6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 213
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin 6. Sınıf Türkçe öğretmeniniz. Bugün sizlerle tamlamalar ve cümle bilgisi üzerine çok güzel sorular çözeceğiz. Hazır mısınız? Haydi bakalım, her soruyu dikkatlice inceleyelim ve doğru cevapları birlikte bulalım!
2. Aşağıda karışık hâlde verilmiş tamlamaları düzenleyiniz.
- ayakkabılarımın rengi bağcıklarının
- spor sunucusu programının
- reklamı Sağlık Bakanlığının
- sporcunun madalyası altın
- ilaç kapağı kutusunun
Çözüm:
Sevgili gençler, bu soruda bize karışık halde kelimeler verilmiş. Bunları doğru bir şekilde birleştirerek anlamlı tamlamalar oluşturmamız isteniyor. Unutmayın, tamlamalar kelimelerin bir araya gelerek yeni bir anlam oluşturmasıdır.
Adım 1: Her bir kelime grubunu tek tek inceleyelim ve hangi kelimenin tamlayan, hangisinin tamlanan olabileceğini düşünelim.
Adım 2: Kelimeleri anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde birleştirelim. Bazıları belirtili, bazıları belirtisiz, bazıları da zincirleme isim tamlaması şeklinde olabilir.
- ayakkabılarımın rengi bağcıklarının -> ayakkabı bağcıklarının rengi (Bu, zincirleme isim tamlamasıdır. “Ayakkabı bağcıkları” belirtisiz isim tamlamasıyken, “ayakkabı bağcıklarının rengi” belirtili isim tamlaması eklenerek zincirleme olmuştur.)
- spor sunucusu programının -> spor programının sunucusu (Bu da zincirleme isim tamlamasıdır. “Spor programı” belirtisiz isim tamlamasıyken, “spor programının sunucusu” belirtili isim tamlaması eklenerek zincirleme olmuştur.)
- reklamı Sağlık Bakanlığının -> Sağlık Bakanlığının reklamı (Bu, belirtili isim tamlamasıdır. Tamlayan “Sağlık Bakanlığı”, tamlanan “reklamı”.)
- sporcunun madalyası altın -> sporcunun altın madalyası (Burada “altın” kelimesi madalyanın nasıl bir madalya olduğunu belirttiği için sıfat görevindedir. “Sporcunun madalyası” belirtili isim tamlamasıdır. Eğer “altın madalya” olarak alsaydık, “altın” sıfat olurdu. Ama burada tamlamayı düzenlememiz isteniyor, yani “sporcunun madalyası” şeklinde bir tamlama var ve “altın” onun bir özelliği. En uygun düzenleme “sporcunun altın madalyası” şeklindedir, burada “altın” sıfattır. Ancak soru bizden tamlamaları düzenlememizi istiyor, bu durumda “altın” kelimesini sıfat olarak kullanmalıyız. Eğer “altın madalyası” deseydik belirtisiz isim tamlaması olurdu. Fakat verilen kelimelerle “sporcunun altın madalyası” daha doğru bir ifade olurdu. Ama bir isim tamlaması olarak düzenleyeceksek: “altın madalya” belirtisiz isim tamlamasıdır. “Sporcunun madalyası” belirtili isim tamlamasıdır. Verilen kelimelerden bir isim tamlaması oluşturmalıyız. “altın madalyası” ve “sporcunun madalyası” şeklinde olabilir. En uygun düzenleme “sporcunun altın madalyası” ya da “altın madalya” şeklindedir. Soruda kelimelerin sırasını düzenlememiz isteniyor. Bu durumda “sporcunun altın madalyası” ifadesi daha doğru olacaktır. Ama eğer tamlama olarak bakarsak “altın madalya” bir sıfat tamlamasıdır. Eğer bizden isim tamlaması istiyorsa “sporcunun madalyası” deriz. Ancak “altın” kelimesi fazlalık kalır. En uygunu “altın madalya” sıfat tamlamasıdır. Eğer isim tamlaması olarak düzenleyeceksek “altın madalyası” belirtisiz isim tamlamasıdır. Ama burada “sporcunun” da var. Hadi bunu şöyle düzenleyelim: “sporcunun altın madalyası”. Burada “altın” sıfattır. Eğer sadece isim tamlaması istiyorsa “sporcunun madalyası” olurdu. Ama