8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 196
Merhaba gençler! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün birlikte kitabımızdaki bu iki önemli soruyu analiz edip çözeceğiz. Unutmayın, tarihi anlamak, bugünü anlamaktır. Haydi gelin, Atatürk Dönemi dış politikasının derinliklerine inelim!
***
Soru 1: Türkiye’nin Orta Doğu ülkeleriyle Sadabat Paktı’nı imzalaması hangi ihtiyacını karşılamaya yöneliktir? Açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu soruyu cevaplamak için 1930’lu yıllarda dünyanın nasıl bir yer olduğunu hatırlamamız gerekiyor. O dönemde, İkinci Dünya Savaşı’nın ayak sesleri duyulmaya başlamıştı ve bazı ülkeler oldukça saldırgan politikalar izliyordu.
“Yurtta sulh, cihanda sulh.” – Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk’ün bu meşhur sözü, aslında dış politikamızın temelini oluşturur. Türkiye, her zaman barıştan yana olmuş ama güvenliğini sağlamak için de gerekli tüm önlemleri almıştır. Sadabat Paktı da tam olarak böyle bir önlemdir.
Adım 1: Dünyadaki Tehlikeyi Anlamak
Metinde de gördüğünüz gibi, 1935’te İtalya, Habeşistan’ı (bugünkü Etiyopya) işgal etti. O dönem İtalya’nın lideri Mussolini, Akdeniz’i bir “İtalyan gölü” hâline getirmek istiyordu ve yayılmacı bir politika izliyordu. Bu durum, sadece Akdeniz’de değil, aynı zamanda Orta Doğu’da da bir tehdit oluşturuyordu. Yani, yanı başımızda büyük bir tehlike belirmişti.
Adım 2: Türkiye’nin Stratejisini Görmek
Türkiye, bu tehlikeye karşı tek başına kalmak istemedi. Akıllı bir stratejiyle komşularıyla iş birliği yapma yoluna gitti. Batı sınırlarımızı daha önce Balkan Antantı ile güvence altına almıştık. Şimdi sıra doğu sınırlarımıza gelmişti. Tehlike sadece batıdan değil, güneyden ve doğudan da gelebilirdi.
Adım 3: Çözüm: Sadabat Paktı
İşte bu yüzden Türkiye; İran, Irak ve Afganistan ile bir araya gelerek 8 Temmuz 1937‘de Sadabat Paktı’nı imzaladı. Bu paktın temel amacı şuydu:
- Üye ülkeler birbirlerinin sınırlarına saygı gösterecek.
- Birbirlerinin iç işlerine karışmayacak.
- Ortak sınırlarda güvenlik ve barışı sağlayacaklar.
- Birbirlerine karşı herhangi bir saldırıda bulunmayacaklar.
Sonuç:
Kısacası, Türkiye’nin Sadabat Paktı’nı imzalaması, İtalya gibi yayılmacı devletlerin Orta Doğu’da oluşturduğu tehdide karşı doğu sınırlarının güvenliğini sağlama ve bölgede bir barış ve iş birliği ortamı yaratma ihtiyacından kaynaklanmıştır. Bu, hem ülkemizin güvenliğini artıran hem de bölgesel barışa hizmet eden çok önemli bir diplomatik başarıdır.
***
Soru 2: Tabloda yer alan Türkiye’nin dış politikada yaşadığı bazı sorunları Atatürk’ün Türk dış politikası ilkelerinden hangileri doğrultusunda çözüme kavuşturulduğunu örnekteki gibi yazınız.
Çözüm:
Harika bir soru! Bu tablo, Atatürk’ün dış politikadaki sorunları hangi temel ilkelere dayanarak çözdüğünü anlamamızı sağlıyor. Haydi gelin, tabloyu birlikte dolduralım.
1. Yabancı Okullar Sorunu
Bu okullar, Osmanlı’dan kalmaydı ve kendi kurallarına göre eğitim veriyorlardı. Türkiye Cumhuriyeti ise eğitimde birlik istiyordu. Bu sorunu “bu bizim iç meselemizdir” diyerek, kimsenin karışmasına izin vermeden, tüm okulları Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlayarak çözdü.
- Tam Bağımsızlık: Türkiye, eğitim gibi önemli bir konuda kendi kanunlarını uygulayarak egemenlik haklarını korumuştur. Bu, bağımsızlıktan asla taviz verilmeyeceğinin en net göstergesidir.
- Millî Menfaatleri Esas Alma: Ülkede tek tip, millî bir eğitim sisteminin olması, devletin geleceği için en doğru olandı. Bu ilke ön planda tutuldu.
- Hukuka Uygunluk: Çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu gibi kanunlarla sorun yasal zeminde çözülmüştür.
2. Nüfus Mübadelesi (Örnekte verilmiş)
Barışçılık, Mütekabiliyet, Millî menfaatleri esas alma, Uluslararası eşitlik, Hukuka uygunluk
3. Dış Borçlar Sorunu
Osmanlı Devleti’nden kalan çok büyük bir borç yükü vardı. Türkiye, “bu borcu ödemiyoruz” demedi. Tam tersine, borcun Osmanlı’dan ayrılan diğer devletler arasında paylaştırılmasını sağladı ve kendi payına düşeni de yapılandırarak, barışçıl yollarla ödedi.
- Barışçılık: Sorun, alacaklı devletlerle (özellikle Fransa) savaşarak değil, masada oturup anlaşarak çözüldü.
- Uluslararası Hukuka Uygunluk: Borçların ödenmesi ve yapılandırılması uluslararası anlaşmalarla sağlandı.
- Millî Menfaatleri Esas Alma: Ödeme planı, genç Türkiye ekonomisini sarsmayacak şekilde uzun vadelere yayıldı.
- Uluslararası Eşitlik: Türkiye, diğer devletlerle eşit koşullarda masaya oturarak pazarlık yapmış ve kendi şartlarını kabul ettirmiştir.
4. Hatay Sorunu
Atatürk’ün “şahsi meselem” dediği Hatay, Misak-ı Millî sınırlarımız içindeydi ama Fransa mandasındaki Suriye’ye bırakılmıştı. Atatürk, bu sorunu çözmek için ömrünün son yıllarını harcadı ve asla savaşı düşünmedi.
- Barışçılık: Bu ilkenin en güzel örneğidir. Atatürk, orduyu kullanmak yerine diplomasi ve hukuk yolunu seçmiştir. Sorun, Milletler Cemiyeti’ne taşınmıştır.
- Millî Menfaatleri Esas Alma: Hatay’ın anavatana katılması, en büyük millî hedeflerden biriydi.
- Hukuka Uygunluk: Hatay’ın önce bağımsız bir devlet olması, ardından kendi meclisinin kararıyla Türkiye’ye katılması, tamamen uluslararası hukuka uygun şekilde gerçekleşmiştir.
- Akılcılık ve Gerçekçilik: Türkiye, II. Dünya Savaşı tehlikesinin belirdiği ve Fransa’nın desteğe ihtiyaç duyduğu bir zamanda konuyu gündeme getirerek doğru zamanı beklemiştir.
Umarım bu açıklamalar konuları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, her sorunun cevabı aslında metinlerin ve olayların içinde gizlidir. Sadece doğru yere bakmayı bilmek gerekir! Başarılar dilerim!