6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 43
Merhaba sevgili öğrencilerim! Nasılsınız? Umarım hepiniz çok iyisinizdir. Bugün sizlerle birlikte çok anlamlı görselleri inceleyip, bu görsellerden hangi mesajları almamız gerektiğini hep beraber öğreneceğiz. Haydi bakalım, dikkatlice okuyun ve benimle birlikte düşünün!
1. İlk görselde verilmek istenen ileti nedir?
Sevgili çocuklar, ilk görselde bir otobüsün içini görüyoruz. Otobüste hem oturanlar hem de ayakta duranlar var. Dikkat ederseniz, ayakta duranlar arasında yaşlı bir amca, hamile bir teyze ve küçük bir çocuk bulunuyor. Ama oturanlar arasında genç insanlar da var ve sanki ayaktakileri pek fark etmemişler gibi duruyor. Görselin sol alt köşesinde ise kocaman bir yazı var: “LÜTFEN YAŞLILARA HAMİLELERE VE ENGELLİLERE YER VERİNİZ.”
Peki, bu görsel ve yazı bize ne anlatmak istiyor?
- Bize, toplu taşıma araçlarında yaşlı, hamile ve engelli vatandaşlarımıza karşı duyarlı olmamız gerektiğini öğütlüyor.
- Onlara yer vermek, sadece bir kural değil, aynı zamanda insanlık görevimiz ve bir nezaket kuralıdır.
- Çünkü onlar ayakta durmakta zorlanabilir, hatta düşüp zarar görebilirler. Onlara yer vererek hem saygı göstermiş oluruz hem de onların daha rahat ve güvenli bir yolculuk yapmasını sağlamış oluruz.
Kısacası, ilk görselin bize vermek istediği ileti şudur:
- Toplu taşıma araçlarında yaşlılara, hamilelere ve engelli bireylere öncelik tanımalı, onlara yer vermeliyiz.
2. Toplu taşıma araçlarında yaşlılara, hamilelere ve engellilere yer verilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz? Açıklayınız.
Evet sevgili öğrencilerim, kesinlikle ve kesinlikle yer verilmesi gerektiğini düşünüyorum! Bu, sadece bir rica değil, aynı zamanda toplumsal hayatın düzeni ve insanlık değerleri açısından çok önemli bir davranıştır. Neden mi? Şöyle açıklayayım:
- Yaşlılar: Onlar bizim büyüklerimiz, atalarımız. Hayatları boyunca çok çalışmış, yorulmuşlardır. Kemikleri eskisi gibi güçlü olmayabilir, denge kurmakta zorlanabilirler. Ayakta durmak onlar için bir işkenceye dönüşebilir. Onlara yer vermek, onlara duyduğumuz saygının ve vefanın bir göstergesidir. Unutmayın, hepimiz bir gün yaşlanacağız.
- Hamileler: İçlerinde bir bebek taşıyorlar. Bu durum, onların vücut dengesini etkileyebilir, yorgunluklarını artırabilir. Ani frenlerde düşme riskleri daha fazladır ve bu durum hem anne adayı hem de bebek için çok tehlikeli olabilir. Onlara yer vermek, hem annenin hem de dünyaya gelecek yeni bir canlının sağlığını korumak demektir.
- Engelliler: Bazı engelli arkadaşlarımızın ayakta durmakta, denge kurmakta veya uzun süre ayakta kalmakta zorlukları olabilir. Onlara yer vermek, onların hayatını kolaylaştırmak, toplumun bir parçası olduklarını hissettirmek ve onlara destek olmak demektir. Unutmayalım ki engeller bedenlerde değil, kalplerde ve zihinlerde olmasın.
Bütün bu sebeplerden dolayı, empati kurarak, yani kendimizi onların yerine koyarak düşünmeliyiz. Bugün biz gençler yer verebiliriz, yarın biz de yer verilen olabiliriz. Bu yüzden, toplu taşıma araçlarında bu özel durumdaki kişilere yer vermek, nezaket, anlayış ve toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir.
3. İkinci görselde verilmek istenen ileti nedir?
Şimdi gelelim ikinci görselimize. Burada bir sınıf veya kütüphane gibi bir çalışma ortamı görüyoruz. Birkaç öğrenci masalarda oturmuş. Ama ortadaki bir çocuk, arkadaşını rahatsız ediyor gibi duruyor. Yüksek sesle konuşuyor, el kol hareketleri yapıyor ve karşısındaki kız öğrenci bundan çok rahatsız olmuş. Diğer öğrenciler de şaşkınlıkla onlara bakıyor.
Bu görsel bize ne anlatıyor dersiniz?
- Burası gibi ortak kullanım alanlarında (kütüphane, sınıf, ders çalışma odası gibi) sessizliğin ve düzenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
- Bir kişi yüksek sesle konuşup diğerlerini rahatsız ettiğinde, o ortamdaki huzurun ve çalışma düzeninin bozulduğunu anlıyoruz.
- Bu durum, başkalarının ders çalışma, kitap okuma veya düşünme hakkına saygısızlık etmektir.
Yani, ikinci görselin bize vermek istediği ileti şudur:
- Ortak kullanım alanlarında başkalarının huzurunu ve haklarını gözeterek sessiz ve saygılı olmalıyız.
4. Sizce kütüphanedeki insanlar neden rahatsız olmuştur?
Bu sorunun cevabı aslında çok açık, değil mi sevgili öğrencilerim? Kütüphaneler, ders çalışmak, kitap okumak, araştırma yapmak ve sessizce düşünmek için gidilen yerlerdir. Yani kütüphanenin en temel kuralı sessizliktir.
Görseldeki o yaramaz çocuk ise:
- Yüksek sesle konuşuyor veya bağırıyor.
- Arkadaşına doğru uzanarak fiziksel bir rahatsızlık veriyor.
- Kısacası, kütüphanenin sessiz ve sakin ortamını tamamen bozuyor.
Bu davranışlar yüzünden, kütüphanedeki diğer öğrenciler derslerine odaklanamıyor, kitaplarını okuyamıyor ve genel olarak rahatsız oluyorlar. Düşünsenize, siz çok önemli bir sınava çalışıyorsunuz ve yan masadaki arkadaşınız sürekli gürültü yapıyor, sizi dürtüyor. Bu durum sizi de rahatsız etmez miydi? Kesinlikle ederdi!
Bu yüzden, kütüphanedeki insanlar, o çocuğun gürültülü, saygısız ve diğerlerinin çalışma ortamını bozan davranışları yüzünden rahatsız olmuşlardır. Herkesin huzur içinde ders çalışmaya ve kitap okumaya hakkı vardır ve bu hakkı kimse bozmamalıdır.
Harikasınız çocuklar! Bu etkinlikte hem görselleri yorumlamayı öğrendik hem de toplumsal kurallar ve nezaket hakkında çok güzel şeyler konuştuk. Unutmayın, hayatımızda her zaman birbirimize karşı saygılı ve anlayışlı olmalıyız!