir aracı olmaktan, çağın beğenisine göre eser vermekten bahsediliyor.
Çözüm: Yazar, sanatçıların ve yazarların, içinde yaşadıkları toplumun veya dönemin bir aracı olmaktan, yani sırf beğenilmek uğruna sanat yapmaktan kendilerini kurtarmak için büyük bir çaba harcamaları gerektiğini belirtiyor.
c) Yazara göre sanatçıların yarına kalmasına engel olan şeyler nelerdir?
Adım 1: “Yarına kalmak” demek, eserlerinin gelecekte de hatırlanması, değerini koruması demek. Metinde bunun önüne geçen engeller neler olarak gösteriliyor, ona bakalım.
Adım 2: Metinde şöyle deniyor: “Kendini çevresine sevdirmek, beğendirmek için yapacağı en küçük fedakârlık yarınlara kalmasına engel olacaktır. Bunu bilmelidir. Bilmelidir ki geçici başarılar ardında koşan sanat eri yılların acımazlığı altında ezilir gider.” Bu cümleler engelleri açıkça anlatıyor.
Çözüm: Yazara göre sanatçıların eserlerinin yarına kalmasına, yani kalıcı olmasına engel olan şeyler şunlardır:
- Kendini çevresine sevdirmek: Sırf insanlar beğensin diye, kendi özgünlüğünden ödün vermek.
- Geçici başarılar ardında koşmak: Anlık popülerliklerin peşinden gitmek, kalıcı değerler yaratmak yerine kısa süreli alkışları hedeflemek.
- Çağın beğenisine göre eser vermek: Dönemin moda olan zevklerine göre sanat yapmak, kendi özgün bakış açısını kaybetmek.
ç) Yazara göre hangi sanatçılar yarına kalır?
Adım 1: Bir önceki soruda yarına kalmaya engel olan şeyleri bulmuştuk. Şimdi de yarına kalacak sanatçıların özelliklerini metnin son kısmında arayalım.
Adım 2: Metnin son cümlesinde bu konuya değiniliyor: “Ancak zamana, çağına, çevresinin irili ufaklı kişilerine, yerleşmiş kanılarına, tutunmuş beğenisine karşı koymasını bilen güçlü kişiler yarına kalır.” Bu ifade, yarına kalacak sanatçıların kimler olduğunu net bir şekilde gösteriyor.
Çözüm: Yazara göre, zamana, çağına, çevresinin irili ufaklı kişilerine, yerleşmiş kanılarına ve tutunmuş beğenisine karşı koymasını bilen, yani kendi özgün duruşunu koruyabilen güçlü sanatçılar yarına kalır. Kısacası, kendi bildiği yolda, özgün bir şekilde ilerleyenler kalıcı olur.
d) Metinde yer alan deyimleri aşağıya yazınız.
Deyimler, genellikle gerçek anlamından farklı, mecazi bir anlam taşıyan, kalıplaşmış söz gruplarıdır. Şimdi metni dikkatlice tarayalım ve deyimleri bulalım:
- Kendini kaptırmamak: Bir şeye çok fazla ilgi duymamak, onun etkisi altına girmemek.
- Aldırış etmemek: Önem vermemek, umursamamak.
- Kendini kurtarmak: Bir durumdan, zorluktan veya tehlikeden sıyrılmak.
- Yarına kalmak: Bir eserin, kişinin veya olayın gelecekte de varlığını sürdürmesi, unutulmaması, kalıcı olması.
- Ardında koşmak: Bir şeyi elde etmek, bir amaca ulaşmak için çabalamak.
- Ezilip gitmek: Değerini yitirmek, unutulmak, yok olmak.
- Karşı koymak: Bir şeye, bir duruma veya bir fikre direnmek, muhalefet etmek.