8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 210
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Ben sizin 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeninizim. Bugün kitabımızdaki çok önemli bir konu olan II. Dünya Savaşı ile ilgili soruları birlikte analiz edip çözeceğiz. Bu sorular, konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olacak ve tarihteki olaylar arasında nasıl bağlantı kurmanız gerektiğini gösterecek. Hazırsanız, hadi başlayalım!
Soru 1: I. Dünya Savaşı’nın sonuçlarının II. Dünya Savaşı’nın çıkmasındaki etkileri nelerdir? Tartışınız.
Çözüm:
Harika bir soru! Bu, tarihteki neden-sonuç ilişkisini anlamamız için çok önemli. Unutmayın, tarihteki hiçbir olay bir anda ortaya çıkmaz, her zaman bir öncesi vardır. Gelin adım adım inceleyelim.
Adım 1: Ağır Antlaşmaların Etkisi
I. Dünya Savaşı’ndan sonra, savaşı kaybeden devletlerle çok ağır şartlar içeren antlaşmalar imzalandı. Özellikle Almanya ile imzalanan Versay Antlaşması çok ağırdı. Bu antlaşma, Almanya’ya büyük ekonomik yükler getirdi, ordusunu neredeyse yok denecek kadar sınırlandırdı ve önemli topraklarını elinden aldı. Bu durum Alman halkında büyük bir hayal kırıklığı, öfke ve intikam duygusu yarattı.
Adım 2: Yeni Rejimlerin (Yönetim Biçimlerinin) Ortaya Çıkışı
I. Dünya Savaşı’nın yarattığı ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık, bazı ülkelerde baskıcı ve saldırgan yönetimlerin güçlenmesine zemin hazırladı. Metnimizde de okuduğumuz gibi, Almanya’da Adolf Hitler liderliğindeki Naziler ve İtalya’da Benito Mussolini liderliğindeki Faşistler iktidara geldi. Bu liderler, Versay gibi antlaşmaları tanımadıklarını ve ülkelerini yeniden “büyük” yapacaklarını vaat ederek halktan büyük destek gördüler.
Adım 3: Yayılmacı Politikalar
Bu yeni liderler, ülkelerinin sorunlarını çözmek için saldırgan ve yayılmacı (emperyalist) bir politika izlemeye başladılar. Almanya “hayat sahası” (Lebensraum) adıyla yeni topraklar ele geçirmeyi, İtalya Akdeniz çevresinde egemenlik kurmayı ve Japonya da Asya’da genişlemeyi hedefliyordu. Bu hedefler, kaçınılmaz olarak yeni bir dünya savaşının habercisiydi.
Adım 4: Milletler Cemiyeti’nin Yetersiz Kalması
I. Dünya Savaşı’ndan sonra güya barışı korumak için kurulan Milletler Cemiyeti, maalesef bu saldırgan devletleri durduracak bir güce ve etkiye sahip değildi. Yaptırımları etkisiz kaldı ve bu durum, saldırgan devletleri daha da cesaretlendirdi. Metinde de bu durum “Milletler Cemiyeti sorumluluklarını yerine getirememiş” şeklinde ifade ediliyor.
Sonuç:
Kısacası, I. Dünya Savaşı’nın sonunda yapılan adaletsiz antlaşmalar, bu antlaşmaların yarattığı ekonomik ve siyasi sorunlar ve bu sorunlardan faydalanan saldırgan liderlerin ortaya çıkması, II. Dünya Savaşı’nın en temel nedenlerini oluşturmuştur. Yani bir savaş, aslında bir sonraki savaşın tohumlarını ekmiştir diyebiliriz.
Soru 2: II. Dünya Savaşı ağırlıklı olarak dünyanın hangi bölgelerinde yaşanmıştır?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı aslında metnimizin içinde çok net bir şekilde veriliyor! II. Dünya Savaşı, gerçekten de adının hakkını vererek dünyanın çok geniş bir alanına yayılmıştır. Gelin bu bölgelere bakalım.
Adım 1: Avrupa Cephesi
Savaş, Almanya’nın Polonya’yı işgaliyle 1 Eylül 1939’da Avrupa’da başladı. Kıtanın neredeyse tamamı savaş alanı haline geldi. Batıda Fransa’nın işgali, İngiltere’ye yönelik hava saldırıları; doğuda ise Almanya’nın Sovyetler Birliği’ne saldırması bu cephenin en önemli olaylarındandır.
Adım 2: Pasifik (Uzak Doğu) Cephesi
Savaşın diğer büyük cephesi ise Pasifik Okyanusu ve Uzak Doğu’ydu. Burada Japonya, yayılmacı bir politika izliyordu. Japonya’nın ABD’nin Pearl Harbor deniz üssüne saldırmasıyla savaş bu bölgede de iyice büyüdü. ABD ve Japonya arasındaki deniz ve hava savaşları bu cepheye damgasını vurdu.
Adım 3: Kuzey Afrika Cephesi
Metnimizde de belirtildiği gibi, savaşın önemli mücadelelerinden bazıları da Kuzey Afrika’da yaşandı. Özellikle İtalya ve Almanya (Mihver Devletleri) ile İngiltere ve müttefiklerinin (Müttefik Devletler) bölgedeki sömürgeler ve Süveyş Kanalı gibi stratejik noktalar için mücadelesi burada yoğunlaştı.
Sonuç:
Yani, II. Dünya Savaşı ağırlıklı olarak Avrupa, Pasifik (Uzak Doğu) ve Kuzey Afrika olmak üzere üç ana bölgede yaşanmıştır.