8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 46
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün sizlerle kitabımızdaki bu önemli sayfayı inceleyeceğiz ve aklımıza takılan soruları birlikte çözeceğiz. Unutmayın, tarih sadece geçmişi değil, bugünü anlamamızı da sağlayan bir rehberdir.
Hadi gelin, bu soruları adım adım, hep birlikte anlayarak cevaplayalım!
Soru 1: Ruslar Doğu Anadolu’dan çekilirken Ermenileri neden silahlandırmışlardır?
Bu sorunun cevabını metnin içinde bulabiliriz aslında. Gelin birlikte metni dikkatlice inceleyerek cevaba ulaşalım.
Adım 1: Rusya’nın Savaştan Çekilme Sürecini Hatırlayalım
Metinde de okuduğumuz gibi, 1917 yılında Rusya’da Bolşevik İhtilali adında büyük bir iç karışıklık çıktı. Bu yüzden Rusya, I. Dünya Savaşı’ndan çekilmek zorunda kaldı ve 3 Mart 1918’de Brest-Litovsk Antlaşması‘nı imzaladı. Bu antlaşmayla işgal ettiği Doğu Anadolu topraklarından çekileceğini kabul etti.
Adım 2: Rusların Bölgedeki Amacını Anlayalım
Rusya, savaştan çekiliyor olsa da Osmanlı Devleti’nin tekrar güçlenmesini ve bölgede tam bir huzur ortamı sağlamasını istemiyordu. Düşmanının zayıf kalması her zaman kendi işine gelirdi. Metinde şu ifadeye dikkat edelim:
“Fakat Ruslar bölgeden çekilirken ağır silahlarını ve malzemelerini bölgede iş birliği yaptıkları Ermenilere bıraktılar.”
Adım 3: Sonucu Değerlendirelim
İşte sorumuzun kilit cevabı burada! Ruslar, bölgeden ayrılsalar bile geride kendileri adına savaşacak, bölgede karışıklık çıkarmaya devam edecek bir güç bırakmak istediler. Ermenileri silahlandırarak;
- Osmanlı Devleti’ni iç sorunlarla uğraştırmaya devam etmeyi,
- Bölgede bir otorite boşluğu ve kaos ortamı oluşturmayı,
- Doğu Anadolu’da ileride kendi destekleriyle bir Ermeni devleti kurulması için bir zemin hazırlamayı amaçladılar.
Yani kısacası, “Ben gidiyorum ama arkamda gözüm kalmasın, bu bölge bir daha rahat yüzü görmesin.” mantığıyla hareket ettiler.
Sonuç:
Ruslar, Doğu Anadolu’dan çekilirken, bölgedeki karışıklığın devam etmesini sağlamak ve Osmanlı Devleti’ni zayıf düşürmek amacıyla, savaş sırasında kendileriyle iş birliği yapan Ermeni komitelerini silahlandırmışlardır.
Soru 2: Görsel 2.7’de yer alan 1 Haziran 1915 tarihli Sevk ve İskân Kanunu’nun günümüz Türkçesi ile yazılmış metnini araştırarak sınıfınızda arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu soru bizden bir araştırma yapmamızı istiyor. O dönemde Osmanlıca yazılmış olan bu kanunun ne anlama geldiğini ve neden çıkarıldığını anlamamız çok önemli. Gelin, bu kanunu birlikte inceleyelim.
Adım 1: Kanunun Çıkarılma Nedenini Anlayalım
Metinde de belirtildiği gibi, I. Dünya Savaşı sırasında, özellikle Kafkas Cephesi’nde bazı Ermeni komiteleri (Hınçak ve Taşnak gibi) düşmanla yani Ruslarla iş birliği yapıyordu. Orduya arkadan saldırıyor, ikmal yollarını kesiyor ve bölgedeki sivil halka zarar veriyorlardı. Bu durum, savaşan Osmanlı ordusu için çok büyük bir tehlike oluşturuyordu. Devlet, cephe gerisini güvence altına almak zorundaydı.
Adım 2: Sevk ve İskân Kanunu Nedir? (Günümüz Türkçesiyle)
Orijinal metin oldukça eski bir dilde yazılmış. Araştırmalarımız sonucunda bu kanunun günümüz Türkçesiyle ana hatlarını şöyle özetleyebiliriz:
Bu kanun, “Tehcir Kanunu” olarak da bilinir. “Sevk”, bir yerden başka bir yere göndermek; “İskân” ise yerleştirmek demektir.
Kanunun temel maddeleri şunları söyler:
- Madde 1: Savaş zamanında, ordu komutanlarına, hükümetin emirlerine karşı gelen, ülkenin savunmasını zorlaştıran ve halkın güvenliğini bozan kişileri tek tek veya toplu olarak ülkenin başka bölgelerine sevk etme ve yerleştirme yetkisi verilir.
- Madde 2: Bu yetkiyi kullanan komutanlar, casusluk veya vatana ihanet ettiğini düşündükleri kişileri hemen askeri mahkemelere sevk edebilir.
- Madde 3: Bu kanun, yayımlandığı tarihten itibaren geçerlidir.
Adım 3: Kanunun Amacını ve Uygulanışını Değerlendirelim
Unutmayalım çocuklar, bu kanun sadece Ermenilere yönelik çıkarılmış bir kanun değildir. Metinde “Ermeni” kelimesi geçmez. Kanun, savaş bölgesinde devlete isyan eden ve düşmanla iş birliği yapan tüm unsurları kapsıyordu. Ancak o dönemde bu eylemleri en yoğun şekilde yapanlar Ermeni komiteleri olduğu için uygulama en çok onlara yönelik olmuştur.
Sonuç:
Sevk ve İskân Kanunu, I. Dünya Savaşı sırasında cephe gerisinin güvenliğini sağlamak, orduyu arkadan vuran isyanları ve casusluk faaliyetlerini engellemek amacıyla, sorun çıkaran nüfusun, yine Osmanlı toprağı olan daha güvenli bölgelere (Suriye ve Irak’ın kuzeyi gibi) geçici olarak göç ettirilmesini öngören bir kanundur. Amaç, savaş bittikten sonra bu insanların evlerine geri dönmesini sağlamaktı.
Umarım bu açıklamalarla konuları daha iyi anlamışsınızdır. Aklınıza takılan başka bir şey olursa çekinmeden sorun lütfen!