8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 191
Merhaba sevgili gençler, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün sizlerle kitabımızdaki bu önemli soruları birlikte, adım adım çözeceğiz. Metni dikkatlice okuyarak cevapları nasıl bulacağımızı görelim. Hazırsanız, başlayalım!
Soru 1: 7 Kasım 1935 tarihli Yabancı Okullar Yönergesi’ne göre bu okullar için getirilen şartlar nelerdir? Belirtiniz.
Soru 2: Yabancı okulların düzeltilmesi konusunda neler yapılmıştır? Açıklayınız.
Bu iki soru birbiriyle çok bağlantılı, o yüzden ikisini birlikte ele alalım. Metnimizin ilk bölümünde bu konudan bahsediliyor. Gelin bakalım, genç Türkiye Cumhuriyeti, egemenliğini ve milli eğitimini korumak için yabancı okullara hangi kuralları getirmiş.
Unutmayın ki, Lozan Antlaşması’nda yabancı okulların Türk kanunlarına uyması kararlaştırılmıştı. İşte bu yönerge, o kararın uygulanması için atılmış somut adımlardır.
Çözüm:
Adım 1: Metindeki ilgili bölümü dikkatlice okuyalım. “de Türkçe olarak Türk öğretmenler tarafından okutulmasına karar verildi…” diye başlayan paragraf bize cevapları veriyor.
Adım 2: Bu paragraftan çıkardığımız kuralları, yani getirilen şartları maddeler halinde sıralayalım. Bu şartlar, aynı zamanda “yabancı okulların düzeltilmesi için yapılanlar” sorusunun da cevabıdır.
- Tarih, Coğrafya ve Yurt Bilgisi gibi milli kültürü aktaran derslerin Türkçe olarak, Türk öğretmenler tarafından okutulması zorunlu hale getirildi.
- Bu okulların resmî tatil günlerinin, Türk okullarının tatil günleriyle aynı olması kararlaştırıldı. Böylece ülkedeki eğitim takviminde bir birlik sağlandı.
- Yabancı okulların yeni bir şube ya da sınıf açması yasaklandı.
- Mevcut sınıflarındaki öğrenci sayısını arttıramayacakları belirtildi.
- Türkiye’nin belirlediği bu kurallara uyan okullar eğitimlerine devam edebildi, ancak
uymayanlar kapatıldı.
Sonuç:
Gördüğünüz gibi, Türkiye Cumhuriyeti, bu kurallarla yabancı okulları denetim altına alarak milli egemenliğine ve eğitim birliğine zarar vermelerini engellemek istemiştir. Bu adımlar, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun (Öğretim Birliği Yasası) bir gereği olarak atılmıştır.
Soru: Borçlar konusu Lozan’da nasıl çözüme kavuşturulmuştur? Açıklayınız.
Şimdi de Osmanlı’dan kalan ve genç Cumhuriyet’in omuzlarına büyük bir yük olan dış borçlar meselesine bakalım. Bu konu Lozan’ın en çetin pazarlıklarından biriydi. Metnimiz bu süreci çok güzel özetliyor.
Önce şunu hatırlayalım: Düyûn-u Umûmiye (Genel Borçlar İdaresi), borçları tahsil etmek için yabancı devletlerin kurduğu bir idareydi ve bu, Osmanlı’nın ekonomik bağımsızlığını yok ediyordu. Türkiye’nin en büyük hedeflerinden biri bu idareden kurtulmaktı.
Çözüm:
Adım 1: Lozan Konferansı’ndaki temel karara bakalım. Metinde “Lozan’da Düyun-u Umumiye İdaresi kaldırıldı” ifadesi geçiyor. Bu, ekonomik bağımsızlık için atılmış dev bir adımdı.
Adım 2: Borcun nasıl ödeneceğine dair alınan kararı inceleyelim. Metne göre, Osmanlı Devleti’nden kalan borçlar, Osmanlı’dan ayrılan diğer devletlerle Türkiye arasında paylaştırıldı. Yani tüm borcu biz üstlenmedik, adil bir dağılım yapıldı.
Adım 3: Ödeme şeklini öğrenelim. Türkiye, kendi payına düşen borcu taksitler halinde Türk lirası veya Fransız frangı olarak ödemeyi kabul etti.
Adım 4: Sonraki süreci metinden takip edelim. 1929’da çıkan Dünya Ekonomik Bunalımı yüzünden Türkiye ödemelerde zorlanınca Fransa ile yeniden masaya oturdu. 1933’te yapılan “Paris Borç İtilafnamesi” ile borç miktarında indirim yapıldı ve ödeme şartları kolaylaştırıldı.
Adım 5: Sonuca bakalım. Türkiye, tüm zorluklara rağmen borcuna sadık kaldı ve son taksiti 1954 yılında ödeyerek bu asırlık borç meselesini tamamen kapattı.
Sonuç:
Lozan’da borçlar konusu, Düyûn-u Umûmiye’nin kaldırılarak ekonomik bağımsızlığın sağlanması, borcun Osmanlı’dan ayrılan devletler arasında adilce paylaştırılması ve Türkiye’nin payına düşeni taksitlerle ödemeyi kabul etmesiyle çözüme kavuşturulmuştur. Daha sonra yaşanan ekonomik zorluklara rağmen, Türkiye diplomatik yollarla borcunu yeniden yapılandırmış ve başarıyla ödemiştir.