soru tamlamaları düzenleyin diyor, bu da sıfat tamlamasını da kapsayabilir. O yüzden “sporcunun altın madalyası” diyebiliriz. Ya da “altın” kelimesi ile bir tamlama oluşturacaksak: “altın madalya” (sıfat tamlaması) veya “madalyanın altını” (belirtili isim tamlaması) olabilir. Ancak verilen kelimelerde “madalyası altın” var. En mantıklı isim tamlaması düzenlemesi “altın madalya” veya “madalyanın altını” olur. Eğer “sporcunun madalyası” tamlamasına “altın” kelimesini ekleyeceksek “sporcunun altın madalyası” olur ki bu da sıfat tamlaması içerir. Soru bizden isim tamlamalarını düzenlememizi istiyor gibi duruyor. Hadi bunu “altın madalya” olarak düşünelim, yani bir sıfat tamlaması. Ama eğer isim tamlaması isteniyorsa “madalyanın altını” olabilir. Ama en yaygın ifade “altın madalya”dır. Bu durumda “sporcunun madalyası” ve “altın madalya” olarak iki farklı tamlama düşünmek gerekir. Sorunun amacı karışık kelimelerden doğru tamlama oluşturmak. En uygunu “sporcunun altın madalyası” şeklinde bir ifade kurmak. Ama bu bir zincirleme isim tamlaması değil, belirtili isim tamlaması ve sıfat tamlaması karışımı. Neyse, ben bunu “sporcunun altın madalyası” olarak yazayım. Ancak eğer sadece isim tamlaması isteniyorsa “madalyanın altını” daha uygun olur. Soru “tamlamaları düzenleyiniz” diyor, isim tamlaması demiyor. O zaman “altın madalya” sıfat tamlaması olarak da kabul edilebilir. Ama “sporcunun” kelimesini de kullanmalıyız. O zaman “sporcunun altın madalyası” diyelim.
- ilaç kapağı kutusunun -> ilaç kutusunun kapağı (Bu da zincirleme isim tamlamasıdır. “İlaç kutusu” belirtisiz isim tamlamasıyken, “ilaç kutusunun kapağı” belirtili isim tamlaması eklenerek zincirleme olmuştur.)
Sonuç:
Doğru düzenlenmiş tamlamalar şunlardır:
- ayakkabı bağcıklarının rengi
- spor programının sunucusu
- Sağlık Bakanlığının reklamı
- sporcunun altın madalyası / altın madalya
- ilaç kutusunun kapağı
Not: “sporcunun madalyası altın” ifadesi için “sporcunun altın madalyası” şeklinde düzenleme yaptım. Burada “altın” kelimesi “madalya” isminin sıfatı olmuştur. “Altın madalya” da tek başına bir sıfat tamlamasıdır. Eğer sadece isim tamlaması istenseydi “madalyanın altını” şeklinde de olabilir ama bu durumda “sporcunun” kelimesini kullanmak zorlaşırdı. Verilen kelimelerle en anlamlı ve dil bilgisi kurallarına uygun düzenleme budur.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim tamlaması kullanılmamıştır?
a) Bu akşam yediğimiz yemeğin tadı biraz garip değil miydi?
b) Kitabın kapağı yırtık olduğu için kitabı iade ettik.
c) Kitap okumak için odadan ayrıldım.
d) Salih’in en büyük sıkıntısı yavaş koşmasıydı.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, isim tamlamasını hatırlayalım: en az iki ismin bir araya gelerek anlamca bütünleştiği kelime grubuydu. Tamlayan ve tamlanan ekler alabilirdi (belirtili) veya sadece tamlanan ek alabilirdi (belirtisiz). Hadi şıkları inceleyelim:
Adım 1: Her bir şıkta isim tamlaması olup olmadığını kontrol edelim.
a) “Bu akşam yediğimiz yemeğin tadı biraz garip değil miydi?”
- Burada “yemeğin tadı” kelime grubu var. “Yemeğin” tamlayan eki (-in), “tadı” tamlanan eki (-ı) almış. Yani bu bir belirtili isim tamlaması.
b) “Kitabın kapağı yırtık olduğu için kitabı iade ettik.”
- Burada “kitabın kapağı” kelime grubu var. “Kitabın” tamlayan eki (-ın), “kapağı” tamlanan eki (-ı) almış. Yani bu da bir belirtili isim tamlaması.
c) “Kitap okumak için odadan ayrıldım.”
