8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 208
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle kitabımızdaki önemli bir soruyu birlikte analiz edip çözeceğiz. Bu konu, iki dünya savaşı arasındaki dönemi anlamamız için çok önemli. Haydi, soruyu ve metni dikkatlice inceleyerek başlayalım!
Soru: I. Dünya Savaşı sonunda gerçekleştirilen barışlar neden kalıcı olmamıştır? Açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili gençler, I. Dünya Savaşı’nı bitiren antlaşmalar, adında “barış” kelimesi geçse de aslında yeni bir savaşın tohumlarını ekmiştir. Peki neden bu barış kalıcı olamadı? Gelin bunu adımlar halinde, metnimizden de faydalanarak inceleyelim.
Adım 1: Yenilen Devletlere Dayatılan Çok Ağır Şartlar
Savaşı kazanan devletler (İtilaf Devletleri), kaybeden devletlere, özellikle de Almanya’ya çok ağır şartlar içeren antlaşmalar imzalattılar. Bunların en bilineni Versay Antlaşması‘dır. Bu antlaşma ile Almanya;
- Çok büyük miktarda savaş tazminatı ödemeye mahkûm edildi.
- Topraklarının önemli bir kısmını kaybetti.
- Askeri olarak çok ciddi şekilde sınırlandırıldı (ordusu küçültüldü, silah üretimi yasaklandı vb.).
Bu durum, Alman halkında büyük bir öfke, aşağılanmışlık ve intikam duygusu yarattı. Barış, adalet üzerine kurulmadığı için en başından itibaren zayıf kalmıştı.
Adım 2: Ekonomik Krizler ve Yeni İdeolojilerin Ortaya Çıkışı
Savaşın getirdiği yıkım ve ağır tazminatlar, Avrupa’da büyük bir ekonomik bunalıma yol açtı. İnsanlar fakirleşti ve mutsuzdu. İşte bu umutsuz ortamda, insanlara kurtuluş vaat eden baskıcı ve saldırgan ideolojiler güç kazandı. Metinde de bahsedildiği gibi;
- İtalya’da Faşizm (Benito Mussolini liderliğinde)
- Almanya’da Nazizm (Adolf Hitler liderliğinde)
gibi rejimler ortaya çıktı. Bu rejimler, kaybettiklerini geri almak ve yeni topraklar ele geçirmek için saldırgan bir politika izlemeyi hedefliyordu. Bu da barış ortamını tamamen ortadan kaldırdı.
Adım 3: Milletler Cemiyeti’nin Yetersiz Kalması
Savaştan sonra, bir daha böyle büyük savaşlar yaşanmasın diye Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kuruldu. Amacı, ülkeler arasındaki sorunları barışçıl yollarla çözmekti. Ancak bu kurumun bazı önemli eksikleri vardı:
- Anlaşmazlıkları durduracak bir askerî gücü yoktu.
- Kararları genellikle büyük devletlerin çıkarları doğrultusunda alınıyordu.
- Saldırgan devletlere (Japonya, İtalya, Almanya gibi) karşı etkili yaptırımlar uygulayamadı.
Kısacası Milletler Cemiyeti, dünyadaki barışı koruma görevinde başarısız oldu.
Adım 4: Devletlerin Gruplaşması
Savaş sonrası oluşan durumdan bazı devletler memnundu (İngiltere, Fransa gibi), bazıları ise hiç memnun değildi (Almanya, İtalya, Japonya gibi). Bu durum, dünyayı yeniden “memnun olanlar” ve “memnun olmayanlar” (bunlara Revizyonist yani durumu değiştirmek isteyen devletler de denir) şeklinde iki kampa ayırdı. Bu gruplaşma, yeni bir çatışma ortamına zemin hazırladı.
Sonuç olarak;
I. Dünya Savaşı sonrası yapılan barış, adil olmadığı, yenilen devletleri cezalandırmaya odaklandığı, ekonomik sorunlara çözüm bulamadığı ve barışı koruyacak etkili bir mekanizma kuramadığı için kalıcı olamamıştır. Aksine, bu “sözde barış” ortamı, yaklaşık 20 yıl sonra çok daha yıkıcı olan II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olmuştur.