8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 125
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte görseldeki soruları analiz edelim ve adım adım, kolayca anlayacağınız bir şekilde çözelim. Hazırsanız, başlıyoruz!
Soru: İşgalden kurtarılan İstanbul’a Türk ordusunun girişi halkın hangi duyguları yaşamasını sağlamıştır? Açıklayınız.
Çözüm:
Haydi o anı bir düşünelim çocuklar. Yıllardır süren savaşlar, kayıplar ve en acısı da başkentimiz İstanbul’un düşman askerleri tarafından işgal edilmesi… Bu durum, halkın üzerinde büyük bir üzüntü ve umutsuzluk yaratmıştı. Şimdi, o kara günlerin bittiğini müjdeleyen bir an yaşanıyor: Kahraman Türk ordusu, zafer kazanmış bir şekilde İstanbul’a giriyor!
Adım 1: Görseli inceleyelim. Görselde Türk askerlerini karşılayan coşkulu bir kalabalık görüyoruz. İnsanların yüzündeki ifade, ellerindeki bayraklar bize o anki duyguları anlatıyor.
Adım 2: Kendimizi o insanların yerine koyalım. Yıllar süren işgalin ardından kendi ordunuzu, kendi bayrağınızı şehrinizde görmek ne hissettirirdi?
Adım 3: Bu durumda halkın yaşadığı başlıca duygular şunlardır:
- Sevinç ve Coşku: En temel duygu budur. Düşmanın yurttan atılması ve başkentin kurtarılması çok büyük bir sevinç kaynağıdır.
- Gurur: Kendi ordularının kazandığı zaferle büyük bir onur ve gurur duymuşlardır.
- Umut: İşgalin bitmesi, bağımsız bir geleceğe dair umutları yeşertmiştir. Artık daha güzel günlerin geleceğine inanıyorlardı.
- Güven: Türk ordusuna ve onun komutanı Mustafa Kemal Paşa’ya olan güvenleri en üst seviyeye çıkmıştır.
- Rahatlama: İşgalin getirdiği baskı, zulüm ve belirsizlik sona erdiği için büyük bir rahatlama hissetmişlerdir.
Kısacası, Türk ordusunun İstanbul’a girişi, esaretin bitip özgürlüğün başladığının en somut göstergesiydi ve halk için bir bayram havası yaratmıştı.
Soru: Lozan Antlaşması ile ilgili aşağıda verilen gazete manşetlerini dikkate alarak manşetlere uygun birer haber yazınız.
Çözüm:
Bu manşetler, Lozan Antlaşması’nın ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Gelin her bir manşet için kısa bir gazete haberi yazarak ne anlama geldiklerini pekiştirelim.
1. Manşet: ASIRLARI AŞAN HESAPLAŞMA
Adım 1: “Asırları aşan hesaplaşma” ne demek? Bu, sorunun sadece Kurtuluş Savaşı ile ilgili olmadığını, çok daha eskilere, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine dayandığını ifade eder. Kapitülasyonlar, dış borçlar, azınlık hakları gibi yüzyıllardır aleyhimize işleyen sorunlar vardı.
Adım 2: Lozan’da sadece Yunanlılarla savaşın sonuçları değil, bu asırlık sorunlar da masaya yatırıldı ve çözüldü. Bu yüzden bu bir “hesaplaşma”dır.
Örnek Haber Metni:
Lozan’da dün imzalanan antlaşma ile sadece Millî Mücadele’nin zaferi tescillenmedi, aynı zamanda Osmanlı’dan bu yana devletimizin belini büken kapitülasyonlar gibi ekonomik prangalar da sökülüp atıldı. Avrupalı devletlerin yüzyıllardır “hasta adam” diyerek iç işlerimize karışmasına son verildi. Bu antlaşma, Türk milletinin Batı karşısında eşit ve onurlu bir şekilde yerini aldığı tarihi bir hesaplaşmanın belgesidir!
2. Manşet: MİLLÎ MÜCADELEYİ TESCİLLEYEN BELGE
Adım 1: “Tescilleyen belge” ne anlama gelir? Tescillemek, bir şeyi resmi olarak kayda geçirmek, onaylatmak demektir. Tıpkı bir evin tapusu gibi.
Adım 2: Biz Kurtuluş Savaşı’nı cephede, askerimizin kanıyla ve canıyla kazandık. Bu askeri bir zaferdi. Lozan Antlaşması ise bu askeri zaferin tüm dünya tarafından resmen kabul edildiği siyasi ve hukuki bir zaferdir. Yani, savaş meydanında kazandığımız bağımsızlığın tapusunu Lozan’da aldık.
