8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 206
Harika bir görev! Sevgili 8. sınıf öğrencilerim, gelin şimdi hep birlikte kitabımızdaki bu güzel etkinliği yapalım. Atatürk’ün okuma sevgisi ve çalışma disiplini hepimize örnek olmalı. İşte bu sorular da tam olarak bu konuyu daha iyi anlamamız için hazırlanmış. Haydi başlayalım!
Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili verilen metni okuyunuz. Soruları cevaplayınız.
Önce metni ve Atatürk’ün kullandığı işaretleri bir hatırlayalım. Metinde Atatürk’ün kitap okurken sadece okumakla kalmadığı, aynı zamanda okudukları üzerine düşündüğü, katıldığı veya katılmadığı yerleri özel işaretlerle belirttiği anlatılıyor. Bu, onun ne kadar aktif bir okuyucu olduğunu gösteriyor.
- Kırmızı kalemle çizdikleri: Fikri çok kuvvetli bulduğu ve tamamen katıldığı yerler.
- Mavi kalemle çizdikleri: O fikri beğenmediği ya da katılmadığı yerler.
- “xx” : Önemli
- “xxx” : Çok önemli
- “müh.” : Mühim (Önemli)
- “ç. müh.” : Çok mühim (Çok önemli)
- “D.” : Dikkat edilmesi gereken yer
- “?” : Fikre katılmadığı veya şüpheyle yaklaştığı yer
Şimdi bu bilgiler ışığında sorularımızı cevaplayalım.
Soru 1: Siz de kitap okurken önemli bulduğunuz yerlere herhangi bir işaret koyuyor musunuz? Varsa veya yoksa sebebini yazınız.
Bu soru tamamen sizin kişisel okuma alışkanlıklarınızla ilgili sevgili gençler. Bu yüzden tek bir doğru cevabı yok. Önemli olan dürüstçe kendi yönteminizi düşünmeniz. Gelin olası cevapları birlikte değerlendirelim.
Adım 1: İlk olarak kendi kendinize “Ben bir kitap okurken ne yapıyorum?” diye sorun. Sadece okuyup geçiyor muyum, yoksa önemli yerlerin altını çiziyor, kenarına notlar alıyor muyum?
Adım 2: Cevabınıza göre sebebini düşünün.
- Eğer cevabınız “Evet, işaret koyuyorum” ise, sebepleri şunlar olabilir:
“Evet, ben de kitap okurken beğendiğim cümlelerin veya sınavda çıkabileceğini düşündüğüm önemli bilgilerin altını renkli kalemlerle çizerim. Çünkü bu şekilde o bilgilere daha sonra geri dönüp baktığımda kolayca bulabiliyorum. Bu, özellikle ders kitaplarımda çok işime yarıyor. Bazen de çok sevdiğim bir cümlenin yanına bir yıldız koyarım ki onu unutmayayım.”
- Eğer cevabınız “Hayır, işaret koymuyorum” ise, sebepleri şunlar olabilir:
“Hayır, ben kitaplarımın üzerine yazı yazmayı veya bir şeyler çizmeyi sevmiyorum. Kitaplarımın temiz ve yıpranmamış kalmasını tercih ediyorum. Önemli bulduğum yerleri aklımda tutmaya çalışıyorum ya da gerekirse ayrı bir deftere not alıyorum. Kitaba zarar vermek istememem en büyük sebep.”
Sonuç: Unutmayın, her iki cevap da geçerli. Önemli olan, okuduğunuzu anlamak ve kalıcı hale getirmek için kendinize uygun bir yöntem bulmanızdır. Belki de bu sorudan sonra Atatürk gibi işaretler koymayı denemek istersiniz!
Soru 2: Okuduğunuz eserlerin üzerine notlar almak, işaretler koymak neden önemlidir? Düşüncelerinizi yazınız.
Bu soru, ilk sorunun bir adım ötesi. Sadece ne yaptığımızı değil, bu yapılan işin neden önemli olduğunu sorguluyor. Atatürk’ün yönteminden yola çıkarak düşünelim.
