8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 67
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Harika bir soruyla karşı karşıyayız. Bize gönderdiğin ders kitabı sayfasındaki soruyu birlikte analiz edelim ve çözelim. Bu konu, Millî Mücadele dönemini anlamak için gerçekten çok önemli. Haydi başlayalım!
Soru: Bazı cemiyetler neden millî varlığa düşman olmuşlardır? Açıklayınız.
Bu soruyu cevaplamak için öncelikle “millî varlık” ne demek, onu hatırlayalım. Millî varlık, bir milletin bağımsız bir şekilde kendi vatanı üzerinde egemen olarak yaşaması demektir. Yani, bağımsız ve bütün bir vatan. Millî Mücadele’nin de temel amacı buydu. Şimdi, bazı cemiyetlerin bu amaca neden karşı çıktığını, yani “düşman” olduğunu iki ana başlık altında inceleyelim.
Adım 1: Millî Varlığa Düşman Olan Cemiyetleri Gruplandıralım
Kitabımızdaki metinlere baktığımızda, bu cemiyetlerin iki farklı gruptan oluştuğunu görüyoruz:
- Türkler tarafından kurulup Millî Mücadele’ye karşı olanlar (Manda ve himaye yanlıları, saltanatçılar)
- Azınlıklar tarafından kurulanlar (Rum, Ermeni ve Yahudi cemiyetleri)
Her iki grubun da “millî varlığa düşman” olmasının sebepleri farklıydı. Şimdi bu sebepleri tek tek açıklayalım.
Adım 2: Cemiyetlerin Düşman Olma Nedenlerini Açıklayalım
A) Türkler Tarafından Kurulup Millî Mücadele’ye Karşı Olan Cemiyetler:
Bu cemiyetler, vatanın kurtuluşunun Millî Mücadele ile, yani halkın topyekûn savaşıyla mümkün olacağına inanmıyorlardı. Onların farklı çözüm yolları vardı:
- Manda ve Himaye Fikri: Bu cemiyetlerden bazıları, Osmanlı Devleti’nin tek başına ayakta kalamayacağını düşünüyorlardı. Bu yüzden İngiltere veya ABD gibi güçlü bir devletin koruması (himayesi) altına girmenin en doğru yol olduğuna inanıyorlardı. Buna manda ve himaye diyoruz. Tam bağımsızlığa inanmadıkları için Millî Mücadele’ye karşıydılar.
- Saltanat ve Hilafet Yanlısı Olmaları: Bazı cemiyetler ise kurtuluşun ancak Padişah ve Halife’nin emirlerine sıkı sıkıya bağlı kalmakla mümkün olacağını savunuyorlardı. Mustafa Kemal liderliğindeki Millî Mücadele hareketini, padişahın otoritesine karşı bir isyan olarak görüyorlardı. Bu yüzden bu harekete düşman oldular.
B) Azınlıklar Tarafından Kurulan Cemiyetler:
Osmanlı Devleti içinde yaşayan Rum, Ermeni gibi azınlıkların kurduğu cemiyetlerin amacı ise çok daha farklıydı. Onların temel hedefleri şunlardı:
- Bağımsız Devlet Kurma Hayalleri: Bu cemiyetlerin en büyük amacı, yıllardır birlikte yaşadığımız Osmanlı topraklarını parçalayarak kendi bağımsız devletlerini kurmaktı.
- Örneğin tablodaki Pontus Rum Cemiyeti, Karadeniz’de bir Rum devleti kurmak istiyordu.
- Hınçak ve Taşnak gibi Ermeni cemiyetleri ise Doğu Anadolu’da bağımsız bir Ermenistan devleti kurmayı hedefliyordu.
- İtilaf Devletleri’nden Destek Almaları: Azınlık cemiyetleri, bu hedeflerine ulaşmak için I. Dünya Savaşı’nın galibi olan İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa gibi) tarafından kışkırtılıyor ve destekleniyordu. İtilaf Devletleri, Osmanlı’yı daha kolay parçalamak için bu cemiyetleri bir piyon gibi kullanıyordu.
- Wilson İlkeleri’ni Kendi Çıkarlarına Kullanma: ABD Başkanı Wilson’ın yayımladığı ilkelerde “Bir bölgede hangi millet çoğunluktaysa, o millet kendi devletini kurabilir.” şeklinde bir madde vardı. Azınlıklar, bu maddeyi kullanarak yaşadıkları bölgelerde isyanlar çıkarıp Türk halkını göçe zorlayarak nüfus olarak çoğunluğu ele geçirmeye çalıştılar. Böylece o topraklarda hak iddia edebileceklerdi.
Sonuç
Kısacası, bu cemiyetlerin “millî varlığa düşman” olarak adlandırılmasının temel sebebi, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının başlattığı tam bağımsız ve milli egemenliğe dayalı yeni bir Türk devleti kurma idealine karşı çıkmalarıdır. Bir grup, kurtuluşu yabancı bir devletin korumasında veya padişahın emirlerinde görürken; diğer grup ise vatan topraklarını parçalayıp kendi devletlerini kurmayı hedefliyordu. Her iki düşünce de Millî Mücadele’nin “Ya istiklal ya ölüm!” parolasıyla tamamen çelişiyordu.
Umarım bu açıklama konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Derslerinizde başarılar dilerim!