8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 199
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün 6. Ünite’nin Ölçme ve Değerlendirme sorularını birlikte çözeceğiz. Bu sorular, Atatürk dönemi Türk dış politikasını ne kadar öğrendiğimizi görmek için harika bir fırsat. Hazırsanız, kağıt kalemleriniz yanınızdaysa, haydi başlayalım!
A. Aşağıdaki soruların cevaplarını kelime avı bulmacası içerisine gizlenmiştir. Cevapları örnekteki gibi bularak soruların yanında yer alan kutucuklara yazınız.
1. Türkiye ile İngiltere arasında sorun yaşanmasına neden olan yer
Çözüm: Bu sorunun cevabı zaten örnek olarak verilmiş. Lozan Antlaşması’nda çözülemeyen ve daha sonra Milletler Cemiyeti’ne giden, petrol zengini bu bölge yüzünden İngiltere ile aramızda gerginlik yaşanmıştı. Bu yer MUSUL‘dur.
Sonuç: MUSUL
—
2. Ülkeler arasında karşılıklı nüfus değişimi
Çözüm: Lozan Antlaşması’na göre Türkiye’deki Rumlar ile Yunanistan’daki Türklerin karşılıklı olarak yer değiştirmesi kararlaştırılmıştı. Bu olaya tarihte “nüfus değişimi” veya daha özel adıyla MÜBADELE diyoruz. Bu, iki ülke arasında büyük insani dramlara da yol açmış önemli bir olaydır.
Sonuç: MÜBADELE
—
3. Montrö Sözleşmesi’ne göre egemenlik hakkının Türkiye’ye verildiği su yolları
Çözüm: Lozan Antlaşması’nda uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılan İstanbul ve Çanakkale Boğazları, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tamamen Türkiye’nin kontrolüne geçmiştir. Bu önemli su yollarının genel adı BOĞAZLAR‘dır.
Sonuç: BOĞAZLAR
—
4. Fransa’yla Türkiye arasında Suriye sınırı konusunda gerginliğe yol açan ve Türkiye’nin lehine çözüme kavuşturulan sorun
Çözüm: Atatürk’ün “benim şahsi meselem” dediği bu konu, nüfusunun büyük çoğunluğu Türk olan Sancak bölgesinin anavatana katılmasıdır. Önce bağımsız bir devlet olmuş, sonra da meclis kararıyla Türkiye’ye katılmıştır. Bu değerli toprağımız HATAY‘dır.
Sonuç: HATAY
—
5. Nüfus mübadelesine göre yerleşik anlamına gelen kavram
Çözüm: Nüfus Mübadelesi yapılırken, İstanbul’da yaşayan Rumlar ile Batı Trakya’da yaşayan Türkler bu değişimin dışında tutulmuştu. Çünkü onlar oraya sonradan gelmemiş, çok uzun zamandır orada yaşayan, yani “yerleşik” halktı. Bu “yerleşik” durumunu ifade etmek için kullanılan Fransızca kökenli kelime ETABLİ‘dir.
Sonuç: ETABLİ
—
6. Bir konu hakkında halkın genel düşüncesi
Çözüm: Bir ülkenin yönetimi, özellikle demokratik ülkelerde, kararlar alırken halkın ne düşündüğünü önemser. Halkın genelinin ortak fikrine, düşüncesine KAMUOYU denir. Dış politikada da kamuoyu desteği çok önemlidir.
Sonuç: KAMUOYU
—
7. Dış politikanın yürütülme biçimiyle ilgili her türlü kanun ve kurallar
Çözüm: Devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerini barışçıl yollarla, görüşmelerle, antlaşmalarla yürütme sanatına ve bilimine DİPLOMASİ adı verilir. Elçiler, konsoloslar bu işi yapan kişilerdir.
Sonuç: DİPLOMASİ
—
8. Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında, 1937’de imzalanan dörtlü saldırmazlık paktı
Çözüm: Türkiye, doğu sınırlarını güvence altına almak için komşularıyla bir dostluk ve saldırmazlık antlaşması imzalamıştır. Bu pakta, imzalandığı yer olan İran’daki sarayın adından dolayı SADABAT Paktı denir. Bu, Türkiye’nin barışçı politikasının bir göstergesidir.