- Bu cümlede “kitap”, “okumak”, “oda” gibi isimler var ama bunlar birbirleriyle isim tamlaması kurmamışlar. “Okumak” bir fiilimsidir. “Kitap okumak” bir fiilimsi grubudur. Tamlayan ve tamlanan eki alan bir isim grubu göremiyoruz.
d) “Salih’in en büyük sıkıntısı yavaş koşmasıydı.”
- Burada “Salih’in sıkıntısı” kelime grubu var. “Salih’in” tamlayan eki (-in), “sıkıntısı” tamlanan eki (-ı) almış. Yani bu da bir belirtili isim tamlaması.
Adım 2: İncelemelerimiz sonucunda isim tamlaması kullanılmayan şıkkı belirleyelim.
Sonuç:
Cevap c) şıkkıdır. “Kitap okumak için odadan ayrıldım.” cümlesinde isim tamlaması kullanılmamıştır.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat tamlaması kullanılmamıştır?
a) O şair aydınlık yarınların şiirlerini yazıyordu.
b) Yazılarımı okuyamadan ayrılmak zorunda kaldık.
c) Birinci sınıf bir otelde kaldık.
d) Bazı insanlar sporu çok seviyor.
Çözüm:
Sıfat tamlamasını hatırlayalım mı? Bir ismin önüne gelerek onu niteleyen veya belirten (işaret, sayı, belirsizlik, soru) kelimelere sıfat diyorduk. Sıfat ve ismin bir araya gelmesiyle de sıfat tamlaması oluşuyordu. Haydi şıkları inceleyelim:
Adım 1: Her bir şıkta sıfat tamlaması olup olmadığını kontrol edelim.
a) “O şair aydınlık yarınların şiirlerini yazıyordu.”
- “O şair” kelime grubu: “O” işaret sıfatı, “şair” isim. Bu bir sıfat tamlaması.
- “aydınlık yarınlar” kelime grubu: “aydınlık” niteleme sıfatı, “yarınlar” isim. Bu da bir sıfat tamlaması.
b) “Yazılarımı okuyamadan ayrılmak zorunda kaldık.”
- Bu cümlede herhangi bir ismin önüne gelerek onu niteleyen veya belirten bir kelime (sıfat) göremiyoruz. “Yazılarımı” isimdir, “okuyamadan” fiilimsidir, “ayrılmak” fiilimsidir.
c) “Birinci sınıf bir otelde kaldık.”
- “Birinci sınıf” kelime grubu: “Birinci” sıra sayı sıfatı, “sınıf” isim. Bu bir sıfat tamlaması.
- “bir otel” kelime grubu: “bir” belirsizlik sıfatı (sayı olarak değil, herhangi bir anlamında), “otel” isim. Bu da bir sıfat tamlaması.
d) “Bazı insanlar sporu çok seviyor.”
- “Bazı insanlar” kelime grubu: “Bazı” belgisiz sıfat, “insanlar” isim. Bu da bir sıfat tamlaması.
Adım 2: İncelemelerimiz sonucunda sıfat tamlaması kullanılmayan şıkkı belirleyelim.
Sonuç:
Cevap b) şıkkıdır. “Yazılarımı okuyamadan ayrılmak zorunda kaldık.” cümlesinde sıfat tamlaması kullanılmamıştır.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirtili isim tamlaması kullanılmamıştır?
a) Tarih dersinde millî kahramanlarımızı konuştuk.
b) Naylon poşet yerine kese kâğıdı kullanıyorum.
c) Telefonun sesi kulaklarımda çınlıyor.
d) Derste öğrencilerime bir hikâye anlattım.
Çözüm:
Belirtili isim tamlamasını hatırlayalım: hem tamlayanın hem de tamlananın ek aldığı tamlamalardı. Tamlayan “-ın, -in, -un, -ün” eklerinden birini, tamlanan ise “-ı, -i, -u, -ü” eklerinden birini alırdı. Hadi şıkları inceleyelim:
Adım 1: Her bir şıkta belirtili isim tamlaması olup olmadığını kontrol edelim.
a) “Tarih dersinde millî kahramanlarımızı konuştuk.”
- Burada “Tarih dersi” kelime grubu var. “Tarih” tamlayan, “dersi” tamlanan. Sadece tamlanan ek almış, tamlayan ek almamış. Bu bir belirtisiz isim tamlamasıdır. “millî kahramanlarımız” ise sıfat tamlamasıdır. Bu cümlede belirtili isim tamlaması yok gibi duruyor. Ama diğer şıklara da bakalım, belki gözümüzden kaçan bir şey vardır.
b) “Naylon poşet yerine kese kâğıdı kullanıyorum.”
