6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 61
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle beraber çok güzel bir metin ve dil bilgisi sorusu çözeceğiz. Hazırsan başlayalım ve soruları adım adım, tane tane inceleyelim. Unutma, her sorunun cevabı metnin içinde veya öğrendiğimiz dil bilgisi kurallarında saklı.
Önce metnimizi dikkatlice okuyalım:
KAPTAN SİNEK
Sineğin teki, kirli bir su birikintisindeki saman çöpünün üstüne kondu. Kendince çok geniş olan su birikintisini deniz sanıyordu. Sinek bir ara başını kaldırdı ve kendi kendine şöyle dedi:
– Gemiyi ve denizi ben nice zamandır düşünür durdum. İşte şu denizdir, bu da gemim. Ben de işini bilen bilgili bir kaptanım.
O küçücük ve pis su birikintisi sineğe göre sınırsızdı. Altındaki saman çöpünü gemi, kendisini de kaptan zannediyordu. Çünkü sinekte durumunu olduğu gibi kavrayacak göz yoktu. Onun dünyası gözünün gördüğü kadardı.
A. Vahap AKBAŞ, Mesnevi Öyküleri
Şimdi ilk sorumuza geçelim.
1. Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
a) Sineğin kendini kaptan sanmasının nedeni ne olabilir?
Adım 1: Metni tekrar okuyalım ve sineğin kendi kendine ne dediğine bakalım. Sinek, “Gemiyi ve denizi ben nice zamandır düşünür durdum. İşte şu denizdir, bu da gemim. Ben de işini bilen bilgili bir kaptanım.” diyor.
Adım 2: Metnin son bölümünde sineğin durumu açıklanıyor: “Çünkü sinekte durumunu olduğu gibi kavrayacak göz yoktu. Onun dünyası gözünün gördüğü kadardı.”
Çözüm:
Sevgili öğrencim, metinde de açıkça belirtildiği gibi, sineğin kendini kaptan sanmasının en önemli nedeni, dünyayı sadece kendi gördüğü kadarıyla algılaması ve durumunu tam olarak kavrayacak bir bakış açısına sahip olmamasıdır. Yani, küçücük bir su birikintisini deniz, saman çöpünü de gemi sanacak kadar sınırlı bir algısı var.
b) Metnin konusunu yazınız.
Adım 1: Metnin genelinde ne anlatılıyor, kimden bahsediliyor, olay nedir diye düşünelim.
Adım 2: Metin, bir sineğin küçücük bir su birikintisini deniz, saman çöpünü de gemi sanıp kendisini kaptan ilan etmesini anlatıyor.
Çözüm:
Bu metnin konusu, sınırlı bir bakış açısına sahip olan bir sineğin, içinde bulunduğu dar dünyayı kendi hayal gücüyle çok büyük zannetmesi ve kendini bu dünyanın kaptanı olarak görmesidir. Yani, aslında algı yanılgısı ve kendini olduğundan büyük görme diyebiliriz.
c) Metnin ana fikrini yazınız.
Adım 1: Ana fikir, yazarın bu metinle bize vermek istediği mesajdır. Bu hikayeden ne ders çıkarabiliriz?
Adım 2: Sinek, küçücük dünyasında kendini kaptan zannediyor çünkü “dünyası gözünün gördüğü kadardı.” Bu ne anlama geliyor?
Çözüm:
Bu güzel metnin bize verdiği ana fikir şudur: İnsanların veya canlıların dünyası, onların algıları ve bilgileri kadardır. Sınırlı bir bilgiyle veya dar bir bakış açısıyla olaylara yaklaşıldığında, gerçekler yanlış anlaşılabilir ve kişi kendini olduğundan daha büyük veya önemli görebilir. Yani, algımızın bizi nasıl yanıltabileceği üzerine düşündürüyor.
ç) Metindeki konuşturma sanatının göstergesi nedir?
Adım 1: Konuşturma sanatı neydi, hatırlayalım mı? Konuşturma, cansız varlıklara veya hayvanlara insan özelliklerini, özellikle de konuşma yeteneğini verme sanatıdır.
