6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 126
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde isimlerle ilgili sorularını adım adım, kolayca anlayabileceğin bir şekilde çözelim. Hazır mısın? Başlayalım!
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde topluluk ismi kullanılmamıştır?
Topluluk ismi neydi hatırlayalım: Birden fazla varlığı tek bir kelimeyle anlatan isimlerdi. Mesela “ordu” dediğimizde aklımıza bir sürü asker gelir, “sınıf” dediğimizde bir sürü öğrenci. İşte bunlar topluluk ismidir.
Şimdi seçenekleri inceleyelim:
- A) Ordu, Ankara’da toplanmış savaşa hazırlık yapıyordu.
- B) İnsanlarımız ormanın değerini yeni anlamaya başladı.
- C) Hafta sonu bizim sınıf boyanacak.
- D) Taraftarlar, takımı çılgınca alkışlıyordu.
Burada “Ordu” kelimesi birçok askerin bir araya gelmesiyle oluşan bir topluluğu anlatıyor. Yani burada topluluk ismi kullanılmış.
“Orman” kelimesi de birçok ağacın bir araya gelmesiyle oluşan bir yeri, bir topluluğu ifade eder. Burada da topluluk ismi kullanılmış.
İşte buraya dikkat! “Sınıf” kelimesi bazen öğrenci topluluğunu (Örneğin: “Sınıf geziye gitti.”) bazen de derslik olarak kullandığımız odayı, yani bir mekânı ifade eder. Bu cümlede “sınıf boyanacak” dendiği için, odadan bahsediliyor. Yani öğrenci topluluğundan değil, mekândan bahsediliyor. Bu yüzden burada “sınıf” kelimesi topluluk ismi olarak kullanılmamış.
“Takım” kelimesi de birçok sporcunun bir araya gelmesiyle oluşan bir grubu anlatır. Bu da bir topluluk ismidir. “Taraftarlar” ise çoğul bir isimdir, topluluk ismi değildir; ama cümlede “takım” kelimesi geçtiği için burada topluluk ismi kullanılmış diyebiliriz.
Gördüğün gibi, C seçeneğindeki “sınıf” kelimesi bir topluluğu değil, dersliği, yani bir yeri anlatıyor. Bu yüzden topluluk ismi olarak kullanılmamıştır.
Sonuç:
Cevap: C
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “dünya” kelimesi özel isim olarak kullanılmıştır?
Özel isimler, tek olan, eşi benzeri olmayan varlıkları anlatan isimlerdir. “Dünya” kelimesi, gezegenimiz olan Dünya’dan bahsederken özel isim olur ve büyük harfle başlar, gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır. Ama eğer genel bir anlamda, mesela “çok fazla” anlamında veya “alem, yeryüzü” gibi kullanılıyorsa, o zaman cins isim olur ve küçük harfle başlar.
Şimdi seçeneklere bakalım:
- A) Dünya kadar dükkân dolaştık ama hâlâ aradığımız ayakkabıyı bulamadık.
- B) Yaz aylarında Güneş ışınları Dünya’ya dik olarak gelir.
- C) Dünyaları verseler değişmem cennet vatanımı.
- D) Dünyamız sevgiyle güzelleşecek.
Burada “dünya kadar” derken gezegenimizden bahsetmiyoruz, “çok fazla” anlamında abartma yapılıyor. Yani cins isim olarak kullanılmış.
İşte burada “Dünya” kelimesi gezegenimiz olan Dünya’yı anlatıyor. Büyük harfle başlamış ve gelen ek kesme işaretiyle ayrılmış. Bu, özel isim kullanıldığını gösterir.
“Dünyaları verseler” derken, yine gezegenimizden bahsetmiyoruz, “her şeyi, çok değerli şeyleri” anlamında kullanılmış. Cins isimdir.
Buradaki “dünyamız” kelimesi aslında gezegenimiz olan Dünya’yı kastediyor gibi görünse de, cümlede küçük harfle başlamış. Türkçede gezegen adları özel isim olarak kullanıldığında büyük harfle başlar. Küçük harfle yazılması, burada genel bir “yaşadığımız yer, yeryüzü” anlamında kullanıldığını düşündürür. Eğer gezegen anlamında özel isim olsaydı “Dünya’mız” şeklinde yazılması gerekirdi. Bu yüzden B seçeneği daha net bir özel isim kullanımıdır.
Gördüğün gibi, B seçeneğinde “Dünya” kelimesi gezegen adı olarak, özel isim kuralına uygun bir şekilde kullanılmış.
Sonuç:
Cevap: B
4. Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili kelimelerden hangisi hem çokluk hem de hâl eki almıştır?
Bu soruda hem çokluk eki (-ler, -lar) hem de hâl eklerinden birini (belirtme, yönelme, bulunma, ayrılma, ilgi) almış bir kelime arıyoruz.
Şimdi altı çizili kelimeleri inceleyelim:
- A) Bize gelen çocukların hepsi çok mutlu olurdu.
- B) Kitap okumaktan kaçan bu öğrenciler mi?
- C) Yolculara su ve simit ikram ettiler.
- D) Onun kâğıtları çok değerlidir.
Adım 1: Kelimenin kökü “çocuk”.
Adım 2: “çocuklar” olmuş, yani çokluk eki (-lar) almış.