Örnek Haber Metni:
Yıllardır süren ve binlerce vatan evladının şehadetiyle kazanılan Millî Mücadele’miz, Lozan’da imzalanan antlaşma ile taçlandı. Artık yeni Türk Devleti’nin bağımsızlığı ve Misak-ı Millî sınırlarımızın büyük bölümü, tüm dünya tarafından resmen tanınmıştır. Bu belge, cephelerde kazanılan şanlı zaferin siyaset masasındaki resmi kaydıdır. Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
Şimdi de bize verilen metne göre soruları cevaplayalım. Unutmayın, cevapları metnin içinden bulacağız!
1. Soru: Mustafa Kemal Paşa’nın Batı Cephesi’nde savaşlar sürerken ilgilendiği diğer meseleler neler olmuştur? Yazınız.
Çözüm:
Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım. Metinde Mustafa Kemal’in sadece askerî mücadele ile ilgilenmediği açıkça belirtiliyor.
Adım 2: Metindeki şu ifadelere odaklanalım: “…sadece Yunanlılara karşı girişilen askerî mücadele ile değil aynı zamanda hem iç politik gelişmeler ve hem de diplomatik ilişkilerle de uğraşmak zorunda kalmıştır.” ve “…bir yandan yeni kurulacak devlet düzenine halkı alıştırmak çabası içerisinde bulunurken bir yandan da dünya siyasi güç dengesini Millî Mücadele yararına kullanmak çabası içinde olmuştur.”
Adım 3: Bu ifadelerden yola çıkarak Mustafa Kemal’in ilgilendiği diğer meseleleri şöyle sıralayabiliriz:
- Ülke içindeki siyasi gelişmeler (iç politika).
- Diğer ülkelerle olan ilişkiler (diplomasi).
- Halkı yeni kurulacak devlet düzenine hazırlamak ve alıştırmak.
- Dünyadaki siyasi durumu ve güç dengelerini Türkiye’nin lehine (yararına) kullanmak.
2. Soru: Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadele’deki başarının nedenini nasıl açıklamıştır? Bu tutumu onun hangi kişilik özelliğiyle ilgilidir? Yazınız.
Çözüm:
Adım 1: Yine metne dönüyoruz. Başarının nedenine dair Mustafa Kemal’in tavrını anlatan cümleyi bulalım.
Adım 2: Metindeki şu cümle kilit noktadır: “…Türk ordusunun subay ve askerlerini ön plana çıkaran ve başarıyı onlara mal eden tavrı dikkat çekicidir.”
Adım 3: Bu cümleden anlıyoruz ki Mustafa Kemal, “Bu zaferi ben kazandım” demek yerine, başarıyı ordusuna, yani subaylarına ve askerlerine vermiştir. Bu tavır, onun alçakgönüllü (mütevazı) ve aynı zamanda büyük bir lider olduğunu gösterir. Çünkü gerçek liderler, başarıyı ekibiyle paylaşır ve onları onurlandırır.
Sonuç: Mustafa Kemal başarıyı subaylarına ve askerlerine mal etmiştir. Bu durum onun alçakgönüllülüğü ve liderlik özelliklerini yansıtır.
3. Soru: Ünitede öğrendiklerinizi de dikkate alarak Mustafa Kemal Paşa’nın dünya siyasi güç dengesini Millî Mücadele yararına kullanma çabasına örnekler veriniz.
Çözüm:
Bu soru, metnin biraz dışına çıkıp öğrendiğimiz diğer bilgileri kullanmamızı istiyor. Mustafa Kemal, düşmanlarımızın kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan çok zekice faydalanmıştır.
Adım 1: İtilaf Devletleri’nin (İngiltere, Fransa, İtalya) her zaman aynı fikirde olmadığını hatırlayalım.
Adım 2: Sovyet Rusya’nın da Batılı emperyalist devletlere karşı olduğunu aklımıza getirelim.
Adım 3: Bu durumu lehimize çeviren somut örneklere bakalım:
- Ankara Antlaşması (1921): Sakarya Zaferi’nden sonra Fransa ile bu antlaşmayı imzaladık. Bu sayede İtilaf bloğunu parçalamış olduk. Fransa, TBMM’yi tanıyan ilk İtilaf Devleti oldu ve güney cephemiz tamamen kapandı. Buradaki askerlerimizi Batı Cephesi’ne kaydırabildik. Bu, Fransa ile İngiltere arasındaki çıkar çatışmasını kullanmaktır.
- Moskova Antlaşması (1921): O dönemde yeni kurulan Sovyet Rusya ile ortak düşmanımız olan emperyalist devletlere karşı bir ittifak kurduk. Bu antlaşma ile doğu sınırımız güvence altına alındı ve Sovyet Rusya’dan Millî Mücadele için maddi ve askeri yardım aldık. Bu da dünyadaki yeni siyasi dengeleri okuyup lehimize kullanmanın harika bir örneğidir.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Unutmayın, tarihi olayları neden-sonuç ilişkisi içinde ve o günün şartlarını düşünerek değerlendirmek çok önemlidir. Başarılar dilerim!