6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 62
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmenin. Şimdi gönderdiğin soruları birlikte adım adım, güzelce inceleyelim ve doğru cevapları bulalım. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “belirtme hâl eki” alan bir kelime kullanılmıştır?
A) Çocukluğu zorluklar içinde geçmiş.
B) Kitabı yerinde bulamayınca çok kızdı.
C) Okulu başka bir mahalledeymiş.
D) Öğleden sonra arkadaşları gelecekmiş.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, “belirtme hâl eki” dediğimiz şey, bir ismin “neyi?”, “kimi?”, “nereyi?” sorularına cevap vermesini sağlayan -ı, -i, -u, -ü ekidir. Yani bir nesneyi ya da kişiyi belirtir. Bu eki alan kelime, cümlede genellikle işten etkilenen nesne olur.
Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
-
A) “Çocukluğu zorluklar içinde geçmiş.” cümlesindeki “çocukluğu” kelimesi aslında “onun çocukluğu” anlamındadır. Buradaki “-u” eki, bir şeye ait olmayı gösteren iyelik ekidir. “Neyi geçmiş?” diye sorduğumuzda anlamlı bir cevap alamayız.
-
B) “Kitabı yerinde bulamayınca çok kızdı.” cümlesindeki “kitabı” kelimesine dikkat edelim. “Neyi yerinde bulamayınca çok kızdı?” diye sorduğumuzda cevabı “kitabı” oluyor, değil mi? İşte buradaki “-ı” eki, kitabın bir başkası tarafından aranıp bulunamayan belirli bir nesne olduğunu gösteriyor. Bu bir belirtme hâl ekidir.
-
C) “Okulu başka bir mahalledeymiş.” cümlesindeki “okulu” kelimesi de “onun okulu” anlamındadır. Buradaki “-u” eki de iyelik ekidir. “Neyi başka bir mahalledeymiş?” diye soramayız.
-
D) “Öğleden sonra arkadaşları gelecekmiş.” cümlesindeki “arkadaşları” kelimesi “onun arkadaşları” anlamındadır. Buradaki “-ı” eki de iyelik ekidir. “Neyi gelecekmiş?” diye soramayız.
Bu durumda, doğru cevabımız B seçeneği oluyor çünkü “kitabı” kelimesindeki “-ı” eki belirtme hâl ekidir.
Sonuç:
B) Kitabı yerinde bulamayınca çok kızdı.
***
4. Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili kelimelerden hangisi iyelik eki almamıştır?
A) Çocuklarım bana şaka yaptı.
B) Kitapların tam olarak seni yansıtıyor.
C) Ayakkabılarını çok beğendim.
D) Yazım yanlışları yapmışsın.
Çözüm:
Şimdi de “iyelik eki” konusuna bakalım. İyelik ekleri, bir varlığın, nesnenin ya da kavramın kime veya neye ait olduğunu gösteren eklerdir. Mesela “benim kalemim”, “senin defterin”, “onun kitabı” derken kullandığımız “-im”, “-in”, “-i” gibi ekler iyelik ekleridir. Bize sorulan, iyelik eki almamış kelimeyi bulmak.
Hadi seçenekleri inceleyelim:
-
A) “Çocuklarım bana şaka yaptı.” cümlesindeki “çocuklarım” kelimesi “benim çocuklarım” anlamına geliyor. Buradaki “-ım” eki iyelik ekidir.
-
B) “Kitapların tam olarak seni yansıtıyor.” cümlesindeki “kitapların” kelimesi “senin kitapların” anlamına geliyor. Buradaki “-ların” eki iyelik ekidir.
-
C) “Ayakkabılarını çok beğendim.” cümlesindeki “ayakkabılarını” kelimesi biraz karışık gibi görünebilir ama aslında “senin ayakkabıların” anlamına geliyor. “Ayakkabıları” (onun ayakkabıları) kelimesinin sonuna “n” kaynaştırma harfi ve “-ı” belirtme hâl eki gelmiş. Yani “ayakkabıları” kısmında bir iyelik eki (onun) var. Daha açıkçası, “senin ayakkabıların” olduğu için “-ların” eki iyelik ekidir. Bu kelime iyelik eki almıştır.
