6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 158
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle birlikte, önümüze gelen Türkçe etkinliğini çözeceğiz. Hazırlıklı olun, çünkü hem okuduğumuzu anlama hem de dil bilgisi bilgilerimizi kullanma zamanı!
Şimdi gelin, ilk etkinliğimiz olan 3. Etkinlik‘e bir göz atalım.
3. Etkinlik
a) Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili kelime ve kelime gruplarını inceleyiniz. Daha sonra incelediğiniz kelime ve kelime gruplarının aralarındaki anlam ilişkisini belirleyerek arkadaşlarınızla paylaşınız.
Sevgili çocuklar, bu kısımda bize altı çizili kelime ve kelime grupları verilmiş. Bir de hemen altında Bilgi Kutusu var. O kutuda ne yazıyor? “İsimlerin yerini tutan kelimelere zamir denir.” İşte bu tanım, bu etkinliği çözmemiz için çok önemli!
Şimdi cümlelere tek tek bakalım:
-
Hakan bu akşam sinemaya gidecek.
O, bu akşam sinemaya gidecek.
Çözüm: Burada “Hakan” bir özel isimdir. İkinci cümlede ise “O” kelimesi, “Hakan” isminin yerine kullanılmış. Yani “O” kelimesi, bir kişi zamiridir. Bir ismin yerine geçerek anlamı tamamlamış.
-
Bugün İstiklal Caddesi‘nde sinema var mı?
Bugün orada sinema var mı?
Çözüm: “İstiklal Caddesi” bir yerin adıdır. İkinci cümlede ise “orada” kelimesi, “İstiklal Caddesi” yer adının yerine kullanılmış. Yani “orada” kelimesi, bir işaret zamiridir. Bir yer isminin yerini tutuyor.
-
Ara verilince ne görsek balkonda babamla benden başka kimse yok.
Ara verilince ne görsek balkonda bizden başka kimse yok.
Çözüm: “Babamla benden” bir grup insanı ifade ediyor. İkinci cümlede ise “bizden” kelimesi, “babamla benden” grubunun yerine kullanılmış. Yani “bizden” kelimesi, bir kişi zamiridir. Birden fazla ismin yerine geçerek bir grubu ifade ediyor.
Gördüğünüz gibi, zamirler isimlerin yükünü hafifletiyor, cümleleri daha kısa ve akıcı yapmamıza yardımcı oluyor.
b) Aşağıdaki cümlelerde yer alan zamirleri yuvarlak içine alınız.
Şimdi de öğrendiğimiz zamirleri cümlelerde bulma zamanı. Haydi, dikkatlice okuyalım ve isimlerin yerine geçen kelimeleri işaretleyelim:
-
Bütün kitapları ben okudum.
Çözüm: Bu cümlede “ben” kelimesi, konuşan kişinin isminin yerini tutuyor. Yani bir kişi zamiridir.
-
Dedemler oraya elli yıl önce gitmiş.
Çözüm: “Oraya” kelimesi, bir yerin adının yerini tutuyor (örneğin “köye”, “şehre” yerine kullanılmış). Bu bir işaret zamiridir.
-
Çocuklardan birkaçı kütüphaneyi çok seviyordu.
Çözüm: “Birkaçı” kelimesi, çocukların belli bir kısmının isminin yerini tutuyor ama kim oldukları tam belli değil. Bu bir belgisiz zamirdir.
-
Sen bunları nereden öğrendin?
Çözüm: Bu cümlede iki tane zamir var. “Sen” kelimesi, konuşulan kişinin isminin yerini tutuyor (kişi zamiri). “Bunları” kelimesi ise, öğrenilen şeylerin adının yerini tutuyor (işaret zamiri).
-
Bazıları senin hiç konuşmadığını düşünüyor.
Çözüm: Yine iki zamirimiz var. “Bazıları” kelimesi, kim olduğu belli olmayan kişilerin isminin yerini tutuyor (belgisiz zamir). “Senin” kelimesi ise, “sen” kişi zamirinin ilgi eki almış halidir ve bir ismin yerini tutar (kişi zamiri).
-
Lütfen buraya gel!
Çözüm: “Buraya” kelimesi, bir yerin adının yerini tutuyor (örneğin “evin içine”, “odaya” yerine). Bu da bir işaret zamiridir.
Aferin size! Zamirleri bulmak artık sizin için çocuk oyuncağı olmalı.
Şimdi de metni dikkatlice okuyup soruları cevaplayacağımız 4. Etkinlik‘e geçelim.
4. Etkinlik
Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle yanıtlayınız.
Bu soruları cevaplarken sadece bize verilen “İhtiyar Çilingir” metnine bağlı kalmalıyız, kendi bilgilerimizi katmamalıyız.
-
Yazar, çilingiri nasıl betimlemektedir?
Çözüm: Metnin ilk paragrafında çilingirin nasıl olduğu bize anlatılmıştı. Yazar, çilingiri şöyle betimliyor:
“İhtiyarcık, küçülmüş, ak sakallı, küçük yüzlü bir adam, gözünde çifte gözlük, minimini halkaları ateşte ısıtıp zincir bağlıyordu.”
Yani yazar, çilingiri ihtiyarcık, küçülmüş, ak sakallı, küçük yüzlü, gözünde çifte gözlük olan bir adam olarak betimliyor.
