8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 170
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben sizin İnkılap Tarihi öğretmeninizim. Gönderdiğiniz bu güzel testteki soruları gelin hep birlikte, adım adım analiz edelim ve çözelim. Bu sorular, Atatürk Dönemi’ndeki önemli gelişmeleri ne kadar anladığımızı ölçmek için harika bir fırsat! Hazırsanız, başlayalım.
Soru 1: 1930 yılında kabul edilen Hıfzıssıhha Kanunu’na göre kolera, veba, tifo, çiçek, zehirlenme, difteri gibi durumların devlete bildirilmesi gerekmektedir. Kanunda geçen diğer konular ise saha çalışmalarıyla gözlem yapmak, hastalık taşıyanlara sağlık hizmeti vermek, aşı ve serumları denetlemek, sağlık alanında halka ve çalışanlara yönelik toplantı, organizasyon ve eğitimleri düzenlemektir.
Metne göre
I. Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek
II. Toplum sağlığını korumak
III. Sağlık hizmetini devlet kontrolüne almak
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Çözüm: Haydi bu soruyu birlikte inceleyelim. Bu tür “metne göre” sorularında, cevabı metnin dışına çıkmadan, sadece verilen bilgilerle bulmamız gerektiğini unutmayın.
Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım. Metin, Hıfzıssıhha Kanunu’nun içeriğini anlatıyor. Bulaşıcı hastalıkların devlete bildirilmesi, aşıların denetlenmesi, halka eğitimler verilmesi gibi maddeler var.
Adım 2: Şimdi öncülleri (I, II, III) tek tek metinle karşılaştıralım.
- I. Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek: Metinde kolera, veba gibi hastalıkların bildirilmesi gerektiği söyleniyor. Bir hastalığı bildirirsek, onun yayılmasını engellemek için önlem alabiliriz. Bu yüzden bu yargıya ulaşabiliriz.
- II. Toplum sağlığını korumak: Kanunun tüm amacı zaten bu! Hastalıkları önlemek, aşıları denetlemek, sağlık hizmeti vermek… Bunların hepsi toplumun sağlığını korumaya yöneliktir. Bu yargıya da ulaşabiliriz.
- III. Sağlık hizmetini devlet kontrolüne almak: Hastalıkların devlete bildirilmesi, aşı ve serumların devlet tarafından denetlenmesi, eğitimlerin devlet tarafından düzenlenmesi gibi ifadeler, sağlık hizmetlerinin devletin kontrolü altına alındığını gösteriyor. Bu yargıya da ulaşabiliriz.
Adım 3: Gördüğümüz gibi, metinden I, II ve III numaralı yargıların hepsine ulaşabiliyoruz. Bu durumda şıklar arasında hepsini içeren seçeneği bulmalıyız.
Sonuç olarak doğru cevap D) I, II ve III şıkkıdır.
Soru 2: Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Uygarlık yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, iktisadi hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak için yegâne gelişme ve ilerleme yolu budur.” sözü aşağıdaki ilkelerden hangisiyle ilgilidir?
Çözüm: Bu soruda Atatürk’ün bir sözü verilmiş ve bu sözün hangi ilkeyle ilişkili olduğu soruluyor. Bu tür sorularda anahtar kelimeleri yakalamak çok önemlidir.
Adım 1: Atatürk’ün sözündeki anahtar kelimeleri bulalım. Bakın ne diyor: “yenileşme”, “gelişme”, “ilerleme”. Bu kelimeler size neyi çağrıştırıyor?
Adım 2: Atatürk ilkelerini hatırlayalım. Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılapçılık.
- İnkılapçılık ilkesi, sürekli olarak çağın gereklerine göre kendini yenilemeyi, modernleşmeyi, eskiyen kurumların yerine yenilerini getirmeyi ve daima ileriye gitmeyi hedefler.
Adım 3: Atatürk’ün sözündeki “yenileşme”, “gelişme” ve “ilerleme” kavramları, doğrudan İnkılapçılık ilkesinin temelini oluşturur.
Bu nedenle doğru cevap D) İnkılapçılık şıkkıdır.
Soru 3: Mustafa Kemal Atatürk Dönemi’nde Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Konservatuvarı, Musiki Muallim Mektebi ve Resim ve Heykel Müzesi açılmıştır.
