8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 91
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle kitabımızdaki bu güzel etkinlikleri birlikte çözeceğiz. İnkılap Tarihi dersimizin en önemli konularından olan Misakımillî, Mustafa Kemal’in liderliği ve ilk meclisimizin yapısı hakkında harika sorular var. Haydi, hep birlikte bu soruları adım adım inceleyelim ve cevaplayalım.
Ç. Aşağıda verilen Misakımillî kararlarının başlarındaki rakamları tablodaki ilgili boşluğa yazınız. (Bir rakamı birden fazla kullanabilirsiniz.)
Bu soruda bizden, verilen Misakımillî kararlarının hangi temel ilkeyle ilgili olduğunu bulup tabloya yazmamız isteniyor. Misakımillî, Kurtuluş Savaşımızın yol haritasıydı, unutmayın. Şimdi maddeleri ve ilkeleri eşleştirelim.
Adım 1: Maddeleri ve İlkeleri Anlayalım
Önce her bir maddenin ne anlama geldiğini ve hangi ilkeyi vurguladığını düşünelim.
- 1. Madde: Mondros imzalandığında işgal edilmemiş toprakların bir bütün olduğunu söylüyor. Bu, vatanın sınırlarını çizer. Yani Vatanın Bütünlüğü ve Millî Sınırlar ile ilgilidir.
- 2, 3 ve 4. Maddeler: Arap halklarının, Kars, Ardahan, Batum’un ve Batı Trakya’nın geleceğine orada yaşayan halkın karar vereceğini söylüyor. Halkın kendi geleceğine karar vermesine biz Millî İrade diyoruz. Bu maddeler Millî İradeye Saygı ilkesini gösterir.
- 5. Madde: Başkentimiz İstanbul’un ve Boğazların güvenliğinden bahsediyor. Bu doğrudan Başkentin Güvenliği ile ilgilidir.
- 6. Madde: Siyasi, adli ve mali sınırlamaların (yani kapitülasyonların) kaldırılmasını istiyor. Bu, her alanda özgür olmak demektir. Yani Ekonomik Bağımsızlık ve Tam Bağımsızlık demektir.
- 7. Madde: Azınlık haklarının, komşu ülkelerdeki Müslümanların haklarıyla eşit olacağını belirtiyor. Bu, devletlerarası bir denklik, yani “bize ne kadar, size o kadar” anlayışıdır. Bu da Milletlerarası Eşitlik İlkesi‘dir.
Adım 2: Tabloyu Dolduralım
Şimdi bulduğumuz bu bilgileri tabloya yerleştirelim.
Sonuç:
Tablonun doldurulmuş hâli aşağıdaki gibi olmalıdır:
| Vatanın bütünlüğü | Ekonomik bağımsızlık | Millî iradeye saygı | Milletlerarası eşitlik ilkesi | Başkentin güvenliği | Tam bağımsızlık | Millî sınırlar |
| 1 | 6 | 2, 3, 4 | 7 | 5 | 6 | 1 |
D. Mustafa Kemal askerlik görevinden istifasını Nutuk’ta şöyle ifade etmiştir: “Durumu, ordulara ve ulusa kendim bildirdim. O günden sonra resmî görev ve yetkiden ayrılmış olarak yalnız milletin sevgisine, şefkat ve cömertliğine güvenerek onun bitmez verim ve güç kaynağından esin ve kuvvet alarak vicdan görevimizi yapmaya devam ettik.” Mustafa Kemal’in sözlerinde geçen “vicdan görevimiz” dediği görev ne olabilir? Kısaca yazınız.
Bu soruyu cevaplamak için Mustafa Kemal’in o anki durumunu ve amacını düşünmemiz gerekiyor. Amasya Genelgesi’nden sonra İstanbul Hükûmeti onu geri çağırmış, o ise buna uymayarak çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa etmişti.