- “Naylon poşet” ve “kese kâğıdı” kelime gruplarına bakalım. “Naylon poşet” bir sıfat tamlamasıdır (“naylon” poşetin hammaddesini belirtir). “Kese kâğıdı” ise “kese” ve “kâğıdı” kelimelerinden oluşur. Sadece tamlanan ek almış. Bu bir belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu cümlede de belirtili isim tamlaması yok.
c) “Telefonun sesi kulaklarımda çınlıyor.”
- Burada “telefonun sesi” kelime grubu var. “Telefonun” tamlayan eki (-un), “sesi” tamlanan eki (-i) almış. İşte bu bir belirtili isim tamlamasıdır.
d) “Derste öğrencilerime bir hikâye anlattım.”
- Bu cümlede herhangi bir ismin, tamlayan ve tamlanan eki alarak birleştiği bir kelime grubu göremiyoruz. “Bir hikâye” bir sıfat tamlamasıdır (“bir” belgisiz sıfat).
Adım 2: İncelemelerimiz sonucunda belirtili isim tamlaması kullanılmayan şıkkı belirleyelim. A, B ve D şıklarında belirtili isim tamlaması bulamadık. C şıkkında ise “telefonun sesi” var. Demek ki soruda bir hata yok, sadece dikkatli olmalıyız.
Sonuç:
Cevap a), b) ve d) şıklarında belirtili isim tamlaması kullanılmamıştır. Ancak genellikle bu tür sorularda tek bir doğru cevap istenir. Eğer bizden kesinlikle kullanılmayanı istiyorsa, bu üç şık da doğru olabilir. Ama soruyu “belirtili isim tamlaması kullanılmamıştır?” şeklinde tek bir cevaba yönelik olarak yorumlarsak, bu şıklardan herhangi birini seçebiliriz. Ancak genellikle tek bir doğru cevap olması beklenir. Tekrar kontrol edelim.
a) “Tarih dersi” -> belirtisiz isim tamlaması. “Millî kahramanlarımız” -> sıfat tamlaması. Belirtili yok.
b) “Naylon poşet” -> sıfat tamlaması. “Kese kâğıdı” -> belirtisiz isim tamlaması. Belirtili yok.
d) “bir hikâye” -> sıfat tamlaması. Belirtili yok.
Bu durumda, sorunun birden fazla cevabı var gibi görünüyor. Ancak testlerde genellikle tek doğru cevap olur. Belki de soruyu hazırlayan kişi sadece bir şıkkı cevapsız bırakmak istemiştir. Eğer bu bir test sorusu olsaydı ve tek bir cevap işaretlememiz gerekseydi, bu üç şık da doğru olurdu. Ama bizden belirtili isim tamlaması kullanılmayanı bulmamız isteniyor ve C şıkkında kullanılmış. Bu durumda A, B ve D şıkları belirtili isim tamlaması içermez. Ben genellikle ilk karşılaştığım ve kesin olarak emin olduğum cevabı işaretlerim.
Bu durumda en net cevap olarak a) şıkkını seçebiliriz, çünkü ilk incelediğimizde içinde belirtili isim tamlaması olmadığını anladık. Diğerleri de doğru olsa da, bir tanesini işaretlememiz gerekirse bu olur.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem zamir hem de sıfat kullanılmıştır?
a) Hastalanmamak için ellerimizi temiz tutmalıyız.
b) Bu sporcu hızlı koşmasıyla meşhurdur.
c) Ben maratonun yarısında yarışı bırakmak zorunda kaldım.
d) Gelişmiş ülkelerde spor yapmak için bunun gibi birçok koşu yolu mevcut.
Çözüm:
Harika bir soru! Hem zamir hem de sıfatı bulmamızı istiyor. Hatırlayalım: Zamir, ismin yerini tutan kelimeydi (ben, sen, o, biz, siz, onlar, bu, şu, o, kim, ne, bazıları, hepsi vb.). Sıfat ise ismi niteleyen veya belirten kelimeydi (güzel, büyük, üç, şu, bazı, hangi vb.). Hadi her şıkkı ayrı ayrı inceleyelim:
Adım 1: Her bir şıkta zamir ve sıfat olup olmadığını kontrol edelim.
a) “Hastalanmamak için ellerimizi temiz tutmalıyız.”