Atatürk’ün desteğiyle açılan bu kurumlarla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Çözüm: Bu soruda dikkat etmemiz gereken en önemli kelime “ulaşılamaz”. Yani verilen bilgilerden çıkaramayacağımız yargıyı bulacağız.
Adım 1: Açılan kurumlara bakalım: Sanat eğitimi veren okullar (Akademi, Konservatuvar, Musiki Muallim Mektebi) ve sanat eserlerinin sergilendiği bir yer (Müze).
Adım 2: Şimdi şıkları tek tek inceleyelim.
- A) Sanata destek verilmiştir. Bu kadar çok sanat kurumu açılması, sanata destek verildiğinin en net kanıtıdır. Buna ulaşırız.
- B) Sanatın çeşitli dallarında eserler verilmiştir. Paragrafta kurumların açıldığı söyleniyor ama bu kurumlarda eserler üretildiğine dair bir bilgi yok. Belki de üretilmiştir ama bu paragraftan bu sonucu çıkaramayız. Bu şık bir kenarda dursun.
- C) Sanat eserlerinin sergilenmesi için kurum açılmıştır. Evet, “Resim ve Heykel Müzesi” tam olarak bu amaçla açılmıştır. Buna da ulaşırız.
- D) Sanat alanında eğitim veren bazı kurumlar açılmıştır. Evet, Akademi, Konservatuvar ve Musiki Muallim Mektebi sanat eğitimi veren kurumlardır. Buna da ulaşırız.
Adım 3: Gördüğünüz gibi A, C ve D şıklarındaki bilgilere paragraftan doğrudan ulaşabiliyoruz. Ancak B şıkkı, bir sonuç veya varsayımdır; paragrafta bize verilen bir bilgi değildir.
Dolayısıyla ulaşılamayacak olan yargı B) Sanatın çeşitli dallarında eserler verilmiştir. şıkkıdır.
Soru 4: Mustafa Kemal’in 1925 yılında söylediği “Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilâtı ve hükümettir ki, onun ismi …………………….” sözünde boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi getirilmelidir?
Çözüm: Yine bir söz ve yine anahtar kelimeler! Bu soruyu çözmek için cümlenin anlamını iyi kavramalıyız.
Adım 1: Cümledeki kilit ifadeyi bulalım: “milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet”. Bu ne demek? Yani yönetme gücünün, egemenliğin millete ait olduğu bir yönetim şekli.
Adım 2: Yönetim şekillerini hatırlayalım.
- Meşrutiyet: Padişahın yanında bir de meclisin olduğu yönetim.
- Monarşi: Yönetimin tek bir kişide (kral, padişah) olduğu sistem.
- Saltanat: Yönetimin babadan oğula geçtiği monarşi türü.
- Cumhuriyet: Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, halkın kendi kendini yönettiği sistem.
Adım 3: Atatürk’ün tanımı, “halkın kendi kendini yönetmesi” anlamına gelen Cumhuriyet ile birebir örtüşüyor.
Bu yüzden boşluğa gelmesi gereken ifade B) cumhuriyettir.
Soru 5: Lozan Barış Antlaşması’yla kapitülasyonlar kaldırılmış, ekonomik bağımsızlık büyük ölçüde sağlanmış fakat Türk karasularında yük ve yolcu taşıma hakkı yabancıların elinde kalmaya devam etmişti.
Aşağıdaki kanunlardan hangisiyle Türk limanlarında gemi işletme ve deniz taşımacılığı hakkı Türk vatandaşlarına verilmiştir?
Çözüm: Bu bir bilgi sorusu. Paragraf bize bir ipucu veriyor: Lozan’da çözülemeyen bir ekonomik sorun var, o da denizlerimizdeki taşımacılık hakkının yabancılarda olması. Bu sorunu çözen kanunu bulmamız isteniyor.
Adım 1: Sorunun kökünde ne istendiğini anlayalım: Türk denizlerinde, limanları arasında gemi işletme hakkının Türklere verilmesi. Bu hakka biz “kabotaj hakkı” diyoruz.
Adım 2: Bu hakkı bize veren kanun da adını buradan alır: Kabotaj Kanunu. 1 Temmuz 1926’da çıkarılan bu kanunla Türk karasularında ticaret yapma hakkı tamamen Türk vatandaşlarına verilmiştir. Bu, ekonomik bağımsızlığımızı tamamlayan çok önemli bir adımdır.
