8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 195
Harika bir soru! Gelin, hep birlikte bu metni ve soruyu bir öğretmen-öğrenci gibi inceleyelim ve çözelim. Unutmayın, tarih dersi geçmişi anlamak ve bugünü yorumlamak için bir anahtardır.
Soru: Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki tam egemenlik hakkını elde etmesindeki rolü nedir? Açıklayınız.
Sevgili öğrencilerim, bu soruyu cevaplamak için önce “tam egemenlik” ne demek onu ve Montrö’den önce durumumuz neydi onu hatırlamamız gerekiyor. Hadi adım adım gidelim.
Adım 1: Montrö’den Önceki Durum: Lozan Barış Antlaşması
Biliyorsunuz, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Lozan Barış Antlaşması‘nı imzaladık. Bu antlaşma büyük bir zaferdi ama Boğazlar konusunda bazı eksiklikler vardı. Misakımillî’ye tam olarak uymuyordu. Peki neydi bu eksiklikler?
- Boğazların yönetimi, başkanının Türk olduğu ama içinde başka ülkelerin de temsilcilerinin bulunduğu uluslararası bir komisyona bırakılmıştı. Yani kendi toprağımız olan Boğazlar hakkında tek başımıza karar veremiyorduk. Bu, egemenliğimizi kısıtlayan bir durumdu.
- Daha da önemlisi, Boğazların her iki yakası da askerden arındırılmıştı. Yani biz oraya askerimizi, topumuzu, tüfeğimizi koyamıyorduk. Bu da başkentimiz İstanbul’un güvenliğini büyük bir tehlikeye atıyordu.
Kısacası, Lozan’da Boğazlar bizim toprağımızdı ama yönetimi ve güvenliği tam olarak bizim kontrolümüzde değildi. İşte “tam egemenlik” burada yoktu.
Adım 2: Değişen Dünya Dengeleri ve Türkiye’nin Akıllı Hamlesi
1930’lu yıllara gelindiğinde dünyada işler karışmaya başladı. İtalya ve Almanya gibi ülkeler saldırgan bir politika izliyordu, II. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri duyuluyordu. Atatürk, bu tehlikeli ortamı bir fırsata çevirmeyi başardı. “Dünya bir savaşa doğru giderken Boğazların ve İstanbul’un savunmasız bırakılması kabul edilemez. Lozan’daki şartlar artık geçerli değil.” diyerek konuyu uluslararası gündeme taşıdı. Bu, barışçıl ve diplomatik bir hamleydi.
Adım 3: Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Gelen “Tam Egemenlik”
Türkiye’nin bu haklı isteği kabul gördü ve İsviçre’nin Montrö şehrinde bir konferans toplandı. Bu konferans sonunda 20 Temmuz 1936‘da Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Peki bu sözleşme bize ne kazandırdı?
- Boğazlar Komisyonu kaldırıldı! Bu en önemli maddedir. Artık Boğazların yönetimi tamamen ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne geçti. Yabancıların söz hakkı kalmadı.
- Türkiye, Boğazlar’da asker bulundurma hakkını geri kazandı. Artık Boğazların güvenliği tamamen bizim ordumuzun kontrolündeydi. Bu da İstanbul’u ve ülkemizi güvence altına aldı.
- Türkiye’ye savaş tehlikesi durumunda Boğazları kapatma yetkisi verildi. Bu madde, Türkiye’ye çok büyük bir stratejik güç kazandırdı.
Sonuç ve Açıklama
İşte şimdi sorunun cevabını net bir şekilde verebiliriz. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin rolü şudur:
Montrö, Lozan Antlaşması ile Boğazlar üzerinde kurulan uluslararası komisyonu kaldırarak ve Boğazları askerileştirme hakkını Türkiye’ye geri vererek, Boğazlar üzerindeki tüm kontrolü ve yetkiyi Türkiye’ye devretmiştir. Bu sayede Türkiye, kendi toprakları olan Boğazlar üzerinde tam egemenlik hakkını kazanmıştır. Bu, Atatürk döneminin en büyük diplomatik zaferlerinden biridir ve Misakımillî hedeflerine ulaşma yolunda atılmış çok önemli bir adımdır.