Adım 1: Metni Analiz Edelim
Mustafa Kemal ne diyor? “Resmî görev ve yetkiden ayrıldım.” Yani artık o bir paşa, bir komutan değil. Peki gücünü nereden alıyor? “Yalnız milletin sevgisine… güvenerek.” Güç kaynağı artık milletin kendisi. Yapacağı işe ne isim veriyor? “Vicdan görevimiz.”Adım 2: “Vicdan Görevi” Kavramını Yorumlayalım
Vicdan, insanın içindeki doğruyu ve yanlışı söyleyen sestir. Bir görevin “vicdani” olması, o görevin herhangi bir makam tarafından verilmediğini, kişinin kendi sorumluluk duygusuyla, inancıyla, vatan sevgisiyle üstlendiği bir görev olduğunu gösterir. Mustafa Kemal için o dönemdeki en büyük ve en doğru görev, işgal altındaki vatanı kurtarmaktı. Artık padişahın bir askeri değil, milletin bir ferdiydi ve bu görevi ona vicdanı yüklüyordu.
Sonuç:
Mustafa Kemal’in “vicdan görevimiz” dediği görev, resmî bir unvanı veya yetkisi olmaksızın, gücünü ve meşruiyetini doğrudan Türk milletinden alarak vatanı düşman işgalinden kurtarmak için başlatmış olduğu Millî Mücadele‘dir. Bu, onun vatanına ve milletine karşı hissettiği en kutsal ve kişisel sorumluluktur.
E. Aşağıda Büyük Millet Meclisindeki milletvekillerinin meslekleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu durumun ilk meclise sağlayacağı katkılar neler olabilir? Birkaç cümleyle açıklayınız.
Sevgili arkadaşlar, bu tablo bize ilk meclisimizin ne kadar renkli ve çeşitli bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Bu bir zenginliktir. Bakalım bu zenginlik meclise nasıl katkılar sağlamış olabilir.
Adım 1: Tablodaki Meslek Çeşitliliğini İnceleyelim
Tabloya baktığımızda askerden çiftçiye, doktordan din görevlisine, avukattan tüccara kadar toplumun hemen her kesiminden insanın mecliste temsil edildiğini görüyoruz. Bu, meclisin “halkın meclisi” olduğunun en güzel kanıtıdır.Adım 2: Her Mesleğin Olası Katkısını Düşünelim
Her meslek grubu, kendi bilgi ve tecrübesini meclis çalışmalarına yansıtmıştır.
- Askerler: Kurtuluş Savaşı’nın askerî stratejilerinin belirlenmesinde ve yönetilmesinde kilit rol oynamışlardır.
- Avukatlar ve Devlet Memurları: Yeni bir devletin temelleri atılırken anayasa ve diğer kanunların hazırlanmasında hukuki ve idari tecrübelerini kullanmışlardır.
- Doktorlar: Savaş döneminde hem cephede hem de cephe gerisinde sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi konusunda meclise yol göstermişlerdir.
- Çiftçiler, Tüccarlar: Ülkenin ekonomik durumu, tarım ve ticaretin sorunları hakkında doğrudan bilgi sahibi oldukları için bu konularda gerçekçi kararlar alınmasına yardımcı olmuşlardır.
- Din Görevlileri: Millî Mücadele’nin manevi cephesini güçlendirmiş, halkın birlik ve beraberlik içinde hareket etmesine büyük katkı sağlamışlardır.
Adım 3: Genel Bir Değerlendirme Yapalım
Bu çeşitlilik, meclisin aldığı kararların toplumun tüm ihtiyaç ve beklentilerini yansıtmasını sağlamıştır. Bu sayede Büyük Millet Meclisi, millî egemenliği tam anlamıyla temsil eden demokratik ve çoğulcu bir yapıya sahip olmuştur.
Sonuç:
Büyük Millet Meclisi’ndeki mesleki çeşitlilik, meclisin millî ve demokratik bir karaktere sahip olmasını sağlamıştır. Her meslek grubundan vekilin bulunması, toplumun farklı kesimlerinin sorunlarının ve görüşlerinin meclise taşınmasına olanak tanımıştır. Bu durum, özellikle Kurtuluş Savaşı gibi zorlu bir süreçte, askerî, hukuki, ekonomik ve sosyal alanlarda daha doğru ve kapsamlı kararlar alınmasını sağlamış ve meclisin gücünü artırmıştır.