8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 179
Harika bir çalışma konusu! Merhaba sevgili gençler, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün sizlerle birlikte, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik hain bir suikast girişimini ve bu olayın yankılarını inceleyeceğiz. Kitabımızdaki metinler ve sorular üzerinden bu önemli konuyu adım adım aydınlatalım. Unutmayın, tarih sadece geçmişi değil, bugünü ve geleceği anlamamıza da yardımcı olur.
Haydi başlayalım!
Mustafa Kemal’in kendisine yönelik suikast girişiminden sonra yaptığı açıklamayı okuyunuz ve aşağıdaki soruları cevaplayınız.
“… Temeli, büyük Türk milleti ve onun kahraman evlatları olan büyük ordumuzun vicdanında, akıl ve şuurunda kurulmuş bulunan Cumhuriyetimizin ve milletimizin ruhundan ilham alan ilkelerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceğini sananlar çok zayıf düşünceli bahtsızlardır. Bu gibi bahtsızların cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde hak ettikleri işleme uğramaktan başka elde edebilecekleri bir şey olamaz. Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır. Türk milleti, güvenliğini ve mutluluğunu sağlayan ve koruyan ilkelerle uygarlık yolunda durmaksızın yürüyecektir…”
1. Mustafa Kemal’e suikast girişiminde bulunanların gerçek amaçları nelerdir? Tartışınız.
Sevgili arkadaşlar, bu soruyu cevaplamak için Atatürk’ün sözlerine dikkatle bakalım. O, bu saldırının sadece kendi şahsına değil, çok daha büyük bir hedefe yönelik olduğunu söylüyor.
- Adım 1: Metni dikkatlice analiz edelim. Atatürk, suikastçıların “Cumhuriyetimizin ve … ilkelerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceğini” düşündüklerini belirtiyor. Bu ifade, suikastçıların asıl hedefinin ne olduğunu bize açıkça gösteriyor.
- Adım 2: Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Suikastçıların gerçek amacı, sadece Mustafa Kemal’i öldürmek değildi. Onların asıl hedefi, Mustafa Kemal’in liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni, yapılan inkılapları (yenilikleri) ve modernleşme hareketini durdurmaktı.
- Adım 3: Yani, Atatürk’ü ortadan kaldırarak, onun temsil ettiği her şeyi; yani laik, demokratik ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak istiyorlardı. Atatürk, bu yeniliklerin ve Cumhuriyet’in en büyük sembolü ve koruyucusuydu. Onu yok ederek eski düzene, yani saltanata geri dönmeyi hayal ediyorlardı.
Sonuç: Kısacası, bu girişim şahsi bir mesele değil, Cumhuriyet rejimine ve inkılaplara karşı yapılmış siyasi bir saldırıydı.
2. Mustafa Kemal’in: “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır.” sözü hangi kişilik özelliğini göstermektedir? Söyleyiniz.
Bu söz, Atatürk’ün karakterini ve liderliğini en güzel özetleyen ifadelerden biridir. Gelin birlikte inceleyelim.
- Adım 1: Sözün anlamını düşünelim. “Naçiz vücut” ifadesiyle kendi bedeninin, yani bir insan olarak fani (ölümlü) olduğunu anlatıyor. Ancak hemen arkasından “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır” diyerek, kurduğu devletin sonsuza kadar yaşayacağına olan inancını vurguluyor.
- Adım 2: Bu ifade, onun kendi hayatını ve varlığını, vatanının ve milletinin geleceğinden daha az önemli gördüğünü gösterir. Yani, kişisel çıkarlarını ve hatta canını bile devletin ve milletin bekasının gerisinde tutuyor.
- Adım 3: Bu durum, Atatürk’ün şu kişilik özelliklerini ortaya koyar:
- Vatanseverlik: Vatanına ve milletine olan derin sevgisi.
- İdealistlik: İnandığı değerler ve kurduğu Cumhuriyet uğruna her şeyi göze alması.
- Fedakârlık: Kendi canını hiçe sayarak, milletin geleceğini düşünmesi.
- Alçakgönüllülük: “Naçiz vücudum” diyerek ne kadar mütevazı olduğunu göstermesi.
Sonuç: Bu söz, Mustafa Kemal’in vatanını ve milletini kendi canından üstün tutan, idealist ve fedakâr bir lider olduğunu açıkça göstermektedir.
Metni okuyarak soruyu cevaplayınız
“Türkiye hakikatini bilmeyenler Türk milletinin Atatürk’e ve onun devrim davasına ne kadar candan bağlı olduğunu görmelidirler. Onun sevgisi kurtarıcı birliğin mayasıdır. Bu sevgiyi her neslin kalbi öteki neslin kalbine sunarak kuvvetli, bütün ve tam Türkiye devam edecektir. Bizim kuvvetimizin, bütünlüğümüzün ve tamlığımızın sırrı, şuur birliğimizdedir. Bu şuur birliği Atatürk’ün bize kendimizi tanıtmasından, kendimizi öğretmesinden, bizi kendimize inandırmasından doğmuştur. Düşman bu vicdan aydınlığının hiçbir köşesini karartamaz. Türk milletinin talihi ile oynamaktan ümit kesmek lazımdır…”
1. Türk milletinin, Atatürk’e yapılan suikast girişimine verdiği tepkiyi millî birlik ve beraberlik açısından değerlendiriniz.
Falih Rıfkı Atay’ın bu güzel yazısı, suikast girişimi sonrasında milletimizin ne hissettiğini harika bir şekilde özetliyor. Şimdi bu tepkiyi milli birlik açısından değerlendirelim.
- Adım 1: Metinde geçen anahtar ifadelere bakalım: “candan bağlı olmak”, “kurtarıcı birliğin mayası”, “şuur birliği”. Bu ifadeler, millet ile Atatürk arasında çok güçlü bir bağ olduğunu anlatıyor.
- Adım 2: Sayfanın en üstündeki metinde de İzmir halkının Atatürk’ü coşkuyla karşıladığı ve sevgi gösterilerinde bulunduğu yazıyor. Bu iki bilgiyi birleştirdiğimizde, halkın suikast girişimini duyduğunda büyük bir üzüntü ve öfke duyduğunu anlıyoruz.
- Adım 3: Bu tepki, sıradan bir lideri koruma içgüdüsü değildi. Türk milleti, bu saldırının aslında kendi geleceğine, bağımsızlığına ve kurduğu yeni devlete yapıldığını anlamıştı. Bu nedenle, siyasi görüşü ne olursa olsun, halkın büyük bir çoğunluğu Atatürk’ün etrafında kenetlendi.
- Adım 4: Tıpkı bir ailenin, zor bir durumda birbirine daha sıkı sarılması gibi, Türk milleti de bu hain saldırı karşısında liderine ve Cumhuriyet’e daha güçlü bir şekilde sahip çıkmıştır. Bu olay, milletin ortak değerler etrafında nasıl birleşebileceğini göstermiş ve millî birlik ve beraberliği daha da pekiştirmiştir.
Sonuç: Türk milletinin suikast girişimine gösterdiği tepki, Atatürk’ün sadece bir lider değil, aynı zamanda millî birliğin ve beraberliğin çimentosu olduğunu kanıtlamıştır. Bu olay, milletin Cumhuriyet’e ve inkılaplara ne kadar derinden bağlı olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Bu konular üzerinde düşünmek, tarihimizi daha iyi anlamamızı sağlar. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!