Adım 1: Okuma eylemini düşünelim. Okumak sadece gözlerle harfleri takip etmek değildir. Okumak, yazarla bir sohbete girmektir. İşte notlar ve işaretler bu sohbetin bir parçasıdır.
Adım 2: Önemini maddeler halinde sıralayalım:
- Aktif Okuma Sağlar: Kitabın kenarına notlar almak veya altını çizmek, sizi pasif bir alıcı olmaktan çıkarır, metinle etkileşime giren aktif bir okuyucu yapar. Bu da konuyu daha derinlemesine anlamanızı sağlar.
- Kalıcı Öğrenmeyi Artırır: Sadece okuyup geçtiğimiz bilgilerin çoğunu unuturuz. Ancak üzerine düşündüğümüz, not aldığımız, “burası önemli” diye işaretlediğimiz bilgiler hafızamızda daha kalıcı olur.
- Eleştirel Düşünceyi Geliştirir: Atatürk’ün yaptığı gibi, bir fikre katıldığınızda veya katılmadığınızda bunu belirtmek, metni sorguladığınızı gösterir. “Yazar burada ne demek istemiş?”, “Bu fikre katılıyor muyum?” gibi sorular sormak, eleştirel düşünme becerinizi geliştirir.
- Geri Dönüşü Kolaylaştırır: Aylar sonra bile kitabı elinize aldığınızda, işaretlediğiniz yerler sayesinde kitabın ana fikirlerini ve sizin için önemli olan kısımları saniyeler içinde hatırlayabilirsiniz. Bu, bir konuyu tekrar etmek için harika bir yöntemdir.
Sonuç: Kısacası, bir eserin üzerine notlar almak ve işaretler koymak, okumayı daha verimli, kalıcı ve kişisel bir deneyim haline getirir. Okuduğunuz kitap sadece yazarın değil, aynı zamanda sizin düşüncelerinizin de bir izini taşımaya başlar.
Soru 3: Kitap okumak neden önemlidir? Düşüncelerinizi açıklayınız.
Bu çok geniş ve bir o kadar da önemli bir soru. Atatürk’ün hayatına baktığımızda, cephede bile kitap okuduğunu biliyoruz. Peki, bir insanı ve bir toplumu bu kadar ileriye taşıyan kitap okuma eylemi neden bu kadar değerli?
Adım 1: Kitap okumanın bize neler kattığını düşünelim. Sadece bilgi mi verir, yoksa başka faydaları da var mıdır?
Adım 2: Kitap okumanın önemini birkaç başlıkta toplayalım:
- Bilgi ve Ufuk Genişliği: Kitaplar, bizim hiç gitmediğimiz yerlere gitmemizi, hiç tanışmadığımız insanlarla tanışmamızı ve farklı fikirleri öğrenmemizi sağlar. Bu da genel kültürümüzü artırır ve ufkumuzu genişletir. Tarihi, bilimi, sanatı kitaplardan öğreniriz.
- Kelime Hazinesi ve İfade Gücü: Ne kadar çok okursak, o kadar çok yeni kelime öğreniriz. Bu da hem konuşurken hem de yazarken kendimizi çok daha iyi ve etkili bir şekilde ifade etmemizi sağlar.
- Hayal Gücünü Geliştirir: Bir roman okurken karakterleri, mekânları zihnimizde canlandırırız. Bu, hayal gücümüz için harika bir egzersizdir ve yaratıcılığımızı artırır.
- Empati Kurma Becerisi: Başka karakterlerin hayatlarına, onların gözünden bakarak tanıklık etmek, farklı duyguları ve durumları anlamamızı sağlar. Bu da bizi daha anlayışlı ve empatik insanlar yapar.
- Zihni Dinlendirir ve Stresi Azaltır: Günün yorgunluğunu atmak için iyi bir kitabın dünyasına dalmak, zihnimizi dinlendirir ve bizi stresten uzaklaştırır.
Sonuç: Kitap okumak, beynimiz için bir spor, ruhumuz için bir yolculuktur. Bizi daha bilgili, daha kültürlü, daha anlayışlı ve daha yaratıcı bireyler yapar. Tıpkı Atatürk gibi, okuyarak kendini geliştiren insanlar, hem kendi hayatlarına hem de toplumlarına yön verebilirler.