8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 61
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugünkü dersimizde, kitabımızdaki bu önemli metni ve soruları birlikte analiz edeceğiz. Bu metin, Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası ülkemizin içinde bulunduğu zor durumu ve Mustafa Kemal’in bu duruma karşı nasıl bir tavır takındığını çok güzel anlatıyor. Haydi şimdi soruları adım adım, hep birlikte çözelim ve anlamaya çalışalım.
1. Soru: İstanbul Hükümeti Türk halkının hislerine neden tercüman olamamıştır? Tartışınız.
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için metindeki ipuçlarını takip edelim. Metin bize İstanbul Hükümeti’nin o dönemdeki politikasını ve halkın duygularını anlatıyor.
Adım 1: İstanbul Hükümeti’nin Tutumunu Anlayalım
Metinde İstanbul Hükümeti için şöyle deniyor: “Barış antlaşması imzalanıncaya kadar İtilaf Devletlerine karşı uzlaşmacı bir politika izlenmeliydi.” Yani hükümet, işgalci devletleri kızdırmamak, onlarla iyi geçinerek daha hafif şartlarda bir barış antlaşması imzalamayı umuyordu. Kısacası, bir çatışmadan kaçınıyor ve durumu kabullenmiş görünüyorlardı. Metnin devamında “izledikleri politikanın temelini işgal kuvvetlerinin isteklerine boyun eğmek oluşturmuştur” ifadesi bu durumu çok net özetliyor.
Adım 2: Türk Halkının Hislerini Anlayalım
Türk halkı ise vatanlarının parça parça işgal edilmesine büyük bir öfke ve üzüntü duyuyordu. Bağımsızlıklarını kaybetmek istemiyor, bu haksız işgallere karşı direnmek istiyorlardı. Mustafa Kemal ve diğer vatansever komutanların düşünceleri de halkın bu hislerini yansıtıyordu.
Sonuç:
İşte bu iki durum arasındaki fark, sorumuzun cevabını oluşturuyor. İstanbul Hükümeti, teslimiyetçi ve uzlaşmacı bir politika izlerken, Türk halkı ise bağımsızlık yanlısı ve mücadeleci bir ruha sahipti. Hükümetin bu pasif ve çekingen tavrı, halkın işgallere karşı duyduğu öfke, isyan ve bağımsızlık arzusunu yansıtmaktan çok uzaktı. Bu yüzden İstanbul Hükümeti, Türk halkının hislerine tercüman olamamıştır.
2. Soru (1. Kısım): Yukarıdaki metne göre, Mustafa Kemal’in hangi kişilik özelliklerine ulaşılabilir? Açıklayınız.
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda Mustafa Kemal Paşa’nın karakteri hakkında birçok ipucu bulabiliriz. Hadi bunları listeleyelim:
- Vatanseverliği: Metinde, Mustafa Kemal’in “ateşkesten hemen sonra hukuksuz bir şekilde yapılan işgallere karşı çıktığı” belirtiliyor. Bu, onun vatanını ne kadar çok sevdiğini ve toprağının işgal edilmesine asla göz yummayacağını gösterir.
- Kararlılığı ve Mücadeleciliği: İşgallere karşı sessiz kalmamış, hemen İstanbul Hükümeti’ni uyarmış ve kurtuluş için çareler aramaya başlamıştır. Bu onun pes etmeyen, mücadeleci ve kararlı bir lider olduğunu kanıtlar.
- İleri Görüşlülüğü: İstanbul Hükümeti’nin uzlaşmacı politikasının sonunun kötü olacağını ve işgallerin devam edeceğini öngörmüştür. Diğer komutanlarla birlikte Mondros’un bir “ölüm fermanı” olduğunun farkındaydı.
- Birleştiriciliği ve Teşkilatçılığı: Kurtuluş için tek bir çare olduğuna inanıyordu: “halkın millî birlik ve beraberliğinin sağlanması”. Bu, onun milleti bir araya getirme ve organize etme (teşkilatçılık) gücünü gösterir.
- Tam Bağımsızlığa Olan İnancı: Metinde, “İngiltere veya Amerikan mandasını istemek” gibi fikirlere karşı çıktığı belirtiliyor. Bu, onun başka bir devletin himayesi altına girmeyi asla kabul etmediğini ve tek hedefinin kayıtsız şartsız bağımsızlık olduğunu gösterir.
2. Soru (2. Kısım): Ülkenin kurtarılması konusunda Mustafa Kemal’in çözüm önerileri nelerdir? Açıklayınız.
Çözüm:
O dönemde ülkenin kurtuluşu için farklı fikirler vardı. Ancak Mustafa Kemal’in önerisi hepsinden farklı ve kararlıydı.
Adım 1: Diğer Çözüm Önerileri Neydi?
Metne göre bazıları kurtuluşu şunlarda arıyordu:
- İngiltere veya Amerikan mandasını (himayesini) istemek.
- Bölgesel kurtuluş yolları aramak (yani herkesin sadece kendi bölgesini kurtarmaya çalışması).
Mustafa Kemal bu önerileri doğru bulmuyordu. Çünkü manda ve himaye, bağımsızlıktan vazgeçmek demekti. Bölgesel kurtuluş ise ülkenin bütünlüğünü sağlayamazdı.
Adım 2: Mustafa Kemal’in Çözüm Önerisi Nedir?
Mustafa Kemal’in çözümü çok netti. Metnin son paragrafında bu açıkça belirtiliyor:
“O, işgallerden kurtuluşun halkın millî birlik ve beraberliğinin sağlanmasıyla elde edileceğine inanmaktaydı.”
Yani Mustafa Kemal’in çözüm önerisi şuydu:
Tüm millet bir araya gelecek, birlik ve beraberlik içinde hareket edecek ve işgal kuvvetlerine karşı topyekûn bir millî mücadele başlatılacaktı.
Metindeki Nutuk’tan alıntı da bu fikri destekliyor: “…Türk ata yurduna ve Türk’ün bağımsızlığına saldıranlar kimler olursa olsun onlara bütün ulusça silahlı olarak karşı çıkmak ve onlarla savaşmak gerekiyordu.”
Sonuç:
Kısacası, Mustafa Kemal’in çözümü; manda, himaye veya bölgesel direnişler değil, tam bağımsızlık hedefiyle, milletin egemenliğine dayalı, topyekûn bir Kurtuluş Savaşı başlatmaktı.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Bu konuları anlamak, tarihimizi ve bugünlere nasıl geldiğimizi kavramak için çok önemli. Aklınıza takılan bir şey olursa çekinmeden sorun lütfen