-
D) “Yazım yanlışları yapmışsın.” cümlesindeki “yazım” kelimesi, “benim yazım” (iyelik) anlamında değil, “yazmak eylemi” veya “imla” anlamındadır. “Yazmak” fiilinden türeyen “-ım” eki burada bir yapım ekidir, yani fiilden isim yapmıştır. Tıpkı “saymak” fiilinden “sayım” (sayma işi) kelimesinin türemesi gibi. Bu yüzden “yazım” kelimesi burada iyelik eki almamıştır.
O zaman iyelik eki almamış kelime D seçeneğindeki “yazım” kelimesidir.
Sonuç:
D) Yazım yanlışları yapmışsın.
***
5. Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Nesnel cümlelerin başına “N”, öznel cümlelerin başına ise “Ö” yazınız.
( ) Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 83 milyondur.
( ) Anadolu’da kurulan beyliklerden biri de Candaroğulları Beyliği’dir.
( ) Cennet ülkemizin en güzel şehirlerinden biridir Sivas.
( ) Bence medeniyet madden ve manen gelişmektir.
( ) Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî dili Türkçedir.
( ) Zavallı kedicik, yalvaran gözlerle bana bakıyordu.
( ) Kul hakkı yemek büyük günahlar arasındadır.
Çözüm:
Şimdi de nesnel ve öznel cümleleri ayırt edelim. Bu konu çok önemli, dikkatlice dinle!
- Nesnel cümleler (N): Herkes tarafından doğru kabul edilen, kanıtlanabilen, kişisel görüş içermeyen cümlelerdir. Yani ben de sen de başkası da aynı şeyi düşünür, çünkü bu bir gerçektir.
- Öznel cümleler (Ö): Kişiden kişiye değişen, kişisel duygu, düşünce veya yorum içeren, kanıtlanamayan cümlelerdir. Yani benim için doğru olan, senin için olmayabilir.
Hadi cümleleri inceleyelim:
-
( N ) Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 83 milyondur.
Bu bilgi, devletin açıkladığı resmi verilere göre belirlenir. Yani araştırırsak doğruluğunu veya yanlışlığını kanıtlayabiliriz. Bu bir kişisel görüş değil, bir veridir. O yüzden Nesnel.
-
( N ) Anadolu’da kurulan beyliklerden biri de Candaroğulları Beyliği’dir.
Bu, tarih kitaplarında yer alan bir bilgidir. Tarihi bir gerçek olduğu için kanıtlanabilir ve herkes için aynıdır. O yüzden Nesnel.
-
( Ö ) Cennet ülkemizin en güzel şehirlerinden biridir Sivas.
“Cennet ülkemiz”, “en güzel şehir” gibi ifadeler kişisel yorumlardır. Herkes Sivas’ı en güzel bulmayabilir, güzellik anlayışı kişiden kişiye değişir. O yüzden Öznel.
-
( Ö ) Bence medeniyet madden ve manen gelişmektir.
Cümle zaten “Bence” diye başlıyor! Bu kelime doğrudan kişisel görüş olduğunu gösterir. Medeniyetin ne olduğu ya da nasıl geliştiği hakkında farklı farklı fikirler olabilir. O yüzden Öznel.
-
( N ) Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî dili Türkçedir.
Bu, anayasamızda da yazan, resmiyet kazanmış bir bilgidir. Kanıtlanabilir bir gerçektir. O yüzden Nesnel.
-
( Ö ) Zavallı kedicik, yalvaran gözlerle bana bakıyordu.
“Zavallı” ve “yalvaran” kelimeleri kediciğe bakan kişinin ona yüklediği duygulardır. Belki başkası baksa “sevimli” veya “aç” derdi. Bu bir yorumdur. O yüzden Öznel.
-
( Ö ) Kul hakkı yemek büyük günahlar arasındadır.
Bu ifade, dini ve ahlaki bir inancı yansıtır. Toplumda genel kabul görse de, “büyük günah” olması kişisel inançlara ve değer yargılarına göre şekillenir, bilimsel olarak kanıtlanabilecek bir gerçek değildir. O yüzden Öznel.
Sonuç:
( N ) Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 83 milyondur.
( N ) Anadolu’da kurulan beyliklerden biri de Candaroğulları Beyliği’dir.
