8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 68
Merhaba sevgili öğrencim, İnkılap Tarihi dersimize hoş geldin!
Bana gönderdiğin görseldeki soruları bir öğretmen gözüyle inceledim. Şimdi gel, bu soruları birlikte, adım adım ve kolayca anlayacağın bir dille çözelim. Bu konular, Milli Mücadele’mizin başlangıcını anlamak için çok önemli. Hazırsan, başlayalım!
Mustafa Kemal’in 9. Ordu Müfettişliği kapsamındaki aşağıda verilen görevlerini okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
- Bölgede iç güvenliğin sağlanması ve güvenliği bozan olayların ortaya çıkış sebeplerinin araştırılması.
- Bölgedeki silah ve cephanenin toplatılarak muhafaza altına alınması.
- Bölgede yer aldığı iddia edilen Türk direniş kuvvetlerinin dağıtılması.
1. Mustafa Kemal’e verilen bu görevlerden hangileri Türk milletinin bağımsızlık için verdiği mücadeleyi engellemeye yöneliktir? Yazınız.
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplamak için İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri’nin o dönemdeki amacını düşünmeliyiz. Onlar, Türk milletinin işgallere karşı direniş göstermesini istemiyorlardı. Bu gözle görevlere tekrar bakalım:
Adım 1: “Bölgedeki silah ve cephanenin toplatılarak muhafaza altına alınması.” maddesini düşünelim. Bir millet, vatanını savunmak için neye ihtiyaç duyar? Tabii ki silaha ve cephaneye. Eğer halkın elindeki silahlar toplanırsa, kendini nasıl savunabilir? Savunamaz, değil mi? İşte bu görev, Türk milletinin direniş gücünü kırmaya yönelikti.
Adım 2: Şimdi de “Bölgede yer aldığı iddia edilen Türk direniş kuvvetlerinin dağıtılması.” maddesine bakalım. Bu madde daha da açık! Zaten “direniş kuvvetleri” diyor. Yani işgallere karşı koyan, vatanını savunan küçük gruplar… Bu grupların dağıtılması demek, Milli Mücadele’nin daha başlamadan bitirilmesi demekti. Bu görev de doğrudan bağımsızlık mücadelemizi engelleme amacı taşıyordu.
Sonuç:
Mustafa Kemal’e verilen görevlerden ikinci ve üçüncü maddeler, yani bölgedeki silah ve cephanenin toplatılması ile Türk direniş kuvvetlerinin dağıtılması, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini açıkça engellemeye yönelikti.
2. Mustafa Kemal verilen bu görevler karşısında nasıl bir yol izlemiş olabilir? Yazınız.
Bu soru, Mustafa Kemal’in ne kadar dahi bir lider olduğunu anlamamız için harika bir fırsat! Ona verilen görevler, Milli Mücadele’yi bitirmek içindi. Peki sence o ne yaptı?
Adım 1: Mustafa Kemal, bu görevleri bir fırsat olarak gördü. İstanbul’da, düşman gemilerinin gölgesinde bir şey yapması çok zordu. 9. Ordu Müfettişliği görevi, ona resmi bir yetkiyle Anadolu’ya geçme imkânı verdi. Yani bu görevi, Milli Mücadele’yi başlatmak için bir “bilet” gibi kullandı.
Adım 2: Anadolu’ya geçtiğinde ise kendisine verilen görevlerin tam tersini yaptı.
- Silahları toplamak yerine, halkın elindeki silahların toplanmasını engelledi ve bu silahları düzenli bir şekilde depolayarak gelecekteki ordu için hazırlık yaptı.
- Direniş kuvvetlerini dağıtmak yerine, dağınık haldeki bu vatansever grupları (Kuvayımilliye) bir araya getirmeye, onları organize etmeye ve tek bir amaç uğrunda birleştirmeye çalıştı.
Sonuç:
Mustafa Kemal, kendisine verilen görevleri Milli Mücadele’yi başlatmak için bir kılıf olarak kullanmıştır. Görev tanımının tam tersi hareket ederek, milleti işgallere karşı örgütlemiş, genelgeler yayımlamış, kongreler düzenlemiş ve bağımsızlık ateşini yakmıştır. Kısacası, resmi görevini, asıl ve kutsal görevi olan vatanı kurtarmak için bir araç yapmıştır.
Mustafa Kemal “Ya istiklal ya ölüm!” parolasını hangi amaca yönelik söylemiştir?
Bu slogan, Milli Mücadele’nin ruhunu özetleyen en güçlü sözlerden biridir. Gel, ne anlama geldiğini ve amacını konuşalım.
Adım 1: “İstiklal” kelimesi tam bağımsızlık demektir. Yani, kendi vatanında, kendi bayrağın altında, başka hiçbir devletin emri ve baskısı olmadan özgürce yaşamak… “Ölüm” ise bu özgürlükten vazgeçmektense ölmeyi tercih etmek demektir.
Adım 2: Mustafa Kemal bu parolayla aslında şunu söylüyordu: “Bizim için iki seçenek var. Ya vatanımızı tamamen kurtarıp bağımsız bir devlet olarak yaşayacağız ya da bu uğurda hepimiz öleceğiz. Esaret altında, başka bir devletin kuklası olarak yaşamayı asla kabul etmiyoruz!”
Sonuç:
Mustafa Kemal, “Ya istiklal ya ölüm!” parolasını, Türk milletinin bağımsızlıktan asla taviz vermeyeceğini, esareti kesinlikle kabul etmeyeceğini ve vatanın kurtuluşu için her türlü fedakârlığı yapmaya hazır olduğunu hem Türk milletine hem de bütün dünyaya ilan etmek amacıyla söylemiştir. Bu parola, mücadelenin kararlılığını ve nihai hedefini ortaya koyan bir yemindir.
Umarım açıklamalarım konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, tarih sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda o günkü zorlukları ve o zorluklara karşı gösterilen azmi anlamaktır. Başarılar dilerim!