Sonuç: SADABAT
—
9. Bir devletin siyasi, ekonomik, askerî, sosyal, kültürel vb. her konuda tam serbestliğe sahip olması
Çözüm: Bir milletin kendi geleceği hakkında kendisinin karar vermesi, başka hiçbir devletin baskısı altında kalmadan özgürce yaşayabilmesi durumuna BAĞIMSIZLIK denir. Kurtuluş Savaşı’mızın temel amacı da tam bağımsızlığı sağlamaktı.
Sonuç: BAĞIMSIZLIK
—
10. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortamı ifade eden Türk dış politika ilkesi
Çözüm: Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözüyle özetlenen bu ilke, sorunları savaşla değil, anlaşarak çözmeyi hedefler. Diğer milletlerle dostluk içinde yaşamayı ve dünya barışına katkıda bulunmayı amaçlar. Bu ilkenin adı BARIŞÇILIK‘tır.
Sonuç: BARIŞÇILIK
B. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Atatürk’ün “Harp zaruri ve hayati olmalı… Öldüreceğiz diyene karşı ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lakin milletin hayatı tehlikeye maruz kalmayınca harp bir cinayettir…” sözü Türk dış politikasının temel ilkelerinden hangisiyle ilgilidir?
- A) Mütekabiliyet
- B) Barışçılık
- C) Gerçekçilik ve Akılcılık
- D) Millî Menfaatleri Esas Alma
Çözüm:
Haydi bu güzel sözü adım adım inceleyelim ve doğru cevabı bulalım.
Adım 1: Atatürk’ün sözünü anlamaya çalışalım. Diyor ki, savaş ancak zorunlu ve hayati ise yapılabilir. Yani keyfi olarak, macera aramak için veya başka bir ülkenin toprağını almak için savaşa girilmez. Savaş, son çare olmalıdır.
Adım 2: Sözün ikinci kısmına bakalım: “…milletin hayatı tehlikeye maruz kalmayınca harp bir cinayettir.” Bu çok güçlü bir ifade. Eğer vatanımız, milletimizin varlığı bir tehlike altında değilse, savaş başlatmak insan öldürmekle eşdeğerdir, yani bir cinayettir diyor. Bu, savaşa ne kadar karşı olduğunu ama vatan savunması için de savaştan kaçınılmayacağını gösteriyor.
Adım 3: Şimdi şıkları değerlendirelim.
- A) Mütekabiliyet: Bu “karşılıklılık” demektir. Yani bir devletin bize yaptığı muamelenin aynısıyla ona karşılık vermektir. Sözün konusu bu değil.
- B) Barışçılık: Bu ilke, barışı temel almak, sorunları barışçıl yollarla çözmeye çalışmak demektir. Ancak vatan tehlikedeyse savaşmayı da meşru görür. Atatürk’ün sözü, barışın ne kadar önemli olduğunu ama savunma savaşının da bir hak olduğunu vurguluyor. Bu, barışçılık ilkesiyle birebir örtüşüyor.
- C) Gerçekçilik ve Akılcılık: Hayallere kapılmadan, mantıklı ve gerçekçi hedefler belirlemektir. Sözde bu da var ama asıl vurgulanan tema bu değil.
- D) Millî Menfaatleri Esas Alma: Ülkenin çıkarlarını ön planda tutmaktır. Vatan savunması milli bir menfaattir ama sözün özü, savaşı bir “cinayet” olarak niteleyerek barışa yaptığı vurgudur.
Adım 4: Gördüğümüz gibi, Atatürk’ün bu sözü en çok savaştan kaçınmayı, barışı korumayı ama zorunlu olduğunda da vatanı savunmayı anlatan Barışçılık ilkesiyle ilgilidir.
Sonuç: Doğru cevap B) Barışçılık şıkkıdır.
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Unutmayın, tarihi anlamak, geçmişten ders çıkararak geleceğe daha sağlam adımlarla yürümektir. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!