8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 194
Merhaba sevgili gençler! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz ders kitabı sayfasındaki soruları sizin için adım adım, tane tane açıklayacağım. Haydi gelin, bu konuyu birlikte daha iyi anlayalım!
Soru: Türkiye’nin dış politikadaki hangi tutumu Milletler Cemiyetine davet edilmesinde etkili olmuştur? Belirtiniz.
Harika bir soru! Bu soruyu cevaplamak için metni dikkatlice okumalı ve Atatürk’ün dış politika ilkelerini hatırlamalıyız. Gelin adım adım inceleyelim.
Biliyorsunuz, I. Dünya Savaşı’ndan sonra dünya barışını korumak için Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kurulmuştu. Bu, bugünkü Birleşmiş Milletler’in ilk hâli gibi düşünebilirsiniz. Türkiye, başlarda bu örgüte biraz mesafeliydi çünkü Musul meselesinde İngiltere’nin yanında yer aldığını düşünüyordu. Ancak 1930’lara gelindiğinde, dünyada yeniden savaş rüzgârları esmeye başlayınca Türkiye, dünya barışına katkıda bulunmak için bu cemiyete katılmanın önemli olduğunu gördü.
Peki, Türkiye neden kendi başvurmak yerine davet edilmeyi bekledi ve bu daveti almasını sağlayan neydi? İşte cevabı:
Adım 1: Barışçı Dış Politika
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu andan itibaren Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh!” ilkesini benimsedi. Yani, hem kendi ülkemizde hem de dünyada barışın egemen olmasını istiyorduk. Komşularımızla ve diğer dünya devletleriyle sorunlarımızı savaşla değil, diplomasi ve antlaşmalarla çözmeye çalıştık. Bu barışçıl ve yapıcı tavrımız, diğer ülkelerin dikkatini çekti ve bize karşı güven duymalarını sağladı.
Adım 2: Uluslararası İş Birliğine Katkı
Metinde de belirtildiği gibi, Türkiye 1928’de silahsızlanma çalışmalarına katıldı. Bu, bizim dünya barışı için sadece konuşmadığımızı, aynı zamanda somut adımlar attığımızı da gösteren önemli bir gelişmeydi. Dünya barışını korumak için yapılan uluslararası toplantılara katılarak aktif bir rol oynadık. Bu durum, Türkiye’nin sorumlu bir devlet olduğunu kanıtladı.
Adım 3: Tutarlı ve Gerçekçi Olmak
Türkiye, dış politikasında hayalperest maceralara atılmadı. Her zaman tutarlı, akılcı ve gerçekçi politikalar izledi. Bu durum, diğer devletlerin Türkiye’yi güvenilir bir ortak olarak görmesini sağladı. Metinde geçen “tutarlı ve gerçekçi dış politikasıyla dikkat çeken Türkiye” ifadesi tam olarak bunu anlatıyor.
Sonuç:
İşte tüm bu nedenlerden dolayı, yani Türkiye’nin;
- Barışçı,
- Uluslararası iş birliğine önem veren,
- Tutarlı ve güvenilir
bir dış politika izlemesi, Milletler Cemiyeti tarafından saygı görmesini sağlamıştır. Atatürk, Türkiye’nin bu saygın konumunu pekiştirmek için cemiyete bir başvuru ile değil, özel bir davet ile girmeyi tercih etmiştir. Nitekim İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerin teklifiyle Türkiye, 18 Temmuz 1932’de Milletler Cemiyetine davet edilmiş ve üyeliği kabul edilmiştir. Bu olay, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alandaki saygınlığının en güzel kanıtlarından biridir.
Umarım açıklamam faydalı olmuştur. Derslerinizde başarılar dilerim!