6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 138
Merhaba sevgili öğrencim! Ben Türkçe öğretmeniniz. Gönderdiğin soruları dikkatlice inceledim. Şimdi adım adım bu soruları seninle birlikte çözümleyelim ve konuyu iyice anlayalım. Hazır mısın?
Öncelikle, ilk etkinliğe bakalım.
4. Etkinlik
Bu etkinlikteki sorular, okuduğunuz şiirden yararlanarak yanıtlayınız
diyor. Ancak bana gönderdiğin görselde bu şiir bulunmuyor. Bu yüzden, şiirin içeriğini bilmeden bu soruları doğru bir şekilde yanıtlamam mümkün değil. Ama sana bu tür soruları nasıl cevaplaman gerektiğini anlatabilirim.
1. Şair, ikinci dörtlükte rüzgârın nereyi gezdiğini söylüyor?
Şiiri okuduğunda, ikinci dörtlüğe (yani dört mısralık bölüme) odaklanmalısın. Rüzgârın nerede dolaştığını anlatan mısraları bulup cevabını oradan çıkarman gerekir. Örneğin, rüzgâr dağları aştı
ya da ovaları dolaştı
gibi ifadeler aramalısın.
2. Şair, üçüncü dörtlükte rüzgârı neye benzetiyor?
Bu soruyu yanıtlamak için de şiirin üçüncü dörtlüğünü dikkatlice okumalısın. Şair, rüzgârı bir şeye benzetirken genellikle gibi
edatını kullanır veya doğrudan bir benzetme yapar. Örneğin, rüzgâr bir at gibi koşuyordu
ya da rüzgâr, koca bir devdi sanki
gibi ifadelerden benzetmeyi bulabilirsin.
3. Şaire göre rüzgâr köylerde neler yapıyor?
Yine şiirin ilgili bölümlerine bakmalısın. Şair, rüzgârın köylerde ne gibi etkiler yarattığını, ne gibi sesler çıkardığını ya da ne gibi olaylara yol açtığını anlatmış olabilir. Mesela, çatılardan kiremitleri uçurdu
veya pencereleri tıkırdatıp geçti
gibi cümleler sana ipucu verecektir.
4. Şair, “Sorsaydım söylerdi herhâlde,/ Soramadım.” dizeleriyle ne anlatmak istiyor?
Bu dizeler, şairin iç dünyasıyla ilgili bir ipucu veriyor. Şair, bir şeyi merak ediyor ama bunu soramıyor. Bu durum, bir pişmanlık, bir çekingenlik, bir fırsatı kaçırma ya da konuşmak istediği kişinin artık orada olmaması gibi pek çok anlama gelebilir. Şiirin genel havası ve diğer mısralar sana bu konuda daha net bir fikir verecektir.
Şiir olmadığı için bu soruları ancak bu şekilde açıklayabildim. Şimdi gelelim görseldeki diğer etkinliğe, onu birlikte çözebiliriz!
5. Etkinlik
a) Aşağıdaki dizelerin sonundaki ses benzerliklerini belirleyiniz ve kutucukların içine yazınız.
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden iki şiir parçasındaki dize sonlarındaki ses benzerliklerini bulmamız isteniyor. Bunun için önce Bilgi Kutusu
‘nda verilen redif
ve kafiye
kavramlarını çok iyi anlamamız gerekiyor. Hadi bir kez daha hatırlayalım:
- Redif: Şiirde dize sonlarında, yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri tıpatıp aynı olan ekler, kelimeler ya da kelime gruplarına denir. Sanki aynı elbiseyi giymişler gibi düşünebilirsin. Onlar her şeyiyle aynıdır.
- Kafiye (Uyak): Rediften önce gelen, sadece sesleri benzeyen ama anlamları ya da görevleri farklı olan seslere veya eklerin benzerliğine denir. Onlar da birbirine benziyor ama redif kadar aynı değiller, sanki farklı renklerde ama aynı model ayakkabılar gibi düşünebilirsin. Kafiye, sadece ses benzerliğidir.
Şimdi bu bilgilerle dizelerimizi inceleyelim:
Birinci Şiir Parçası:
Besbelli denizden çıkıp
Kıyılar boyunca gitmiştir.
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.
Adım 1: Dize sonlarını inceleyelim:
- çıkıp
- gitmiştir.
- kokusu
- etmiştir.
Adım 2: Hangi dize sonları birbirine benziyor bakalım.
İkinci dize sonu gitmiştir
, dördüncü dize sonu ise etmiştir
.
Adım 3: Bu benzerlikleri redif ve kafiye olarak ayıralım.
-
gitmiştir
kelimesindeki-miş
eki öğrenilen geçmiş zaman,-tir
eki ise ek fiildir. -
etmiştir
kelimesindeki-miş
eki de öğrenilen geçmiş zaman,-tir
eki de ek fiildir.
Gördüğün gibi, -miştir
ekleri hem yazılışları, hem okunuşları, hem anlamları hem de görevleri açısından tamamen aynı. O zaman bu bir redif
tir.
Peki, rediften önce kalan seslere bakalım:
- gitmiştir
- etmiştir
Burada -iş
sesleri birbirine benziyor. Bu sesler, rediften önce geldiği ve sadece ses olarak benzediği için kafiye
dir.
Sonuç:
Bu şiir parçasında, ikinci ve dördüncü dizelerde -miştir
redif, -iş
ise kafiyedir.
Kutucuğa yazılacaklar:
Redif: -miştir
Kafiye: -iş
İkinci Şiir Parçası:
Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
Bulutları koyun gibi gütmüştür.
Okşayıp otları yaylalarda
Büyütmüştür.
Adım 1: Dize sonlarını inceleyelim:
- doğru
- gütmüştür.
- yaylalarda
- büyütmüştür.
Adım 2: Hangi dize sonları birbirine benziyor bakalım.
İkinci dize sonu gütmüştür
, dördüncü dize sonu ise büyütmüştür
.
Adım 3: Bu benzerlikleri redif ve kafiye olarak ayıralım.
-
gütmüştür
kelimesindeki-müş
eki öğrenilen geçmiş zaman,-tür
eki ise ek fiildir. -
büyütmüştür
kelimesindeki-müş
eki de öğrenilen geçmiş zaman,-tür
eki de ek fiildir.
Burada da -müştür
ekleri hem yazılışları, hem okunuşları, hem anlamları hem de görevleri açısından tamamen aynı. O zaman bu bir redif
tir.
Peki, rediften önce kalan seslere bakalım:
- gütmüştür
- büyütmüştür
Burada -üş
sesleri birbirine benziyor. Bu sesler, rediften önce geldiği ve sadece ses olarak benzediği için kafiye
dir.
Sonuç:
Bu şiir parçasında, ikinci ve dördüncü dizelerde -müştür
redif, -üş
ise kafiyedir.
Kutucuğa yazılacaklar:
Redif: -müştür
Kafiye: -üş
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, şiirde ses ve anlam güzelliği çok önemlidir, redif ve kafiye de bu güzellikleri yaratan unsurlardandır. Başka sorun olursa her zaman sorabilirsin!