Adım 3: “çocukların” olmuş, yani ilgi hâl eki (tamlayan eki) almış. İlgi hâl eki de bir hâl ekidir. Yani bu kelime hem çokluk hem de hâl eki almıştır.
Adım 1: Kelimenin kökü “öğrenci”.
Adım 2: “öğrenciler” olmuş, yani çokluk eki (-ler) almış.
Adım 3: Ama burada başka bir hâl eki yok. Sadece çokluk eki var.
Adım 1: Kelimenin kökü “yolcu”.
Adım 2: “yolcular” olmuş, yani çokluk eki (-lar) almış.
Adım 3: “yolculara” olmuş, yani yönelme hâl eki (-a) almış. Yönelme hâl eki de bir hâl ekidir. Yani bu kelime hem çokluk hem de hâl eki almıştır.
Adım 1: Kelimenin kökü “kâğıt”.
Adım 2: “kâğıtlar” olmuş, yani çokluk eki (-lar) almış.
Adım 3: “kâğıtları” olmuş. Burada “-ı” eki, “onun kâğıtları” anlamında kullanıldığı için üçüncü tekil şahıs iyelik ekidir. İyelik ekleri hâl ekleri değildir.
Gördüğün gibi hem A hem de C seçeneği hem çokluk hem de hâl eki almış gibi görünüyor. Ancak, 6. sınıf seviyesinde “hâl ekleri” dendiğinde genellikle belirtme, yönelme, bulunma ve ayrılma hâl ekleri akla gelir. İlgi hâl eki (tamlayan eki) ise bazen “tamlamalar” konusu içinde farklı bir başlık altında işlenebilir. Bu nedenle, en net ve yaygın olarak “hâl eki” olarak kabul edilen yapıyı barındıran C seçeneği bu sorunun doğru cevabı olacaktır.
Sonuç:
Cevap: C
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iyelik eki kullanılmamıştır?
İyelik eki, bir varlığın kime veya neye ait olduğunu gösteren ektir. Mesela “kalemim” derken “benim kalemim” anlamı vardır ve “-im” iyelik ekidir.
Şimdi seçeneklere bakalım:
- A) Saatimi evde unutmuşum.
- B) Evi maviye boyatalım mı?
- C) Arabasını aşağıdaki sokağa park etti.
- D) Bu, yolumuzun üzerindeki son han.
Burada “saatimi” kelimesi “benim saatim” anlamında kullanılmış. “Saat-im-i” şeklinde düşündüğümüzde “-im” eki birinci tekil şahıs iyelik ekidir. Yani iyelik eki kullanılmış.
Buradaki “evi” kelimesi “bir evi” anlamında kullanılmış. Yani “ev” kelimesi belirtme hâl eki (-i) almış. “Onun evi” gibi bir sahiplik anlamı taşımıyor. Dolayısıyla burada iyelik eki kullanılmamıştır.
“Arabasını” kelimesi “onun arabası” anlamında kullanılmış. “Araba-sı-nı” şeklinde düşündüğümüzde “-sı” eki üçüncü tekil şahıs iyelik ekidir. Yani iyelik eki kullanılmış.
“Yolumuzun” kelimesi “bizim yolumuz” anlamında kullanılmış. “Yol-umuz-un” şeklinde düşündüğümüzde “-umuz” eki birinci çoğul şahıs iyelik ekidir. Yani iyelik eki kullanılmış.
Gördüğün gibi, B seçeneğindeki “evi” kelimesi herhangi bir sahiplik bildirmiyor, sadece “hangi ev” sorusuna cevap veriyor gibi belirtme hâl eki almıştır.
Sonuç:
Cevap: B
6. Uçun kuşlar uçun doğduğum yere;
Şimdi dağlarında mor sümbül vardır.
Ormanlar koynunda bir serin dere,
Dikenler içinde sarı gül vardır.
Bu dörtlükte aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Şimdi bu şiirdeki isimleri tek tek inceleyelim ve hangi tür isimlerin olup olmadığını bulalım:
- Topluluk ismi:
- Tekil isim:
- Çoğul isim:
- Özel isim:
“Ormanlar” kelimesinin kökü olan “orman”, birçok ağacın bir araya gelmesiyle oluşan bir topluluğu ifade eder. Yani “orman” kelimesi bir topluluk ismidir. Dörtlükte topluluk ismi vardır.
“yer”, “sümbül”, “dere”, “gül” kelimeleri tek bir varlığı anlattığı için tekil isimlerdir. Dörtlükte tekil isimler vardır.
“kuşlar”, “dağlarında” (dağlar), “Ormanlar”, “Dikenler” kelimeleri -ler / -lar eki alarak birden fazla varlığı anlatır. Yani çoğul isimlerdir. Dörtlükte çoğul isimler vardır.
Özel isimler, kişilere, yerlere, kurumlara verilen özel adlardır. Örneğin “Ankara”, “Ayşe”, “Türk Dil Kurumu” gibi. Bu dörtlükte herhangi bir kişi, şehir, ülke veya özel bir varlığın adı geçmiyor. “Doğduğum yere” ifadesi genel bir yer belirtir, özel bir isim değildir.
Bu incelemeye göre dörtlükte bulunmayan isim türü özel isimdir.
Sonuç:
Cevap: D