6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 55
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 6. sınıf Türkçe öğretmenin. Sana gönderdiğin soruları şimdi birlikte, adım adım inceleyelim ve doğru cevaplarını bulalım. Hiç merak etme, hepsini sana en güzel şekilde açıklayacağım. Hazır mısın? Başlayalım!
b) Aşağıdaki cümleleri verilen kelimelerle tamamlayınız.
Sana verilen kelimeler şunlar: benim, senin, onun, bizim, sizin, onların. Bu kelimeler, bir şeyin kime ait olduğunu gösteren, yani sahiplik bildiren kelimelerdir. Cümledeki boşluklara en uygun olanı getirerek tamamlayacağız.
Adım 1: İlk cümleyi inceleyelim.
“………………….. ayakkabıların sarı değil miydi?”
Burada “ayakkabıların” kelimesi var. Bu kelimeye baktığımızda, ayakkabıların kime ait olduğunu soruyor gibi duruyor. “Ayakkabıların” kelimesindeki “-ın” eki, ikinci tekil şahıs olan “sen”e aitlik bildiriyor. Yani, “senin ayakkabıların” anlamına geliyor. Bu yüzden boşluğa “senin” kelimesi gelmeli.
Sonuç: Senin ayakkabıların sarı değil miydi?
Adım 2: İkinci cümleye geçelim.
“………………….. kitaplığı bir kütüphane titizliğinde düzenlenmişti.”
“Kitaplığı” kelimesi var. Kitaplığın kime ait olduğu soruluyor gibi. Cümlede “bir kütüphane titizliğinde düzenlenmişti” deniliyor, bu da bir başkasına ait bir kitaplık olduğunu düşündürüyor. “Kitaplığı” kelimesindeki “-ı” eki, üçüncü tekil şahıs olan “o”ya aitlik bildirir. Yani, “onun kitaplığı” anlamına gelir.
Sonuç: Onun kitaplığı bir kütüphane titizliğinde düzenlenmişti.
Adım 3: Üçüncü cümleye bakalım.
“………………….. düşünceleriniz sayesinde bu kadar başarılı oldu.”
Burada “düşünceleriniz” kelimesi çok önemli. “-iniz” eki, ikinci çoğul şahıs olan “siz”e aitlik bildirir. Demek ki, bu başarı “sizin” düşünceleriniz sayesinde olmuş.
Sonuç: Sizin düşünceleriniz sayesinde bu kadar başarılı oldu.
Adım 4: Dördüncü cümleyi inceleyelim.
“………………….. bilgisayarım bu projeyi tamamlamak için yeterli.”
“Bilgisayarım” kelimesindeki “-ım” eki, birinci tekil şahıs olan “ben”e aitlik bildirir. Yani, bu bilgisayar “bana” ait. Bu yüzden boşluğa “benim” kelimesi gelmeli.
Sonuç: Benim bilgisayarım bu projeyi tamamlamak için yeterli.
Adım 5: Beşinci cümleye geçelim.
“………………….. fotoğrafları çok renkliydi.”
“Fotoğrafları” kelimesi var. Bu kelimedeki “-ı” eki, üçüncü çoğul şahıs olan “onlar”a aitlik bildirebilir. Eğer birden fazla kişiye aitse “onların” kelimesini kullanırız. Cümlede başka bir ipucu olmadığı için “onların” en uygun kelimedir.
Sonuç: Onların fotoğrafları çok renkliydi.
Adım 6: Son cümleyi tamamlayalım.
“………………….. kapımız herkese açıktır.”
“Kapımız” kelimesindeki “-ımız” eki, birinci çoğul şahıs olan “biz”e aitlik bildirir. Bu, “bizim kapımız” anlamına gelir.
Sonuç: Bizim kapımız herkese açıktır.
3. Etkinlik
a) Aşağıdaki dizelerde insan dışındaki hangi varlıklara konuşma özelliği verildiğini belirleyiniz.
“Bir dala konmuştu karga cenapları;
Ağzında bir parça peynir vardı.
Sayın tilki kokuyu almış olmalı,
Ona nağme yapmaya başladı:
“Oooo! Karga cenapları, merhaba;
Ne kadar güzelsiniz, ne kadar şirinsiniz!
Gözüm kör olsun yalanım varsa
Tüyleriniz gibiyse sesiniz,
Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.”Orhan Veli KANIK
Sevgili öğrencim, bu şiir Orhan Veli Kanık’ın ünlü “Karga ile Tilki” fablından alınmış. Fabllarda hayvanlar veya cansız varlıklar insanlar gibi konuşur, düşünür ve davranır. İşte bu duruma biz “kişileştirme” sanatı diyoruz. Eğer bu kişileştirilen varlıklar aynı zamanda konuşuyorsa, buna da “intak” sanatı deriz.
Adım 1: Şiiri dikkatlice okuyalım ve kimlerin konuştuğunu bulalım.
Şiirde “Sayın tilki kokuyu almış olmalı, Ona nağme yapmaya başladı” dizesi var. Ardından tırnak içinde bir konuşma başlıyor: ““Oooo! Karga cenapları, merhaba; Ne kadar güzelsiniz, ne kadar şirinsiniz!…” Bu konuşmayı yapan kim? Tabii ki tilki! Tilki, kargayı kandırmak için ona iltifatlar ediyor.
Peki, karga konuşuyor mu? Şiirin devamında karganın peyniri düşürüp tilkinin yediği anlatılır ama burada sadece tilkinin konuşması verilmiş. Yani bu bölümde sadece tilki konuşuyor.
Konuşturulan Varlık:
Tilki
b) Aşağıdaki dizelerde karşıtlık (tezat) sanatını oluşturan kelimelerin altını çiziniz.
Tezat sanatı, yani karşıtlık sanatı, birbirine zıt, yani ters anlamlı kelimelerin veya düşüncelerin bir arada kullanılmasıdır. Şairler, anlatmak istediklerini daha etkili kılmak için bu sanatı kullanırlar. Şimdi dizelerdeki zıt anlamlı kelimeleri bulalım.
Adım 1: Birinci şiiri inceleyelim.
“Uzanverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.”Necip Fazıl KISAKÜREK
Bu dizelerde şair, hissettiği büyük bir sıkıntıyı veya acıyı anlatıyor. “Buz gibi taşlar” ifadesiyle bir serinliği, soğukluğu anlatırken, “ateş” kelimesiyle de bir sıcaklığı, yanmayı veya içindeki acıyı kastediyor. İşte burada “buz” ve “ateş” kelimeleri birbirine zıttır.
Sonuç: Uzanverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Adım 2: İkinci şiiri inceleyelim.
“Lambada titreyen alev üşüyor,
Aşk deyince kalem elden düşüyor.”Abdurrahim KARAKOÇ
Bu dizelerde şair, alevin titremesini “üşümek” ile ilişkilendirmiş. Normalde ateş veya alev sıcak olur, üşümez, değil mi? Ama burada alevin üşüdüğünü söyleyerek bize sıcaklık ve soğukluk arasındaki zıtlığı düşündürüyor. Alevin doğasına aykırı bir durumdan bahsederek, yani “alev” ve “üşümek” kelimeleriyle bir karşıtlık oluşturuyor.
Sonuç: Lambada titreyen alev üşüyor,
Aşk deyince kalem elden düşüyor.
Burada “üşüyor” kelimesi, alevin doğal özelliği olan “sıcaklık” ile zıtlık oluşturduğu için tezat sanatını oluşturur.
Umarım açıklamalarım senin için yeterince açık ve öğretici olmuştur sevgili öğrencim. Aklına takılan başka bir şey olursa bana sormaktan çekinme!