-
Yazar dükkânın önünde dururken çilingir ne yapmaktadır?
Çözüm: Yazar dükkânın önünde durduğunda çilingirin ne yaptığını yine metnin ilk paragrafından anlıyoruz:
“…minimini halkaları ateşte ısıtıp zincir bağlıyordu.”
Çilingir, küçücük halkaları ateşte ısıtıp onlara zincir bağlıyordu.
-
Genç adam, çilingirden ne yapmasını istemektedir?
Çözüm: Metni dikkatlice okuduğumuzda, “genç adam” ile çilingir arasında geçen bir diyalogdan veya genç adamın bir isteğinden bahsedilmediğini görüyoruz. Metin, yazarın gözlemleri ve çilingirle kısa bir selamlaşmasıyla sınırlı kalıyor.
Bu nedenle, bu bilgi okuduğumuz metinde yer almamaktadır.
-
Genç adam, değneğin yan tarafına bir halka daha taktırmak isteyince çilingir neden gencin dediğini yapmak istememiştir?
Çözüm: Bir önceki soruda da belirttiğimiz gibi, metinde “genç adam”, “değnek” ya da “halka taktırma” gibi bir durumdan hiç bahsedilmiyor. Yazarın çilingirle tek diyaloğu “Kolay gelsin, usta.” ve çilingirin cevabı “Kolayı başına gelsin!..” şeklinde.
Bu nedenle, bu bilgi okuduğumuz metinde yer almamaktadır.
-
Çilingir, gencin hangi sözüne içerlemiştir? Çilingir bu söze neden içerlemiştir?
Çözüm: Yine metinde “genç adam” ile ilgili bir içerleme durumu geçmemektedir. Çilingirin tek tepkisi, yazarın “Kolay gelsin, usta.” demesine karşılık “Kolayı başına gelsin!..” demesidir. Bu, belki de çilingirin işine duyduğu saygıdan veya yorgunluğundan kaynaklanan bir serzeniş olabilir, ama bir “gence” yönelik değildir.
Bu nedenle, bu bilgi okuduğumuz metinde yer almamaktadır.
-
Okuduğunuz metinde günümüzdeki yazım ve noktalama kurallarına aykırı kullanımlar nelerdir? Örnek veriniz.
Çözüm: Metin eski bir metin olduğu için günümüz yazım ve noktalama kurallarından bazı farklılıklar içerebilir. Gelin, metni bu gözle bir daha okuyalım:
-
“Koyunpazarı’nda bir ufacık dükkân; bir küçük ocak yanıyor, bir ufak çocuk körük çekiyor.” cümlesinde “dükkân” kelimesi. Günümüzde düzeltme işareti (şapka) kullanımı azalmış, genellikle “dükkan” şeklinde yazıyoruz.
Ayrıca aynı cümlede noktalı virgül (;) kullanımı da dikkat çekiyor. Günümüzde bu tür art arda sıralanmış, bağımsız cümleleri ayırmak için genellikle virgül (,) ya da nokta (.) kullanırız.
-
“Bir çilingir dükkânı. Ufak kilitler, eski zaman kapı halkaları, menteşeler, hayvan zincirleri.” cümlesi. İkinci kısım (“Ufak kilitler…”) eksiltili bir cümle. Yani yüklemi olmayan bir cümle parçası. Günümüzde bu tür eksik cümlelerin sonuna genellikle üç nokta (…) koyarız. Burada nokta kullanılmış.
-
“Kolayı başına gelsin!..” ifadesinde noktalama işaretlerinin birlikte kullanımı. Hem ünlem (!) hem de iki nokta (..) kullanılmış. Günümüzde genellikle ya ünlem işareti (!) ya da üç nokta (…) kullanılır, ikisi bir arada bu şekilde pek kullanılmaz.
Bu farklılıklar, dilin zamanla değiştiğini ve geliştiğini gösteriyor, değil mi?
-
Ve son etkinliğimiz olan 5. Etkinlik‘e geldik!
5. Etkinlik
Siz çilingir dükkânında olsaydınız, çilingire hangi soruları sormak isterdiniz? Yazınız.
Bu etkinlikte hayal gücümüzü kullanacağız. Kendimizi o dükkânda, o ihtiyar çilingirin karşısında hayal edelim. Merak ettiğimiz neler olurdu? Ben olsaydım şunları sorardım:
-
Usta, bu zanaatı ne zamandan beri yapıyorsunuz? Çok eski bir meslek olmalı.
-
Bu dükkân ne kadar eski? Burada ne kadar zamandır çalışıyorsunuz?
-
Yaptığınız işin en sevdiğiniz ve en zorlandığınız kısmı ne?
-
Çocukken de çilingir olmak ister miydiniz, yoksa bu mesleği sonradan mı seçtiniz?
-
Şu duvarda asılı duran eski kilitlerin bir hikayesi var mı?
Siz de kendi merak ettiklerinizi yazabilirsiniz. Unutmayın, soru sormak öğrenmenin en güzel yollarından biridir!
Bugünkü Türkçe dersimiz burada sona erdi. Umarım hem eğlenmiş hem de yeni şeyler öğrenmişsinizdir. Bir sonraki derste görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!