Bu bilgiye dayanarak doğru cevabın A) Kabotaj Kanunu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Soru 6: Atatürk, “Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.” sözüyle aşağıdakilerden hangisinin önemini vurgulamaktadır?
Çözüm: Yine bir Atatürk sözü ve yine anahtar kelimeleri bulma zamanı!
Adım 1: Sözdeki anahtar ifadeye odaklanalım: “sımsıkı birbirine bağlı olmak”. Bir ulusun bireylerinin birbirine sımsıkı bağlı olması ne anlama gelir?
Adım 2: Bu ifade, ulusun içindeki insanların ortak bir amaç uğruna bir araya gelmesi, dayanışma içinde olması, yani birlik ve beraberlik içinde olması demektir.
Adım 3: Şıklara baktığımızda bu anlamı en iyi karşılayan ifadenin “Millî birlik ve beraberlik” olduğunu görüyoruz. Atatürk bu sözüyle, bir milleti ayakta tutan en önemli gücün kendi içindeki birlik ve beraberlik olduğunu vurgulamıştır.
Doğru cevap C) Millî birlik ve beraberliğin şıkkıdır.
Soru 7: Atatürk, “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” sözüyle millî tarih bilincini vurgulamıştır.
Aşağıdakilerden hangisi bu doğrultuda açılan kurumlardan biridir?
Çözüm: Bu soru, Atatürk’ün bir düşüncesini hayata geçirmek için hangi kurumu kurduğunu soruyor.
Adım 1: Atatürk’ün sözünü analiz edelim. “Ecdadını tanıdıkça…” yani “atalarını, geçmişini, tarihini öğrendikçe…” diyor. Bu söz, doğrudan doğruya tarih ile ilgilidir.
Adım 2: Atatürk, Türk tarihinin doğru bir şekilde araştırılması, öğrenilmesi ve öğretilmesi için özel bir kurum kurulmasını istemiştir.
Adım 3: Şıklara baktığımızda, bu amaçla kurulmuş olan kurumun Türk Tarih Kurumu olduğunu hemen anlarız. Türk Dil Kurumu dilimizle, Hilal-i Ahmer (Kızılay) yardımlaşmayla, Hıfzıssıhha Enstitüsü ise sağlıkla ilgilidir.
Bu nedenle doğru cevap A) Türk Tarih Kurumu‘dur.
Soru 8: Cumhuriyet Dönemi’nde ekonomik alandaki gelişmelerden hangisi diğerlerinden farklı özelliktedir?
Çözüm: Bu bir gruplama ve farklı olanı bulma sorusu. Şıklardaki ekonomik gelişmeleri ilgili oldukları alanlara göre sınıflandırmamız gerekiyor.
Adım 1: Şıkları tek tek inceleyelim ve hangi ekonomik sektörle ilgili olduklarını bulalım.
- A) Aşar vergisinin kaldırılması: Aşar, çiftçiden alınan bir vergiydi. Kaldırılması doğrudan tarım sektörünü destekleyen bir adımdır.
- B) Türkiye Zirai Donatım Kurumunun açılması: “Zirai” kelimesi tarımsal demektir. Bu kurum çiftçiye alet ve ekipman sağlamak için kurulmuştur. Yani tarım ile ilgilidir.
- C) Tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulması: Adı üstünde, çiftçiye kredi sağlamak için kurulmuş kooperatiflerdir. Bu da tarım ile ilgilidir.
- D) Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun çıkarılması: “Sanayi” kelimesi fabrika, üretim demektir. Bu kanun, özel girişimcileri fabrika kurmaya teşvik etmek için çıkarılmıştır. Yani sanayi ile ilgilidir.
Adım 2: Sınıflandırmamıza bakalım. A, B ve C şıkları tarım sektörüyle ilgiliyken, D şıkkı sanayi sektörüyle ilgilidir.
Dolayısıyla diğerlerinden farklı olan gelişme D) Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun çıkarılması‘dır.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Gördüğünüz gibi soruları dikkatlice okuyup anahtar kelimeleri bulduğumuzda ve temel bilgilerimizi kullandığımızda çözümler ne kadar da kolaylaşıyor. Çalışmaya devam edin, hepinize başarılar dilerim!