8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 132
Harika bir çalışma konusu! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Şimdi bana gönderdiğiniz ders kitabı sayfasındaki soruları birlikte, adım adım inceleyelim ve çözelim. Bu konuları anlamanız, ülkemizin temelini daha iyi kavramanız için çok önemli.
HAZIRLIK ÇALIŞMASI: Sosyal ilişkilerinizde uyguladığınız ilke veya kurallarınıza iki örnek veriniz.
Bu soru, konumuza başlamadan önce “ilke” ve “kural” kavramlarının ne anlama geldiğini düşünmemiz için sorulmuş. Tıpkı devletlerin ve toplumların olduğu gibi, bizim de kişisel hayatımızda uyduğumuz ilkeler vardır. Bunlar bizim karakterimizi oluşturur ve ilişkilerimizi düzenler. Gelin, hepimizin hayatında olabilecek iki basit örnek verelim:
- Dürüstlük: Bu, belki de en önemli ilkelerden biridir. Arkadaşlarıma, aileme ve öğretmenlerime karşı her zaman doğruyu söylerim. Örneğin, bir arkadaşımın eşyasını yanlışlıkla kırdığımda, bunu saklamak yerine dürüstçe söyler ve özür dilerim. Çünkü dürüstlük, insanlar arasında güven oluşturur. Güven ise sağlıklı ilişkilerin temelidir.
- Saygı: Her insanın düşüncesinin, inancının ve yaşam tarzının değerli olduğuna inanırım. Benimle aynı fikirde olmasa bile bir arkadaşımı dikkatle dinlerim, sözünü kesmem ve onun fikirlerine hakaret etmem. Farklılıklara saygı göstermek, barış içinde bir arada yaşamamızı sağlar. Unutmayın, saygı görmek için önce saygı göstermeliyiz.
İşte bu kişisel ilkeler gibi, Atatürk’ün de Türk milleti ve devleti için belirlediği temel ilkeler vardır. Şimdi konumuzla ilgili diğer soruya geçelim.
SORU: Mustafa Kemal, “…Gençler! Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve sürdürecek olan sizsiniz…” sözüyle ne anlatmak istemiştir? Açıklayınız.
Bu çok anlamlı ve önemli bir söz çocuklar. Atatürk’ün Türk gençliğine olan inancını ve onlara yüklediği sorumluluğu gösteriyor. Gelin bu sözü adım adım analiz edelim ve ne anlama geldiğini daha iyi kavrayalım.
“…Gençler! Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve sürdürecek olan sizsiniz…”
Adım 1: “Cumhuriyeti biz kurduk…”
Atatürk bu sözün ilk kısmında, kendi neslinin yaptığı büyük fedakarlığı hatırlatıyor. “Biz” derken kastettiği; kendisi, silah arkadaşları ve Kurtuluş Savaşı’nda canını ortaya koyan Türk milletidir. Onlar, padişahlıkla yönetilen, halkın söz hakkının olmadığı bir düzeni yıkarak yerine halkın kendi kendini yönettiği, yani millî egemenliğe dayalı Cumhuriyet’i kurmuşlardır. Bu, çok zorlu bir mücadelenin sonucunda kazanılmış büyük bir başarıdır.
Adım 2: “…onu yükseltecek ve sürdürecek olan sizsiniz…”
Sözün ikinci ve en can alıcı kısmı ise burasıdır. Atatürk, kurulan bu değerli yönetimi, yani Cumhuriyeti, gençlere emanet ettiğini söylüyor. Burada iki önemli görevden bahsediyor:
- Yükseltmek: Bu ne demek? Cumhuriyeti sadece korumak yetmez. Onu bilimde, sanatta, teknolojide, ekonomide yani her alanda daha ileriye taşımak, çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak demektir. Bunun için de çok çalışmanız, kendinizi sürekli geliştirmeniz ve aklın ve bilimin yolundan ayrılmamanız gerekir.
- Sürdürmek: Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatmak demektir. Cumhuriyete ve onun temel değerlerine (demokrasi, özgürlük, eşitlik gibi) yönelik her türlü tehlikeye karşı uyanık olmak ve onu korumak görevidir. Bu, Cumhuriyeti bir yaşam biçimi olarak benimsemekle olur.
Sonuç ve Açıklama:
Kısacası, Mustafa Kemal Atatürk bu sözüyle şunu anlatmak istemiştir: “Bizim neslimiz, büyük zorluklarla savaşıp size halkın egemen olduğu, özgür bir vatan ve Cumhuriyet bıraktı. Bu bizim görevimizdi ve biz bunu başardık. Şimdi sıra sizde. Bu emaneti sadece korumakla kalmayacak, onu daha da ileriye taşıyarak yaşatacaksınız. Cumhuriyetin geleceği sizin omuzlarınızdadır ve ben size sonuna kadar güveniyorum.”
Bu söz, her birinize yüklenmiş tarihî bir sorumluluk ve aynı zamanda büyük bir güvendir. Unutmayın, Cumhuriyet’in en büyük koruyucusu sizlersiniz!