8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 178
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz.
Bana gönderdiğiniz ders kitabı sayfasını dikkatlice inceledim. Bu sayfada, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yaşanan çok üzücü bir olay olan Mustafa Kemal’e yönelik İzmir Suikast Girişimi anlatılıyor. Sayfanın altındaki sarı kutucukta ise bizden o günleri hayal edip duygularımızı ifade etmemizi isteyen bir düşünce sorusu var. Şimdi gelin bu soruyu birlikte analiz edelim ve nasıl cevaplayabileceğimizi adım adım görelim.
Soru: Suikast girişiminden sonra Mustafa Kemal’e mektup yazsaydınız duygularınızı nasıl ifade ederdiniz?
Bu soru, bir bilgi sorusu değil, bir empati ve yorum sorusudur. Yani sizden, 1926 yılında yaşayan, Kurtuluş Savaşı’nı görmüş, Cumhuriyet’in kurulmasına tanıklık etmiş ve lideri Atatürk’ü canından çok seven bir Türk genci veya vatandaşı gibi düşünmenizi istiyor. Amacımız, o kişinin hissedeceği duyguları hayal edip bir mektuba dökmek.
Haydi, bu mektubu nasıl yazabileceğimizi adım adım planlayalım:
Adım 1: Duygularımızı Belirleyelim
Kendimizi o günlerde yaşayan birinin yerine koyalım. Ülkenin kurtarıcısı ve Cumhurbaşkanı’na bir suikast düzenlendiğini duyduğumuzda ne hissederdik?
- Büyük Bir Üzüntü ve Şok: Bu haberi duyduğumuzda ilk hissedeceğimiz şey derin bir üzüntü ve şaşkınlık olurdu. Ülkemizi kurtaran lidere nasıl böyle bir şey yapılabilirdi?
- Derin Bir Rahatlama ve Şükür: Suikastın başarısız olduğunu ve Atatürk’ün hayatta olduğunu öğrendiğimizde içimiz rahatlar, “Çok şükür!” derdik. Bu, mektubumuzun en önemli duygularından biri olmalı.
- Öfke ve Kınama: Bu hain planı yapanlara karşı büyük bir öfke duyardık. Onların sadece Atatürk’e değil, tüm Türk milletine ve yeni kurulan Cumhuriyet’e düşman olduklarını düşünürdük.
- Atatürk’e ve Cumhuriyete Bağlılık: Bu olayın ardından Atatürk’e ve onun kurduğu Cumhuriyet’e olan inancımız ve bağlılığımız daha da artardı. “Paşam, biz hep yanınızdayız!” mesajını vermek isterdik.
Adım 2: Mektubumuzu Kurgulayalım
Şimdi bu duyguları bir mektup formatında nasıl ifade edebileceğimize bakalım. İşte size örnek bir taslak:
Sevgili Paşam, Aziz Atatürk’üm,
Size bu mektubu, İzmir’de size karşı düzenlenen o alçakça girişimi duyduğumda hissettiğim derin üzüntü ve sonrasında gelen büyük sevinçle yazıyorum.
Bu menfur haberi ilk duyduğumda kanım dondu. Vatanımızı kurtaran, bizlere özgür bir gelecek armağan eden size nasıl böyle bir kötülük düşünebilirler? Bu düşünce bile yüreğimi dağladı. Ancak bu hain planın bozulduğunu ve sizin sağlığınızın yerinde olduğunu öğrendiğimde, dünyalar benim oldu. Allah’a binlerce kez şükrettim.
Bu olayı gerçekleştirmek isteyenler, sadece size değil; sizin şahsınızda bağımsızlığımıza, Cumhuriyetimize ve geleceğimize kastetmişlerdir. Biliniz ki, biz Türk gençliği ve Türk milleti olarak her zaman sizin ve devrimlerinizin arkasındayız. Bu tür olaylar, bizi yıldırmak yerine birbirimize ve size olan bağımızı daha da güçlendirir.
Sizi ve eserinizi korumak, bizim en kutsal görevimizdir.
Allah sizi başımızdan eksik etmesin.
En derin saygı ve bağlılıklarımla,
Bir Türk Genci
Sonuç:
Gördüğünüz gibi çocuklar, bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Önemli olan, metinde verilen bilgileri kullanarak o dönemin atmosferini anlamak ve bir vatandaşın hissedeceği geçmiş olsun dileği, üzüntü, öfke ve lidere olan bağlılık gibi duyguları samimi bir dille ifade etmektir. Yukarıdaki mektup sadece bir örnektir. Sizler de kendi cümlelerinizle, kendi duygularınızı katarak çok daha güzel mektuplar yazabilirsiniz.