8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 180
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki soruyu inceledim. Bu konu, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar zorlu şartlar altında ayakta kalma mücadelesi verdiğini anlamamız için çok önemli. Gelin şimdi bu soruyu hep birlikte, adım adım ve tane tane çözelim.
Soru: Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruluş yıllarından itibaren neden iç ve dış tehditlerle karşı karşıya kalmıştır? Açıklayınız.
Bu soruyu cevaplamak için önce metinde ve haritada bize verilen ipuçlarını kullanmalı, sonra da o dönemdeki bilgilerimizi birleştirmeliyiz. Cevabı iki ana başlıkta inceleyeceğiz: Dış Tehditler ve İç Tehditler.
Adım 1: Dış Tehditleri Anlayalım (Yani, diğer ülkelerden gelen tehlikeler)
Dış tehditlerin temel sebebi, Türkiye’nin jeopolitik konumu, yani bulunduğu coğrafyanın stratejik önemidir. Metinde de yazdığı gibi, ülkemiz Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birleştiği, çok değerli bir noktada yer alıyor.
- Stratejik Konum: Türkiye, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan İstanbul ve Çanakkale Boğazları gibi çok önemli su yollarına sahiptir. Ayrıca doğudaki enerji kaynakları (petrol gibi) ile batıdaki sanayileşmiş ülkeler arasında bir köprüdür. Bu yüzden büyük ve güçlü devletler her zaman bu toprakları kontrol etmek istemişlerdir.
- Milli Mücadele’nin Etkisi: Unutmayın, biz Kurtuluş Savaşı’nı kazanarak ülkemizi işgal eden Batılı devletleri (İtilaf Devletleri) yendik. Ancak bu devletler, bölgedeki çıkarlarından tamamen vazgeçmediler. Yeni kurulan Türk devletini zayıflatmak ve kendi istediklerini yaptırmak için fırsat kolluyorlardı. Örneğin Musul meselesinde İngiltere ile ciddi sorunlar yaşamamız bunun en güzel kanıtıdır.
- Komşularla Sorunlar: Yeni sınırlarımız çizilirken bazı komşu ülkelerle de sorunlar yaşanabiliyordu. Bu da dış politikada bizi sürekli dikkatli olmaya zorluyordu.
Adım 2: İç Tehditleri Anlayalım (Yani, ülke içinden kaynaklanan tehlikeler)
Cumhuriyetin ilk yıllarında bir yandan modern bir ülke kurulmaya çalışılırken, diğer yandan da ülke içinde bazı zorluklar yaşanmıştır. Bu tehditler genellikle yapılan inkılaplara (yeniliklere) karşı çıkan gruplardan geliyordu.
- İnkılap Karşıtlığı: Atatürk ve arkadaşları, Türkiye’yi çağdaş bir ülke yapmak için saltanatı kaldırdı, cumhuriyeti ilan etti, halifeliğe son verdi, yeni kanunlar çıkardı, kılık kıyafeti değiştirdi. Ancak yüzyıllardır süren eski alışkanlıkları değiştirmek kolay değildi. Bazı kişiler bu yeniliklere karşı çıktı ve eski düzenin geri gelmesini istedi.
- Dini Duyguların Kötüye Kullanılması: Metinde de altı çizildiği gibi, inkılaplara karşı olan bazı kişiler, halkın dini duygularını kullanarak onları yeni yönetime karşı kışkırttılar. “Din elden gidiyor” gibi propagandalarla isyanlar çıkardılar. Özellikle doğu ve güneydoğuda çıkan isyanların (örneğin Şeyh Sait İsyanı) temelinde bu vardı.
- Dış Güçlerin Kışkırtması: İşte en önemli noktalardan biri de bu! Ülkemizi zayıflatmak isteyen dış güçler (örneğin İngiltere), ülke içindeki bu isyanları ve isyancıları gizlice desteklediler. Böylece Türkiye, kendi iç sorunuyla uğraşırken zayıf düşecek ve onlar da kendi çıkarlarını daha kolay elde edebileceklerdi. Örneğin Musul’u kaybetmemizde, o sırada içeride çıkan Şeyh Sait İsyanı ile uğraşmamızın büyük etkisi olmuştur.
Sonuç olarak özetlersek;
Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş yıllarında;
1. Çok değerli ve stratejik bir coğrafyada bulunduğu için dış güçlerin hedefi olmuştur.
2. Yapılan inkılaplara ve yeni düzene karşı çıkan içerideki grupların direnişiyle karşılaşmıştır.
Çoğu zaman bu iç ve dış tehditler birbiriyle bağlantılı olmuş, dış güçler iç isyanları destekleyerek genç Cumhuriyet’i zayıflatmaya çalışmışlardır.
Umarım açıklamam konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorun lütfen. İyi çalışmalar dilerim!