8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben sizin 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeninizim. Gönderdiğiniz görseldeki soruyu şimdi hep birlikte, adım adım ve anlayacağımız bir dille çözeceğiz. Hazırsanız, başlayalım!
Soru: Osmanlı Devleti’nin çok uluslu yapısının fikir akımlarının oluşmasına etkisini açıklayınız.
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için önce bazı temel kavramları hatırlamamız gerekiyor. “Çok uluslu yapı” ne demek ve “fikir akımları” neden ortaya çıktı? Gelin, adım adım ilerleyelim.
Adım 1: Osmanlı Devleti’nin “Çok Uluslu Yapısı” Ne Anlama Geliyor?
Sevgili gençler, Osmanlı Devleti’ni kocaman bir apartman gibi düşünebilirsiniz. Bu apartmanda Türkler, Sırplar, Bulgarlar, Rumlar, Araplar, Ermeniler gibi birbirinden farklı dilleri konuşan, farklı dinlere inanan ve farklı kültürlere sahip bir sürü aile yaşıyordu. İşte bu duruma biz “çok uluslu” ya da “imparatorluk” yapısı diyoruz. Yüzyıllar boyunca bu farklı milletler, Osmanlı çatısı altında bir arada barış içinde yaşamışlardı.
Adım 2: Her Şeyi Değiştiren Gelişme: Fransız İhtilali ve Milliyetçilik
1789 yılında Fransa’da bir ihtilal oldu ve bu ihtilal tüm dünyaya “milliyetçilik” adında yeni bir fikir yaydı. Bu fikir kısaca şunu söylüyordu: “Her millet kendi bağımsız devletini kurmalıdır.” Bu fikir, bizim o kocaman apartmanımızdaki (yani Osmanlı Devleti’ndeki) farklı aileleri (yani milletleri) etkilemeye başladı. Sırplar, “Biz neden kendi devletimizi kurmuyoruz?” demeye başladı. Ardından Rumlar, Bulgarlar ve diğer milletler de aynı şekilde düşünerek isyan etmeye başladılar.
Adım 3: “Apartman Yıkılmasın!” Diyen Aydınlar ve Fikir Akımlarının Doğuşu
İşte tam bu noktada, Osmanlı aydınları ve devlet adamları bir tehlike gördüler. “Eyvah!” dediler, “Bu gidişle bizim apartman (devlet) dağılacak, herkes kendi yoluna gidecek. Bu dağılmayı nasıl önleyebiliriz?”
Bu sorunun cevabını bulmak için farklı çözümler, yani fikir akımları ürettiler. Bu fikir akımlarının temel amacı, devleti parçalanmaktan ve yıkılmaktan kurtarmaktı. Yani, Osmanlı’nın çok uluslu yapısı, milliyetçilik akımıyla birleşince büyük bir tehdit oluşturdu ve bu tehdide karşı bir çözüm olarak fikir akımları doğdu.
Adım 4: Fikir Akımlarına Örnekler
Peki neydi bu fikirler? Metinde de adı geçen bazılarına bakalım:
- Osmanlıcılık: Bu fikri savunanlar dediler ki, “Kim olursan ol, hangi dinden, hangi milletten olursan ol, hepimiz Osmanlı vatandaşıyız ve eşitiz. Gelin, ‘Osmanlı’ kimliği altında birleşelim.” Amaç, herkesi eşit görerek ayrılıkçı isyanları durdurmaktı.
- İslamcılık: Bu fikir ise, “Bütün Müslümanlar halifenin etrafında birleşirse devlet kurtulur.” diyordu. Çünkü Osmanlı padişahı aynı zamanda Müslümanların halifesiydi.
- Türkçülük: Bu fikir akımı da, “Devletin asıl kurucusu ve sahibi Türklerdir, o halde bütün Türkler birleşerek devleti ayakta tutmalıdır.” görüşünü savunuyordu.
- Batıcılık: Bazı aydınlar ise kurtuluşun tek yolunun Batı’daki (Avrupa’daki) bilim, teknoloji ve yönetim şeklini tamamen örnek almak olduğunu söylediler.
Sonuç:
Kısacası, Osmanlı Devleti’nin içinde çok farklı milleti barındırması (çok uluslu yapısı), Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik akımı yüzünden devletin parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. Bu parçalanmayı önlemek isteyen Osmanlı aydınları, devleti bir arada tutabilmek için Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık gibi çeşitli kurtuluş çareleri, yani fikir akımları ortaya atmışlardır. Dolayısıyla, fikir akımlarının ortaya çıkmasının temel nedeni, Osmanlı’nın çok uluslu yapısını koruma çabasıdır.