Adım 2: Metinde sinek konuşuyor mu, yoksa sadece düşünüyor mu? Hangi cümleler buna işaret ediyor?
Çözüm:
Metinde konuşturma sanatının göstergesi, sineğin kendi kendine konuşmasıdır. “Sinek bir ara başını kaldırdı ve kendi kendine şöyle dedi: – Gemiyi ve denizi ben nice zamandır düşünür durdum. İşte şu denizdir, bu da gemim. Ben de işini bilen bilgili bir kaptanım.” cümleleri, sineğe konuşma özelliği verildiğini gösteriyor. Bu da konuşturma sanatıdır.
d) Metindeki hayalî ve gerçek ögelere birer örnek veriniz.
Adım 1: Gerçek öge, günlük hayatta var olan, doğal şeylerdir. Hayalî öge ise yazarın hayal gücüyle oluşturduğu, gerçekte olmayan veya abartılan şeylerdir.
Adım 2: Metinde neler gerçekte olabilir, neler yazarın kattığı hayal ürünüdür diye düşünelim.
Çözüm:
- Gerçek Ögeler:
- Sinek
- Su birikintisi
- Saman çöpü
- Hayalî Ögeler:
- Sineğin kendini kaptan sanması
- Saman çöpünü gemi olarak görmesi
- Su birikintisini deniz olarak görmesi
- Sineğin kendi kendine konuşması ve düşüncelerini ifade etmesi
e) İçeriğinden hareketle metne uygun bir başlık yazınız.
Adım 1: Metnin konusu ve ana fikrini düşündüğümüzde, bu hikayeyi en iyi anlatacak kısa ve öz bir başlık ne olabilir?
Adım 2: Metnin şu anki başlığı “Kaptan Sinek” zaten çok uygun. Biz de benzer veya farklı bir başlık düşünebiliriz.
Çözüm:
Bu metne uygun olabilecek birkaç başlık önerebiliriz. Örneğin:
- Sineğin Küçük Dünyası
- Yanlış Algı
- Kendini Bilmez Sinek
- Saman Çöpü Kaptanı
Hepsi de metnin içeriğini güzel özetliyor, değil mi?
—
Şimdi de dil bilgisi sorumuza geçelim.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çoğul eki kullanılmamıştır?
Adım 1: Çoğul eki neydi, hatırlayalım. Türkçede isimleri çoğul yapmak için kullandığımız ekler “-lar” ve “-ler” ekleridir. Örneğin, “kitap” tekildir, “kitaplar” çoğuldur.
Adım 2: Şimdi şıklardaki her kelimeyi tek tek inceleyelim ve “-lar” veya “-ler” ekini alıp almadığına bakalım.
A) Çocuklar şeker toplamaya çıkmış.
Burada “çocuk” kelimesi “-lar” ekini alarak “çocuklar” olmuş. Yani çoğul eki kullanılmış.
B) Kitaplarım sizin evde kalmış.
“Kitap” kelimesi “-lar” ekini alarak “kitaplar” olmuş. Sonundaki “-ım” eki ise aitlik eki, yani benim kitaplarım demek. Ama “kitaplar” kelimesinde çoğul eki var.
C) Uğur, kardeşini bize getirdi.
“Kardeş” kelimesinde herhangi bir “-lar” veya “-ler” eki yok. “Kardeşini” kelimesindeki “-i” eki belirtme hal ekidir (kimi getirdi? kardeşini), çoğul eki değildir. Yani “kardeş” kelimesi tekil halde kullanılmış.
D) Bizim evdeki eski halılar çok değerliymiş.
“Halı” kelimesi “-lar” ekini alarak “halılar” olmuş. Yani çoğul eki kullanılmış.
Çözüm:
Yukarıdaki incelemelerimize göre, çoğul eki kullanılmayan cümle C seçeneğidir.
Harika iş çıkardın! Tüm soruları adım adım inceledik ve doğru cevaplarını bulduk. Unutma, okuduğunu anlama ve dil bilgisi kurallarını bilmek, derslerinde sana çok yardımcı olacak. Başarılarının devamını dilerim!