- Zamir: “ellerimizi” kelimesindeki “-imiz” eki, iyelik zamiri görevindedir. (Bizim ellerimiz)
- Sıfat: “temiz” kelimesi “nasıl tutmalıyız?” sorusuna cevap verir. Bu bir zarftır (durum zarfı). Cümlede sıfat yok.
b) “Bu sporcu hızlı koşmasıyla meşhurdur.”
- Zamir: Bu cümlede ismin yerini tutan bir kelime yok.
- Sıfat: “Bu” kelimesi “sporcu” ismini işaret ettiği için işaret sıfatıdır. “Hızlı” kelimesi “koşmasıyla” fiilimsisini nitelediği için zarftır.
c) “Ben maratonun yarısında yarışı bırakmak zorunda kaldım.”
- Zamir: “Ben” kelimesi bir kişi zamiridir.
- Sıfat: Bu cümlede herhangi bir ismin önüne gelerek onu niteleyen veya belirten bir sıfat yok. “Maratonun yarısı” belirtili isim tamlamasıdır.
d) “Gelişmiş ülkelerde spor yapmak için bunun gibi birçok koşu yolu mevcut.”
- Zamir: “bunun” kelimesi “bu” işaret zamirinin “-n” kaynaştırma harfi ve “-un” tamlayan eki almış halidir. Bir ismin yerini tutar, yani işaret zamiridir.
- Sıfat: “Gelişmiş” kelimesi “ülkeler” ismini nitelediği için niteleme sıfatıdır (aynı zamanda bir fiilimsidir, sıfat-fiil). “Birçok” kelimesi “koşu yolu” ismini belirttiği için belgisiz sıfattır.
Adım 2: Hem zamir hem de sıfatın kullanıldığı şıkkı belirleyelim.
Sonuç:
Cevap d) şıkkıdır. “Gelişmiş ülkelerde spor yapmak için bunun gibi birçok koşu yolu mevcut.” cümlesinde “bunun” kelimesi zamir, “gelişmiş” ve “birçok” kelimeleri ise sıfattır.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesnel bir yargı vardır?
a) Hayat her zaman çok eğlencelidir.
b) Yaşar Kemal farklı türlerde eserler yazmıştır.
c) Son birkaç yıldır bu kadar güzel bir dizi izlememiştim.
d) Şairin şiirleri çok güzel.
Çözüm:
Nesnel yargı, doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanabilen, kişiden kişiye değişmeyen, herkesçe kabul gören yargılardır. Öznel yargı ise kişisel duygu ve düşünceleri yansıtan, kanıtlanamayan yargılardır. Hadi şıkları inceleyelim:
Adım 1: Her bir şıkta yargının nesnel mi, öznel mi olduğunu belirleyelim.
a) “Hayat her zaman çok eğlencelidir.”
- “Çok eğlencelidir” ifadesi kişisel bir görüştür. Bazıları için hayat eğlenceli olmayabilir. Bu bir öznel yargıdır.
b) “Yaşar Kemal farklı türlerde eserler yazmıştır.”
- Bu yargının doğruluğu araştırılıp kanıtlanabilir. Yaşar Kemal’in eserleri incelenerek farklı türlerde yazıp yazmadığı tespit edilebilir. Bu bir nesnel yargıdır.
c) “Son birkaç yıldır bu kadar güzel bir dizi izlememiştim.”
- “Bu kadar güzel” ifadesi tamamen kişisel bir beğeniye dayanır. Bir başkası o diziyi güzel bulmayabilir. Bu bir öznel yargıdır.
d) “Şairin şiirleri çok güzel.”
- “Çok güzel” ifadesi yine kişisel bir beğeni ve yorumdur. Şiirlerin güzelliği kişiden kişiye değişebilir. Bu bir öznel yargıdır.
Adım 2: Nesnel yargı içeren şıkkı belirleyelim.
Sonuç:
Cevap b) şıkkıdır. “Yaşar Kemal farklı türlerde eserler yazmıştır.” cümlesinde nesnel bir yargı vardır.
Umarım bu açıklamalar sizin için faydalı olmuştur sevgili öğrencilerim. Unutmayın, Türkçe dersinde en önemli şey bol bol okumak ve öğrendiklerimizi tekrar etmektir. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!