( Ö ) Cennet ülkemizin en güzel şehirlerinden biridir Sivas.
( Ö ) Bence medeniyet madden ve manen gelişmektir.
( N ) Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî dili Türkçedir.
( Ö ) Zavallı kedicik, yalvaran gözlerle bana bakıyordu.
( Ö ) Kul hakkı yemek büyük günahlar arasındadır.
***
6. Sizce toplumumuzun gelişmesi ve ilerlemesi için neler yapılmalıdır? Yazınız.
Çözüm:
Bu soru, senin düşüncelerini merak eden, çok güzel bir soru! Toplumumuzun daha iyi yerlere gelmesi için neler yapabiliriz, hadi birlikte düşünelim:
Adım 1: Eğitim, her şeyin başı!
Bence bir toplumun gelişmesinin en önemli yolu,
eğitime çok önem vermektir
. Okullarımızda sadece dersleri değil,
aynı zamanda iyi insan olmayı, dürüstlüğü, saygıyı ve sevgiyi de öğrenmeliyiz
. Öğretmenlerimizin bize öğrettiği bilgilerle yetinmeyip,
sürekli merak eden, araştıran ve yeni şeyler öğrenmeye açık nesiller olmalıyız
. Bilgili ve donanımlı bireyler yetiştikçe, toplumumuz da daha aydınlık bir geleceğe doğru ilerleyecektir.
Adım 2: Bilim ve teknolojiye yatırım yapmalıyız.
Günümüzde bilim ve teknoloji çok hızlı ilerliyor. Biz de bu gelişmeleri yakından takip etmeli, hatta
kendi teknolojimizi üretmeliyiz
. Gençlerimizi bilime ve araştırmaya yönlendirmeli,
onlara gerekli imkanları sunmalıyız
. Böylece hem kendi ihtiyaçlarımızı karşılarız hem de dünyaya yenilikler sunarız.
Adım 3: Sanat ve kültürü desteklemeliyiz.
Bir toplumun ruhu, sanatı ve kültürüdür. Tiyatrolara gitmeli, kitap okumalı, müzeler gezmeli, müzikle ilgilenmeliyiz.
Kendi değerlerimizi korurken, farklı kültürleri de tanımalı ve onlara saygı duymalıyız
. Sanatla iç içe olan bir toplumun hayal gücü ve yaratıcılığı da gelişir.
Adım 4: Adalet ve hoşgörü çok önemli.
Herkesin eşit haklara sahip olduğu, kimsenin haksızlığa uğramadığı bir toplumda yaşamak hepimizin hakkı.
Adaletin güçlü olması, insanların birbirine güvenmesini sağlar
. Ayrıca,
farklı düşüncelere ve inançlara sahip insanlara karşı hoşgörülü olmalıyız
. Birlik ve beraberlik içinde yaşamak, bizi daha güçlü kılar.
Adım 5: Çevremize sahip çıkmalıyız.
Yaşadığımız dünyayı korumak hepimizin görevi. Çevre bilinci yüksek, doğaya saygılı bireyler olmalıyız.
Geri dönüşüm yapmalı, ağaç dikmeli, sularımızı ve havamızı temiz tutmalıyız
. Temiz bir çevre, sağlıklı bir toplum demektir.
Kısacası, eğitimli, bilgili, adil, hoşgörülü, sanat ve çevreye duyarlı bir toplum olursak, gelişimimiz ve ilerlememiz kaçınılmaz olur diye düşünüyorum.
Sonuç:
Toplumumuzun gelişmesi ve ilerlemesi için öncelikle kaliteli ve çağdaş bir eğitim sistemine sahip olmalıyız. Bilim ve teknolojiye yatırım yapmalı, gençleri bu alanlara yönlendirmeliyiz. Sanat ve kültür değerlerimize sahip çıkarak, farklılıklara saygı duyan, hoşgörülü bireyler yetiştirmeliyiz. Adalet duygusunu pekiştirmeli ve çevre bilincini artırmalıyız. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, daha güçlü ve ilerlemiş bir toplum olabiliriz.
Umarım bu açıklamalarım sana yardımcı olmuştur, sevgili öğrencim! Takıldığın yer olursa her zaman sorabilirsin.