8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 182
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Gelin hep birlikte 5. Ünitemizin değerlendirme sorularına göz atalım ve konuları tekrar edelim. Bu sorular, demokratikleşme yolunda atılan adımları ne kadar iyi anladığımızı görmemiz için harika bir fırsat. Hazırsanız, başlayalım!
A) Aşağıdaki ifadelerde yer alan boşluklara uygun olan kavramı, verilenler arasından seçerek yazınız.
1. Mustafa Kemal Paşa’nın Büyük Millet Meclisinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu adıyla kurduğu gruba Birinci Grup denir.
Açıklama: Sevgili arkadaşlar, Kurtuluş Savaşı yıllarında mecliste farklı düşüncelere sahip milletvekilleri vardı. Mustafa Kemal, hedeflere daha hızlı ulaşabilmek için kendi düşüncelerine yakın milletvekilleriyle bir grup oluşturdu. Bu gruba Birinci Grup adı verildi. Bu grup, daha sonra kurulacak olan Cumhuriyet Halk Fırkası’nın da temelini oluşturacaktı.
2. Kurucusu ve genel başkanı Mustafa Kemal olan Cumhuriyet Halk Fırkası yeni Türk devletinin ilk siyasi partisidir.
Açıklama: Unutmayın, Mustafa Kemal’in kurduğu Birinci Grup, zamanla partileşme sürecine girdi ve 9 Eylül 1923’te “Halk Fırkası” adıyla kuruldu. Daha sonra başına “Cumhuriyet” kelimesi eklendi ve Cumhuriyet Halk Fırkası oldu. Bu parti, yeni devletimizin ilk siyasi partisidir.
3. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17 Kasım 1924 tarihinde Kâzım Karabekir, Refet (Bele) Rauf (Orbay) Ali Fuat (Cebesoy) ve Adnan (Adıvar)’ın öncülüğünde kurulan Türkiye’nin ikinci siyasi partisidir.
Açıklama: Demokrasinin en önemli unsurlarından biri de farklı görüşlerin temsil edildiği partilerdir, yani çok partili hayattır. Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan sonra, Kurtuluş Savaşı’nın önemli komutanlarından Kâzım Karabekir ve arkadaşları tarafından Türkiye’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurulmuştur.
4. Serbest Cumhuriyet Fırkası 12 Ağustos 1930 tarihinde Ali Fethi (Okyar) tarafından kurulmuştur.
Açıklama: 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’nın ülkemizi de etkilemesiyle hükümetin ekonomi politikalarını denetleyecek ve farklı çözüm önerileri sunacak bir partiye ihtiyaç duyuldu. Bu nedenle bizzat Mustafa Kemal’in isteğiyle yakın arkadaşı Ali Fethi (Okyar) tarafından Serbest Cumhuriyet Fırkası kurulmuştur. Bu, çok partili hayata geçiş için yapılan ikinci denemeydi.
5. Mustafa Kemal, “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır.” sözünü İzmir suikast girişimi sonrasında söylemiştir.
Açıklama: 1926 yılında, Cumhuriyeti ve inkılapları istemeyen bazı kişiler tarafından Mustafa Kemal’e İzmir’de bir suikast planlanmıştı. Bu hain girişim başarısız oldu. Atatürk, bu olaydan sonra bu meşhur sözü söyleyerek, asıl önemli olanın kendi şahsı değil, sonsuza dek yaşayacak olan Türkiye Cumhuriyeti olduğunu vurgulamıştır.
B) Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Aşağıdakilerden hangisi Atatürk Dönemi’nde demokratikleşme yolunda atılan adımlardan biri değildir?
- A) TBMM’nin açılması
- B) Cumhuriyetin ilanı
- C) Misak-ı İktisadi’nin kabulü
- D) Kadınlara siyasi haklar verilmesi
Doğru Cevap: C) Misak-ı İktisadi’nin kabulü
Adım 1: Soruyu dikkatlice okuyalım. Bizden “demokratikleşme” adımı olmayanı bulmamız isteniyor. Demokratikleşme, halkın yönetime katılımını artırmak demektir.
Adım 2: Şıkları inceleyelim.
- TBMM’nin açılması: Halkın seçtiği vekillerin ülkeyi yönetmesi demektir. Bu, milli egemenliğin ve demokrasinin temelidir. Yani bu bir demokratikleşme adımıdır.
- Cumhuriyetin ilanı: Yönetimin halka ait olduğunun en net ilanıdır. Bu da en büyük demokratikleşme adımlarından biridir.
- Kadınlara siyasi haklar verilmesi: Nüfusun yarısını oluşturan kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınması, halkın yönetime katılımını genişletir. Bu da çok önemli bir demokratikleşme adımıdır.
- Misak-ı İktisadi’nin kabulü: İzmir İktisat Kongresi’nde alınan bu kararlar, ülkenin ekonomik bağımsızlığı ile ilgilidir. Siyasi yönetim ve halkın katılımıyla doğrudan bir ilgisi yoktur. Bu yüzden bu bir ekonomi adımıdır, siyasi bir demokratikleşme adımı değildir.
