Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz.
Gönderdiğiniz ders kitabı sayfasındaki soruyu birlikte analiz edip çözelim. Bu konu, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki en önemli adımlardan birini anlamamız için harika bir fırsat!
Soru: Cumhuriyet Dönemi’nde üniversite reformuna ihtiyaç duyulmasının nedenlerini tartışınız.
Çözüm:
Haydi gelin, bu önemli konuyu adım adım birlikte inceleyelim ve neden böyle bir reforma gerek duyulduğunu anlayalım.
Adım 1: Osmanlı’dan Kalan Miras: Darülfünun
Cumhuriyet ilan edildiğinde, Osmanlı Devleti’nden bize miras kalan tek bir yükseköğretim kurumu vardı: Darülfünun. Darülfünun, kelime anlamı olarak “fenlerin, bilimlerin evi” demekti. Ancak bu kurum, yeni kurulan, dinamik ve modern hedefleri olan Türkiye Cumhuriyeti’nin ihtiyaçlarına tam olarak cevap veremiyordu. Yani, eski bir yapıydı ve zamanın gerisinde kalmıştı.
Adım 2: Darülfünun Neden Yetersizdi?
Peki, Darülfünun neden yetersiz kalıyordu? Metinde de belirtildiği gibi, “toplumun ve devletin beklentilerini karşılayacak düzeyde değildi”. Bu yetersizliğin sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:
- Eski Eğitim Anlayışı: Eğitim programları ve yöntemleri eskimişti. Modern bilimsel gelişmeleri ve yeni buluşları yeterince takip edemiyordu.
- Bilimsel Özerkliğin Olmaması: Bilimsel çalışmalar ve araştırmalar istenilen seviyede değildi. Özgür düşünce ortamı tam olarak sağlanamıyordu.
- Çağın İhtiyaçlarına Cevap Verememesi: Genç Cumhuriyet’in kalkınmak için modern tıp, mühendislik, hukuk ve fen bilimleri alanlarında yetişmiş, donanımlı uzmanlara şiddetle ihtiyacı vardı. Darülfünun, bu ihtiyacı karşılamakta zorlanıyordu.
Adım 3: Atatürk’ün Vizyonu ve Çağdaşlaşma Hedefi
Unutmamalıyız ki, Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük ideali, Türkiye’yi “çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarmak” idi. Metinde de bu durum, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınması ve çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarılmasının ancak eğitimle sağlanabileceğine inanmaktaydı.” cümlesiyle vurgulanıyor. Bu büyük hedefe ulaşmanın yolu, şüphesiz ki bilimden ve modern eğitimden geçiyordu. Üniversiteler de bu yolun en önemli kurumlarıdır.
Sonuç:
İşte tüm bu nedenlerden dolayı; yani Darülfünun’un eskiyen yapısı, modern bilimin gerisinde kalması ve genç Cumhuriyet’in ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirememesi sebebiyle köklü bir Üniversite Reformu‘na ihtiyaç duyulmuştur. Bu reform ile amaçlanan, Cumhuriyet’in ilke ve inkılaplarına bağlı, bilimsel düşünceyi temel alan, ülkenin kalkınmasına öncülük edecek modern bir üniversite (İstanbul Üniversitesi) kurmaktı.