2. Mustafa Kemal Atatürk, I. Hükûmetin meclis tarafından denetlenmesi, II. Farklı görüşlerin mecliste temsil edilmesi, III. Mecliste siyasi partilerin yer alması, gelişmelerinden hangilerini hayata geçirmek için yakın arkadaşı Fethi Bey’den yeni bir parti kurmasını istemiştir?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) II ve III
- D) I, II ve III
Doğru Cevap: D) I, II ve III
Adım 1: Atatürk neden yeni bir parti kurulmasını istemişti? Bu sorunun cevabını düşünelim. Tek bir parti varken, hükümetin yaptığı işleri eleştirecek, denetleyecek başka bir kurum yoktu. Ayrıca toplumdaki herkes aynı düşünmek zorunda değildi, farklı fikirlerin de mecliste temsil edilmesi gerekirdi.
Adım 2: Öncülleri bu düşünceyle değerlendirelim.
- I. Hükûmetin denetlenmesi: Evet, bir muhalefet partisi iktidar partisini ve hükümeti denetler. Bu, Atatürk’ün en önemli hedeflerindendi.
- II. Farklı görüşlerin temsil edilmesi: Evet, yeni bir parti, toplumdaki farklı fikirlerin ve seslerin meclise yansımasını sağlar. Bu da demokrasinin bir gereğidir.
- III. Mecliste siyasi partilerin yer alması: Zaten I ve II’nin olabilmesi için mecliste birden fazla siyasi partinin olması gerekir. Yani bu da amaçlanan bir durumdur.
Adım 3: Gördüğünüz gibi, Atatürk’ün Fethi Bey’den yeni bir parti kurmasını istemesinin sebebi bu üç durumun da gerçekleşmesini sağlamaktı. Bu yüzden doğru cevap hepsi, yani D şıkkıdır.
3. Türkiye Cumhuriyeti’nde 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’nın etkisiyle ekonomik sıkıntılar yaşanmaya başlamıştır. Bunun üzerine Mustafa Kemal Atatürk gerek çok partili hayata geçmek gerekse artan siyasi ve ekonomik bunalıma çözüm bulmak amacıyla aşağıdaki gelişmelerden hangisine öncülük etmiştir?
- A) Halk Fırkası’nın kurulması
- B) Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kurulması
- C) Takrir-i Sükûn Kanunu’nun çıkarılması
- D) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurulması
Doğru Cevap: B) Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kurulması
Adım 1: Soruda bize bir ipucu verilmiş: 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı. Bu tarihe dikkat etmeliyiz. Bu bunalımın etkilerine çözüm bulmak için atılan adımı soruyor.
Adım 2: Şıklardaki olayların tarihlerini hatırlayalım.
- Halk Fırkası: 1923’te kuruldu. Yani 1929 krizinden önce.
- Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası: 1924’te kuruldu. Bu da krizden önce.
- Takrir-i Sükûn Kanunu: 1925’te Şeyh Sait İsyanı sonrası çıkarıldı. Bu da krizden önce ve amacı asayişi sağlamaktı.
- Serbest Cumhuriyet Fırkası: 1930’da kuruldu. Tam da 1929 krizinin etkilerinin hissedildiği bir dönemde, hükümetin ekonomi politikalarına alternatifler sunması ve denetlemesi amacıyla kurulmuştur.
Adım 3: Tarihsel sıralama bize doğru cevabı net bir şekilde gösteriyor. 1929 krizine çözüm bulma amacıyla kurulan parti Serbest Cumhuriyet Fırkası‘dır.
4. Mustafa Kemal 1924 yılında, “Hâkimiyeti Millîye esasına dayanan ve bilhassa cumhuriyet idaresine malik bulunan memleketlerde siyasi partilerin mevcudiyeti tabiidir. Türkiye Cumhuriyeti’nde de birbirini denetleyen partilerin olacağına şüphe yoktur.” sözüyle Türkiye’de aşağıdaki kurumlardan hangisine duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır?
- A) Muhalefet
- B) İktidar
- C) Parlamento
- D) Hükûmet
Doğru Cevap: A) Muhalefet
Adım 1: Atatürk’ün sözündeki anahtar ifadeyi bulalım: “…birbirini denetleyen partilerin olacağına şüphe yoktur.”
Adım 2: Bu ifadenin ne anlama geldiğini düşünelim. Bir ülkede yönetimi elinde bulunduran partiye iktidar denir. İktidarı denetleyen, eleştiren ve ona alternatif politikalar sunan partilere ise muhalefet denir.
Adım 3: Atatürk, “birbirini denetleyen partiler” diyerek, sadece iktidar partisinin olmasının yetmeyeceğini, onu denetleyecek başka partilere, yani muhalefete de ihtiyaç olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu, demokrasinin sağlıklı işlemesi için şarttır.
Umarım bu açıklamalar konuları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, İnkılap Tarihi sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda bugün yaşadığımız ülkenin temellerini anlamaktır. Hepinize başarılar dilerim!